Türkiye'de Sol Nerede?...(5)

'CHP'nin sağı da var' Dört dörtlük muhalefet yapıyoruz. CHP, tutucu sağ ve sol kanatları olan gerçek özgürlüklerin partisi.
Cevdet Selvi
İdeolojik yenilik şart Sosyal demokrasi ideolojik olarak kendisini yenilemeli. Bu olmadan muhalefet boşluğunu doldurmak hayal.
Ercan Karakaş
Haber: Ertuğrul MAVİOĞLU / Arşivi

  • İSMET DEMİRDÖĞEN

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi, partisinin uyum paketleri karşısındaki engelleyici tutumu ve devletçi muhalefet eleştirilerine karşı "Özgürlük adına Türkiye'yi tehlikeli yola götürme girişimlerine müsaade etmek ne solculuk, ne entellik, ne de çağdaşlıktır" diyor.
  • AKP güçlenirken, muhalefet neden güç kaybediyor?
    AKP'nin güçlendiği tezine katılmıyorum. Bu durum geçicidir. Solun gerilemesinin ise ciddi olarak değerlendirilmesi ve araştırılması gerekir. Çünkü geçmişte iki bloklu dünyada Türkiye'de sola hiçbir şekilde hayat hakkı tanınmadı. Solu ısrarla yok etmeye çalıştılar ve güdük bıraktılar.
    CHP'nin yeterli ve etkili muhalefet yapmadığı kanısı yaygın.
    Parlamentoda dört dörtlük, gece-gündüz, geçmişin istismar edilen kavgalarından kaçınarak muhalefet yapıyoruz. Ama karşımızda üçte iki sayısal çoğunluk var. Halkın büyük umutlarla oy verip iktidara getirdiği yeni hükümetle kavgalı ve gürültülü muhalefeti uygun görmedik. Bölgemizde çıkan olayların da etkisiyle halkı sokağa davet etmemeye özen gösterdik.
  • CHP'nin sivil toplum örgütleriyle ilişkisi yeterli mi?
    Sivil toplum örgütleriyle en yakın partiyiz. Ancak bugün Türkiye'de sivil toplum örgütlerinin içi boşaltılmıştır. İktidar tarikat örgütlenmelerini özendirirmeyi sürdürürken sivil toplum örgütlerini baskı altında tutuyor. Sendikalarımız da zaten yeni yasalarla köşeye sıkıştırılmış durumda.
    CHP'nin muhalefeti devlet korumacılığı, laiklik ve türban üçgeninde tuttuğu eleştirisi var.
    Ciddi bir engel oluşturduğunu sanmıyorum. CHP türban ve laiklikle uğraşıyorsa bir nedeni vardır. Yıllardan beri rejimden rahatsız olanlar sinsice çalışıyordu. Şimdi laikliği kendi düşünceleri doğultusunda yorumlamak gerektiğini söyledikleri zaman herkesin dikkatini çekiyor. Bunlara hassasiyet göstermemiz diğer alanlarda yeterli muhalefet yapmadığımızı söylemek için gerekçe yapılmamalı. Ekonomide, tarımda en ciddi eleştirileri yapıyoruz. Yöntem ve yol gösteriyoruz. Ama bu yaptıklarımızın kamuoyuna yeteri kadar yansıdığı söylenemez.
    Devleti yıpratmak istiyorlar
  • Halkın gündemiyle CHP'nin gündemi ve öncelikleri örtüşüyor mu?
    Özel bir korumacılık söz konusu değil. Devleti yıpratmak, yok etmek ve kendi çıkarları doğrultusunda yapılandırmak istiyorlar. Devlet asli görevine dönsün derken, askerlik çağına gelen gençleri toplaması, kamu düzeni için polisi güçlendirmesi, yakaladığından vergi alması, cezaevleri açıp yargılama yapması isteniyor. Bunlar devlet olmak için şarttır. Ama öte yandan eğitim ve sağlığı özelleştirip sosyal devleti yok ediyorlar. Ülkenin geleceği, bizim inat ve inançla sorunumuz olmaya devam edecek.
    Özgürlükler demokrasinin gelişmesi için isteniyor olsa bundan en fazla biz mutlu olur, yıllardır yaptığımız öncülüğümüzü sürdürebiliriz. Ama iktidarın özgürlükleri kendi görüş ve düşünceleri doğrultusunda kullanmayı amaçlayan bir yaklaşımı var. Özgürlük adına Türkiye'yi tehlikeli yola götürme girişimlerine müsaade etmek ne solculuk, ne entellik, ne de çağdaşlıktır. Türkiye'nin ayakta duramayan bir ülke olmasına kesinlikle izin vermeyiz.
    Ancak Deniz Baykal, uyum paketleri için 'Bu son olsun' diyerek set çekti. CHP, daha önce karşı olduğu YÖK'e ve DGM'lere şimdi sahip çıkıyor.
    Bizim kaygılarımız çok ciddi. Bizim YÖK'e karşı olduğumuz ve değişmesini istediğimiz biliniyor. Ama bunlar kendilerine göre bir yapı getirmek istiyorlar. Ayrıca DGM'leri kaldırmak için bizim desteğimize de ihtiyaçları yok. Üçte iki çoğunlukları var ve istedikleri düzenlemeleri geçirebilirler. Gizli amaçlarını tümüyle gizlemek için ve toplumsal tepkiden çekindikleri, için tek başlarına yapmaya cesaret edemedikleri için CHP'yi yanlarına çekmek istiyorlar. Bunlara güvenmiyoruz, halk kaygılı.
  • Solda birliktelik nasıl sağlanacak?
    Gerekli, ancak hep seçim dönemlerinde herkesin aklına geliyor. İhtiyaç ise seçimden bağımsız olarak ele alınmalı. Sol genel başkan olmak ihtiyacından bölündü. Bugün solun çeşitli renkleri var. Sosyalist ve sosyal demokrat partiler var. Herkes kendisini net biçimde tarif etmelidir. CHP sosyal demokrat bir kitle partisidir. Ama bir sosyalist parti değildir. Sosyalist olduğunu iddia etmek, sosyalistlere ve sosyalizme haksızlık olur. Sosyal demokratların ilkelerini ortaya koyarak birliklerini sağlamaları gerekir.
    Sosyalist bir parti değiliz
    CHP sosyal demokrat bir parti olarak kendisini sola kapatmış durumda. DSP modelini uyguluyor ve savunuyor.
    CHP sosyalist bir parti değildir. Biz sosyal demokrat bir kitle partisiyiz, ama sosyalist partilerin de olması gerektiğine inanıyoruz.
  • CHP geçmişte sol kanatların çıkışıyla tanınıyordu. Şimdi parti için muhalefete neden olanak sağlamıyor?
    O bir federasyon olur. Partilerin temel hedefleri vardır. Bu hedefleri benimsemiş insanlar arasında sağ ve sol kanatlar olabilir. Türkiye'deki ve dünyadaki her partide kanatlar vardır. Daha solda ve daha tutucu sağda olan gruplar vardır. CHP'de şu anda bu vardır ve mevcuttur.
    Ayrıca CHP'den daha solda olan partilerin bize destek olma zorunluluğu vardır, gelişebilmeleri ve kendilerini daha özgürce ifade edebilmeleri için. Çünkü CHP gerçek özgürlüklerden yana bir partidir.
  • CHP'de parti içi demokrasi ve özgürlük olduğunu söyleyebilir misiniz?
    Kesinlikle var. Diğer partilerle kıyasladığınızda görürsünüz, diğer partilerle mukayese edilmeyecek boyutta... Ama daha fazlası için Siyasi Partiler Yasası değişmeli.

    Yeni bir parti gerek
    Sosyal demokrasinin ideolojik olarak kendini yenilemesi ve örgütlenmesi gerekiyor. Bu gerçekleşmeden muhalefet boşluğunun doldurulması hayal.
    SODEV Yönetim Kurulu Başkanı olan Ercan Karakaş, sosyal demokraside köklü bir ideolojik yenilenmeden, hatta yeni bir sol parti kurulmasından yana. Muhalefet boşluğunun CHP tarafından doldurulamayacağını belirten Karakaş'a göre, gölge kabine oluşturulmadan ciddi bir muhalefet yapmak imkânsız.
  • Sosyal demokrasi eriyor. Siz yıllardan beri bir arayış içindesiniz. Aradığınızı bulabildiniz mi?
    CHP'nin parlamentodaki varlığı geniş yığınları tatmin etmiyor. Hem demokratikleşme sürecinin daha sağlıklı gitmesi hem de Türkiye'nin sosyal, siyasal, ekonomik sorunlarının çözümlenebilmesi için güçlü, halktan destek alan sol bir partiye ihtiyaç var. Mevcut partiler bu boşluğu dolduramıyor. CHP, bir süre benim de içinde yer aldığım YTP ve SHP gibi partiler halka umut veren bir gelişme gösteremiyor. O yüzden sosyal demokrat kesimde ciddi bir özeleştiri süreci başlayacağı yönünde bir beklenti var. Böyle bir sorgulama sürecinin kendiliğinden başlamasına ihtimal vermiyorum. Toplumda ancak tabandan gelen iradenin zorlaması sonucunda bu süreç başlayabilir. Ama lider sultasının hâkim olduğu partilerde tabandaki yenilenme talepleri yukarı kadar ulaşamıyor.
  • Sorunun kaynağı ideolojik yoksullukta mı?
    Bir partinin kendisine sosyal demokratım demesi onun sosyal demokrat olduğunu göstermez. Evrensel ölçütler var. Öncelikle partinin ideolojik yaklaşımı nedir, ona bakmak lazım. Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra dünyada neoliberalizm yükseldi. Dendi ki, 'Sol bitmiştir, hatta sosyal demokrasi 20. yüzyılda çok başarılı işler yapmış olsa da artık işlevini tamamlamıştır. O halde ideolojiyi bir kenara bırakalım. Neoliberalizme göre artık siyaset, kim daha becerikli, kim daha güncel işleri iyi yönetebilir seviyesine indirgendi. Türkiye'de kendisine sosyal demokrat diyenler arasında da bu görüşün ciddi etkileri vardır. Ama bir başka görüş, 'Hayır ideolojiler bitmemiştir. Solun, sosyal demokrasinin işlevi tamamlanmamıştır' diyor. Solun bittiği söylemi, neo- liberalizmin berbat bir propagandasıdır. Solun bu oyuna gelmemesi neoliberalizmin hegemonyasına
    engel olması lazım. Muhalefet ancak 'gölge kabine' oluşturulursa mümkün olabilir. Sol, emeği ile geçinen yığınların sözcüsü olmak zorundadır. Sosyal demokrat partiler emeği ile geçinenlere sırtını döndüğü içindir ki, o kesimlerden oy alamamaktadır.
  • Kitlelerle kurulacak bağ konusunda sizin somut bir açılım formülünüz var mı?
    Türkiye'de hızlı bir göç yaşandı ve kentler hızla büyüdü. CHP'nin 1970'li yıllarda yeni oluşan bu kenar semtlerin desteğini aldığını görüyoruz. Varoşların CHP'yi destekleme eğilimi 1989'a kadar sürdü. Demek ki, bizim varoşlarla olan bağımız sonradan koptu. Bu kopuşun birkaç nedeni var. Varoşlardaki insanlarımızın sosyal, ekonomik, kültürel sorunlarına gereken yanıt verilemedi. Bu insanların kente entegre olmaları, sosyal ve ekonomik zayıflıklarını aşmalarına yardımcı olacak projeler geliştirilemedi. Siyasal İslam, geçmişte solun kullandığı sloganları kullanarak bu kesimlerin oylarını kazandı. Bu sorunun çözümlenebilmesi için sosyal demokrat hareketin yenilenme sürecine girmesi ve ciddi bir özeleştiri yaşaması gerekiyor. Bu bağları yeniden kurmak için iktidar olmayı beklemek de gerekmiyor. Sorunları öğrenmek, çözümler üretmek, dayanışmayı geliştirmek. Bunlar zaten solun geleneğinde olan şeyler. Yoksulların dayanışmasını öngören kooperatifçilik sol gelenekten gelir.

    DSP'yi ABD'nin istekleri parçaladı
    3 Kasım seçimlerinde parlamento dışında kalan ve yerel seçimlerde de toparlanamayan DSP'nin Genel Başkan Yardımcısı Tayfun İçli'nin muhasebesi şöyle: Ecevit o dönemde ABD isteklerine yanıt verseydi kriz çıkmazdı, parçalanmazdık.
  • DSP'nin neden eridiğini ve bugün geleceğini arayan bir parti haline geldiğini düşünüyorsunuz?
    Türkiye'deki gelişmeleri dış gelişmelerden ayrı tutmamak gerekir. Gelişmeler dünya solunu etkiledi, yansıması Türkiye'yi etkiledi. Neden Türkiye'de acımasız ve şiddetli olduğuna bakmak gerek. Dünya, emperyalistler tarafından yeniden tanımlandı. 1996'da Dick Chenny ve arkadaşlarının yazdığı program, Clinton'ın TBMM'de yaptığı konuşma ortada. 'Türkiye bölgede 50 yılda etkin güç olacaktır' dediler. Enerji terminalinde, Ortadoğu'da etkin, İslam ülkeleriyle ilişkili, su kaynakları zenginliği ve GAP bölgesinde sulu tarıma açılacak arazileri dış etkenlerin ana hedefi durumuna getirdi Türkiye'yi. 'Büyük Ortadoğu' politikasında 22 bölge ülkesi hedef. Bunun için DSP nin iktidarda ve Ecevit'in başbakan olarak bırakılması mümkün değildi. Önce parti ele geçirilmek istendi, sonra da Çin işkencesi gibi teker teker ayrılmalar yaşadık. Ecevit o dönemde ABD isteklerine yanıt verseydi kriz çıkmazdı, böyle bölünüp parçalanmamız da söz konusu olmazdı.
  • DSP'nin hızla çözülmesinde sizin hatanız yok mu?
    Bu süreçte elbette ki bizim de hatalarımız olmuştur. Ama iki büyük deprem, iktisadi kriz gibi bizim dışımızdaki etkenler iktidarda partimizin yıpranma oranını çok daha artırdı.
  • Parti içi etken ve hata yok mu?
    Şüphesiz var. Üç partili koalisyon dolayısıyla hedeflerimizi ertelemek zorunda kaldık. Örgütlerimizle ve vatandaşlarımızla yakın ilişkilerimiz mümkün olmadı. Halktan uzak kaldık. Ama iktidarın lokomotifi bizdik, Meclis'i gece-gündüz çalıştırmak zorundaydık. Bir de Sema Pişkinsüt olayı (genel başkan adaylığının engellenmesi) çıktı. Olağanüstü kurultay istekleri oldu. Bunları yapanların bir bölümü MHP'ye gitti. Dışarıdan ve içeriden müdahaleyle parçalandık.
  • Sizi parçaladığını iddia ettiğiniz isimleri dış güçler değil parti liderliği tespit etti. Tespitte hata yok muydu?
    Büyüyen bir partisiniz. Bir bal kovanını düşünün. Kovana bal arısı da giriyor, eşekarısı da. Büyürken, bağışıklık sisteminizde her şeye açık olabiliyorsunuz
  • DSP ne olacak?
    Bir elek süreci yaşadık. Eleğin üstünde kalan arkadaşlarımız örgütlerde çalışıyor. Herkes bizdeki gelişmeleri bekliyor. Bitmiş olsak merak etmezler. Her tür engellemeye rağmen lambalarımız yanıyor, kongrelerimizi yapıyoruz. Müthiş bir darbe aldık, ama dimdik ayakta kalıp kavga veriyoruz.

    Radikal okurları tartışıyor
    Başka bir sol mümkün
    Sol alternatif olmak istiyorsa öncelikle dogmatik, dar sekter anlayışları terk ederek, özeleştirisini vererek kendini, barış, emek, demokrasi ve özgürlük yönünden dönüştürmelidir. Demokratik güçbirliği bütün toplumsal muhalefeti örgütleyerek, bir çatı partisinde birleşmelidir. DEHAP Kürt sorunu kadar, Zonguldak'daki işçinin de, Trakya'daki ayçiçek üreticisinin de sorununa sahip çıkarak Türkiyelileşmelidir. İyimser olalım. Başka bir sol mümkündür.
  • Ali Dicleli

    Hoşgörü ve özgürlük
    Solun güç yitirmesinin birçok nedeni var; sol içindeki ideolojik bölünmelerden kişisel çekişmelere kadar uzanan birçok neden. Ben solum, sen değilsin kavgaları, Türkiye'de solu sola soğuttu ve düşman yaptı. Sol, sanatçısına düşman, sendikacısına düşman, kendisinden çıkan parti liderlerine düşman. Sol, hoşgörüsünü kaybederek amacından oldukça uzaklaştı. Oysa solun en gerekli amacı olan demokrasi, hoşgörü ve özgürlükle kurulacak.
  • Ahmet Özsema

    Siyaset değil, yaşam biçimi
    Bugün modern siyasetinin yolu AB'den geçiyor ve muhafazakâr parti bunu sahiplenince CHP'ye türban ve laiklik ikileminde dar ve geçersizleşmiş bir alan kalıyor. CHP liderinin kitlesi üzerinde yarattığı bıkkınlık bunun üzerine eklenince, oy oranı yüzde 20'nin altına iniyor. Sınıfsal temelden uzaklaşan siyaset modelinde bu tip sağlıksız arayış ve yönelimler de Türkiye'nin anormal koşullarında normal sonuçlar. Dengelerin oturması CHP'nin kabuk değil, çekirdek değiştirmesine bağlı.
  • Birant Yıldız

    Kadınların temsili önemli
    Türkiye'de solun 'toplumsal cinsiyetini' sorgulamadan sağlıklı sonuçlara varılacağına inanmıyorum. Kadınlar 21. yüzyılda sol hareketin en önemli öznelerinden birisi olmak durumunda. Bu gerçek solda henüz kavranamadı. Yoksulluk tüm dünyada ve Türkiye'de artık 'kadınlaşmıştır'. Sol partiler, dünyada olduğu gibi genel ve yerel seçimler aday listelerinde seçilebilir sıralarda en az yüzde 25-30 kadın kotası uygulamalı.
  • Gönül Dinçer

    Sosyalistler yok edildi
    İşe yarar insanlar yüzyıllar öncesinde nasıl yok edilmişse, bu günde sol sosyalist muhalif tüm iktidar karşıtı oluşumlar toplu toplu (Çorum, Maraş, Sivas, 19 Aralık operasyonu vb.) ya da tek tek işkencelerle, faili meçhullerle ya da sindirilerek bugüne kadar yok edildi. Türkiye solu ise üzerine düşen görevleri tam olarak yerine getiremedi. Kendisini günün koşullarına uyarlayamadı, yani bugünü iyi okuyamadı. Türkiyede sol ya çok yumuşayıp CHP gibi bir sağ parti oldu ya da daha da kastlaştırılıp halkttan yalıtılmış bir siyaset haline geldi.
  • Fırat Batar

    12 Eylül hâlâ etkili
    Sol, herkesin insanca yaşaması üzerine olmasına rağmen halka iyi anlatılamadığı ve 12 Eylül'ün etkisi hâlâ devam ettiği için ülkemizde başarılı olamıyor. Bu kapsamda insanları bilinçlendirmek çok önemlidir. Aynı zamanda ülkemizde sol ayrılıkların olması ve bazı sol kavramına uymayan ve bunların iktidarda diğerlerinden farklı bir şey yapmaması da solun yanlış anlaşılmasına neden olmuştur.
  • Gönenç Kaytaz

    Marksizm'i revize etmeliyiz
    Marksizm'i revize etmek kaçınılmazdır. Çünkü Marx'ın 'bilimsel' temele oturttuğu sosyalist teori bugün birçok soruya cevap veremez duruma gelmiştir. Mesela sınıfların tanımının yeniden yapılması gerekiyor. İşçi sınıfının devrimciliği, sendikalizm, kapitalist sistem ekonomipolitiği yeniden yorumlanmalı. Finans kapital küreselleştikçe sınırları yıkıp merkezsizleşiyor. Meta üretimi de ulusal karakterini yitiriyor. Buna bağlı olarak kültür tek tipleşip tüm ulusal kültür biçimlerine saldırıyor.
    İktidarın çok merkezli olduğu durumda iktidarı ele geçirme mücadelesi verilemez.
  • Özgür Tekin

    Ortalık bulandırılıyor
    Türkiye solunun önünde muazzam imkânlar varken bu denli geride kalması şaşırtıcı bir o kadar da gerçekçidir. Her şeyin başında dünyanın en korkak burjuvazisine karşı mücadele etmektedir. Sola sınıf bilincinden uzaklaşmamak düşüyor. 'Yeni dünya düzeni' lafazanlığı devrimcileri dahi etkileyerek, yanlışlara yönlendirmiştir. 'Globalleşen dünyaya uyum sağlanması' denen ne idüğü belirsiz laflar ortaya atılarak su bulandırılmamalıdır. Tarihsel açıdan yok olacak tezlere kulak asmamak gerekir.
  • Ersin Şenel
    -------------------------
    YARIN: Murat Karayalçın, Tuncer Bakırhan