Tutuklu vekiller Meclis kürsüsünde

Tutuklu vekiller Meclis kürsüsünde
Tutuklu vekiller Meclis kürsüsünde
BDP'li milletvekilleri, tutuklu milletvekili arkadaşlarını unutmadıklarını göstermek için yeni bir kampanyaya start verdi. İbrahim Ayhan adına konuşan Sırrı Süreyya Önder, konuşmasında ilginç fıkra ve anekdotlar anlattı.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - BDP ’nin tutuklu milletvekilleri bugün bütçe görüşmelerinde Meclis kürsüsünden konuştu. İlk olarak tutuklu Şırnak Milletvekili Selma Irmak adına BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan kürsüye çıktı. Irmak’ın fotoğrafını kürsüye koyan Buldan, Irmak yerine metin okudu. Irmak, konuşmasında şiddet mağduru Ak Parti Ağrı Milletvekili Fatma Salman’a destek mesajı gönderdi.

YENİ KAMPANYA BAŞLATILDI

Bugünü, “Cezaevindeki tutuklu milletvekillerinin yasama faaliyetine katılma günü” ilan eden BDP’liler, bütçe görüşmelerinde cezaevindeki milletvekili arkadaşları adına konuştu. İlk konuşmayı Şırnak Milletvekili Irmak adına, Buldan yaptı. Buldan, kürsüye Irmak’ın fotoğrafını koyduktan sonra onun adına metni okudu. Buldan, Irmak adına yaptığı konuşmaya, “12 Haziran 2011 tarihinde yapılan genel seçimlerde Şırnak ilinden milletvekili seçildim. Ben Selma Irmak, sizler gibi partimin listelerinden değil, Şırnak ilinden bağımsız aday oldum. Tercihli oy kullanan 46 bin 278 insanın iradesi olarak seçildim” diyerek başladığı konuşmasına şöyle devam etti, “Ben sizler gibi Genel Kurul'da konuşmalar yapamıyorum. Kanun teklifi, araştırma ve soru önergeleri veremiyorum. Grup başkan vekilimiz aracılığıyla vermiş olduğum bir kaç soru önergesi var hepsi bu kadar... Bazen duygularımı düşüncelerimi, yazdığım mektuplarla kamuoyu ile paylaşmaya çalışıyorum. Tabii bu yazdığım mektuplardan sizler ne kadar haberdarsınız onu bilemiyorum. Mesela en son yazdığım mektup AKP Ağrı milletvekili Sayın Fatma Salman’a uygulanan şiddete ilişkindi. Mektubumda, ‘Sevgili Fatma'ya en içten duygularla geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum. Sevgili Fatma bilmelidir ki tüm kadınlar olarak kalben yanındayız." 

OPERASYON PLANLI

Ardından kürsüye Sebahat Tuncel çıktı. Tutuklu Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım’ın fotoğrafını kürsüye koyan Tuncel, 19 Aralık 2000 tarihinde cezaevlerinde yapılan "Hayata Dönüş" operasyonlarına değindi. Tuncel, Yıldırım adına yaptığı konuşmada, operasyonun F Tipi cezaevine geçiş için önceden planlandığını, açlık grevlerinin buna bahane edildiğini anlattı.

TUTUKLU AYHAN ADINA FIKRA

Daha sonra Sırrı Süreyya Önder kürsüye geldi. Önder, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan adına yaptığı konuşmasında, “Milletvekili seçilmeseydim dışarıdaydım. Çünkü benim dosyamda delil diye sunulan şeylere delil denmesi için hukuktan habersiz olmak gerekir” dedi.

Önder, Ayhan adına yaptığı konuşmada, “Bir Urfa anektodu anlatmak istiyorum size. Hep biz suçlanıyoruz ama devletin baskıcı yönüne kimse bir şey söylemiyor. Urfalının birisi, hastalanmış, Ankara’ya getirmişler. Bir kadın profesör, asistanlarıyla inceleme yaparken, Urfalının başucuna gelmiş ve klinik tabloyu özetliyormuş. Bakın, beniz soluk, nefes hırıltılı, gözler, avurtlar çökmüş, rengi kaçmış, derisi büzüşmüş... Urfalı yarım gözünü açmış ve hocaya bakmış, ‘Zannedersin kendisi Türkan Şoray’ demiş. Devlet bizim topraklarımızda Türkan Şoray güzelliğinde değil. Bize muhalefet edenler hep hak arama mücadelesinde itibarsızlaştırma amaçlı en küçük detayları büyütürken devlete dönüp, baskıcı yönüne bir tek laf etmiyor” dedi.

"ŞEBEK YERİNE KONACAKSINIZ"

Önder, Ayhan adına konuşmasında KCK davalarından da söz ederek sözlerini şöyle sürdürdü, “Hükümet, ‘silahla mücadele onun siyasi uzantılarıyla müzakere’ diyordu. Ama her alandaki gibi bu lafı da tamponundan anladılar. Sivil siyasetle mücadele ediyorlar, silahlı unsurlarla müzakereyi tercih ediyorlar. Ne kadar barışçıl, sivil siyaset alanında rol üslenen insan varsa, hepsini cezaevine tıkıştırıyorlar.
Son olarak gelecekte filmlere konu olacak, trajikomik KCK yargılamaları rezaletinden bahsetmek istiyorum. BDP siyaset akademisi uzun yıllar dinlenmiş. Dinlemeler tape edilmiş ve anlatılanlar, kuantum fiziğinden Bing Bang’e, evrim teorisinden güncel felsefi kavramlara uzanıyor. Savcı bunu olduğu gibi iddianameye koymuş ama Yargıç bunu dinlemeye tahammül edememiş. Avukatların itirazı üzerine de 4 sayfa okutup, ‘bu bana çok ağır geldi’ demiş ve duruşmayı tatil etmiş. Burada uyarıyorum. Bu yargılamalar, bu hukuksuzluklar sadece size değil sizin tırşikçilerinize, çanak yalayıcılarınıza, sizin evlatlarınıza ileride çok ağır gelecek. İnsan içine çıkamayacaksınız, filmlerin romanların konusu olacak, şebek yerine konulacaksınız.”