TÜSİAD: Yargıya güven yok

TÜSİAD'ın 'AİHS ve Adil Yargılanma İlkesi Işığında Hukuk Devleti ve Yargı Reformu' başlıklı raporu, kamuoyuna açıklandı.

TÜSİAD'ın 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Adil Yargılanma İlkesi Işığında Hukuk Devleti ve Yargı Reformu: Anayasa Hukuku, İdare Hukuku ve Ceza Hukuku Açısından' başlıklı raporu, basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.
Rapor, TÜSİAD'ın Parlamento İşleri Komisyonu'nda faaliyet gösteren Siyasi Kriterler Çalışma Grubu çerçevesinde, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süheyl Batum'un koordinatörlüğünde Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feridun Yenisey, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Erkut ile Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel İnceoğlu tarafından hazırlandı.
Raporda, Türkiye'de hukuk devleti anlayışının ve etkin bir yargılama faaliyetinin 'onsuz olmaz' koşulları olarak kabul edilen hususların eksik olmasının, hukuk devletine olan güveni sarstığı belirtildi. Yargılama hizmetinin iyi işlemediği kanaatinin Türkiye'de en yaygın düşüncelerden biri olduğu ifade edilen raporda, şunlar kaydedildi:
"Genel olarak toplum, yargıdan ve adaletin işleyişinden hoşnut değildir. 'Bu ülkede adalet yok' ya da 'Yapanın yanına kar kalıyor' gibi düşünceler çok yaygın biçimde dile getirilmektedir.
Yargıya duyulan güvenin azalması, buna bağlı olarak yargıya saygının azalmasına da yol açmakta, yargının giderek bir ayak bağı gibi algılanmasına yol açmaktadır. Bunun toplumsal yaşamda yol açtığı en büyük tehlikelerden biri, kişilerin uyuşmazlıklarını yargıyla görmekten çok, başka yollara yönelmeleri tehlikesi ve tehdidini getiriyor olmasıdır.
Özellikle ekonomik yaşamın gereksinimi olan hızlı ve adil yargılama gerçekleşmeyince 'çek, senet mafyası ve tahsil çeteleri' dediğimiz, yasadışı gruplar, yol ve yöntemler ortaya çıkmaktadır."

YARGIYA GÜVEN KAYBININ NEDENLERİ

Raporda, yargıya güven kaybının esas nedenleri olarak şunlar sıralandı:
"* Bazı anayasal ve yasal kurumların düzenlenişi nedeniyle, hakim ve savcıların bağımsızlıkları ve tarafsızlıklarının tartışma konusu yapılması ve siyasal etki, baskı ve tartışmalar altında kalmaları,
* Yargılamanın çok yavaş işlemesi, çözüme ulaştırılamayan ve mahkemelerde yıldan yıla devredilen dosyalar nedeniyle iş yükünün dayanılmaz biçimde artması,
* Yargılama işlevinin yerine getirilmesi sırasında, gerek hukuk mahkemelerinde, gerek ceza mahkemelerinde, gerekse idari yargıda tüm önlemlerin son derece karmaşık ve süreci uzatan nitelikte olması,
* Teknik altyapı sorunlarının giderilememiş olması, bina, araç-gereç yetersizliklerinin had safhada olması nedeniyle yargılamanın saygın, adil ve hızlı olmadığı görüntüsü ve inanışının yaygınlaşması,
* Personel sorunlarının, eğitim noksanlığının giderilememiş olmasının yanı sıra maaşlar, çalışma koşulları gibi nedenlerle kaliteli eleman sağlama ve yetiştirmenin zorluğu."