Türbanda ara formül

Ağzı olan konuşuyor. Bir toplumun dini değerlerle ilgili bilgiye ihtiyacı vardır. Devletin bir görevi de bu eğitimi vermektir.
Tutturmuşlar kamusal alan. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde böyle bir kavram yok. Eşsiz yapılan davetlere maalesef alıştık. Dolmabahçe Sarayı kamusal alan değil.
Yahu kardeşim ben senin yaşadığın gibi yaşamaya mecbur değilim. Ben sana ne kadar saygı duyuyorsam, sen de bana o kadar saygı duy. Toplumsal mutabakat çok önemli.
Türbanlıları devlette okutturmuyorsun.
Özel sektörün üniversiteleri, vakıfların üniversiteleri var, buralara gitsin. Ama burada da kaskatı bir tavır var. Devlette görev verme, ama hiç olmazsa özel sektörde çalışsınlar.

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerdeki türban yasağıyla ilgili yeni bir öneri gündeme getirdi: "Devlette olmuyor, ama hiç olmazsa özel sektör üniversitelerinde, vakıf üniversitelerinde serbest bırakalım. Tamam, devlette görev verme, ama hiç olmazsa üniversitesini bitirmiş kızlarımız özel sektörde çalışsın."
Başbakan Erdoğan önceki gece Kanal D'de yayımlanan 'Teke Tek' adlı programda Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı. Erdoğan, özetle şu mesajları verdi:
Meslek liseleri sahiplenilmedi: Meslek lisesi ifadesi bizden çıktığı zaman, hemen bunu 'imam-hatip' yapıyorlar. Söylediğim, bedel ödemek, ödememek değil, ben bu bedeli öğrencilere, halkıma ödettirmem. Vatandaşımın bu işe önce kendisinin sahiplenmesi lazım. Bu konunun sadece imam-hatip meselesi olmadığını göstermek için gayret sarfediyorum. Beklediğim desteği göremeyince, zamana bırakılmasının daha faydalı olacağına inanıyorum.
Bilmeden konuşuyorlar: İlgisi alakası olan olmayan, din, diyanet bilmeyen konuşuyor. Bir toplumun dini değerlerle ilgili ihtiyacı var. Devletin en önemli görevlerinden biri de halkına dini eğitim-öğretim vermek. Siz bunu vermezseniz o zaman bu işi illegal yapanlar devreye girer.
Cami semtine uğramazlar: Bizde ülkenin ileri gelenleri caminin semtine uğramaz. Endişe niye? Yahu kardeşim ben senin yaşadığın gibi yaşamaya mecbur değilim. Ben sana ne kadar saygı duyuyorsam, sen de bana o kadar saygı duy.
Cumhuriyet'in kendine has değerlerine de sahip çıkmak suretiyle, ülkemizin o arzuladığımız muasır medeniyetler seviyesine çıkmasına mecburuz, başka yol yok.
Türban özelde olsun: Türkiye'de devlet, özel sektör veya vakıf okulları var. Devlet okullarında YÖK olarak bunu sürdürüyorsun. Mesela tutturmuşlar kamusal alan. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde böyle bir kavram yok. Devlette okutturmuyorsun, özel sektörün üniversiteleri var, buralara gitsin. Ama maalesef burada da kaskatı bir tavır. Bu nasıl aşılır? Toplumsal mutabakat dediğim konu bu... Netice almayacağım şeyi zorlayamam, toplum geriliyor. Devlette olmuyor, ama hiç olmazsa özel sektör üniversitelerinde, vakıf üniversitelerinde serbest bırakalım. Devlette görev verme, ama hiç olmazsa üniversitesini bitirmiş kızlarımız özel sektörde çalışsın.
Eşsiz davete alıştık: Bu işlere maalesef artık alıştık. Dolmabahçe Sarayı kamusal alan değil. Kamusal alanın sınırının açılımının tam yapılması gerek. Kaldı ki bu bir devlet başkanları ve başbakanların katıldığı davet. Burada sabretmemizin gerekli olduğuna inandım. Sağ olsun eşim de bu noktada o olgunluğu gösterdi.
Artık bunları aşmamız lazım. Bu durum halkı da üzüyor. Çünkü halk seçmiş buraya getirmiş. Ben başı açık olanı da örtülü olanı da korumakla mükellefim. Dere yatağında akar, yatağını değiştirmeye kalkmayın. Hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız. Başı örtülüsüyle açığıyla. Birbirimize şüpheyle bakmanın anlamı yok, güvenle bakmalıyız.
İsrail'inki devlet terörü: Filistin'de bir tarafta taş atan çocuklar, diğer tarafta helikopterle bombalayan İsrail. Çocuklara terörist dersek, helikopterle bombalayanlara ne diyeceğiz. Bu, devlet terörüdür.
Erken seçim: Böyle bir düşünceyi gündemime sokmak, demokratik inancım açısından çok çirkin. Geçmişte, kendini güçlü hissedenler kendilerine göre kanun düzenlemesi yaparak baskın seçime gidenler yok oldu. Olağanüstü bir şey olmadıktan sonra, baskın seçim falan düşünmüyoruz.
Ürdün ziyareti: Bu gayriresmi bir ziyaretti. Bu tür ziyaretleri bilmeyen, uluslararası diplomasiyi bilmiyordur. Devlet imkanları kişisel kullanılmamıştır. Kaldı ki tahsis edilen uçak ve araçlar kişisel değil, makama tahsis edilmiştir.