Üç başkan müdüre karşı birleşti

Üç başkan müdüre karşı birleşti
Üç başkan müdüre karşı birleşti
Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in "Dağda ölen terörist için de ağlarım" açıklamasına üç partinin lideri de oldukça sert tepki gösterdi.

Diyarbakır’a atanan Emniyet Müdürü Recep Güven, Meclis’teki üç partinin liderinin de hedefi oldu. İlk CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önceki gece CNN Türk’te Güven’in açıklamalarıyla toplumu böldüğünü iddia etti. Ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Güven’in “Dağda ölen teröriste ağlamayan insan değildir” sözünü kastederek, “Eline silah alıp masum insanları katleden teröristlere karşı ‘iyi çocuklardı’ açıklamasını yapan hiçbir anlayışa prim vermeyiz ve onları da savunamayız” dedi. Yine grup toplantısında MHP lideri Devlet Bahçeli de sert çıktı: “Mademki teröristlere ağlamayan insan değildir, o halde bu salonda insan da bulunmamaktadır. Güven görevden alınmalıdır.”
Güven, geçen pazar günü gazetecilerle bir toplantı yaparak, dağda ölenler için de üzülmek gerektiğini, önce vatanın değil insanın geldiğini söylemişti. Bu sözler kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Pek çok kesimden Güven’e destek mesajları geldi. Ne var ki Güven, Kürt sorunu konusunda bugüne kadar bir noktada uzlaşamayan üç partinin uzlaştığı tek konu oldu. Önceki akşam televizyonda Kılıçdaroğlu ilk tepkiyi verdi: “Bu söylem başlangıçta insani gibi görünse de toplumu bölen bir söylemdir.” Bu eleştirinin benzerini dün partisinin grup toplantısında Erdoğan dile getirdi. Erdoğan şöyle konuştu: “Evlatlarımızı katleden ve bu mücadeleler esnasında ölen terörist için de ağlamadık, ağlamayız. Yerimizi iyi bileceğiz. Siyaseti bırakın siyasetçiler yapsın.” Erdoğan’ın hemen ardından Bahçeli’nin hedefi de Emniyet Müdürü oldu. Bahçeli, Güven’in istifasını istedi ve ekledi: “Mademki teröristlere ağlamayan insan değildir, o halde bu salonda insan da bulunmamaktadır. Merak buyurmayınız, Allah’a şükürler olsun ki, biz bugünlerde sürüsüne bereket olan bu şahısların anladığı gibi insan olmayız ve olmayacağız.”

Suriye restleşmesi
Partilerin dünkü gündemi sadece Güven ile sınırlı değildi. Erdoğan, Suriye konusunda CHP’ye de yüklendi. “Türkiye’ye komşu ülkeden (Suriye) silah doğrultuluyor, sadece doğrultulmakla kalınmıyor, bu silah neredeyse her gün ateşleniyor. Ana muhalefet partisi çıkmış saldırganın, katilin, zalimin, mütecavizin ağzıyla konuşuyor, onun avukatlığına soyunuyor” diyen Erdoğan ana dilde eğitimin bir hak olmadığını da savundu. Erdoğan, “Bizim ülkemizin resmi dili Türkçedir. ‘Bu bir haktır’ iddiasında bulunanlara sesleniyorum; bu bir hak değildir, öğrenmesi haktır, onları öğretmek, onun zeminini hazırlamak da bizim görevimizdir. Bunu da yaptık. Buyurun; okullarda Kürtçeyi seçmeli ders olarak getirdik” dedi.
Kılıçdaroğlu da Suriye konusunda Erdoğan’a yanıt verdi. “Biz, sen Şam fatihi olacaksın diye çocuklarımızın kanlarının Arap çöllerinde dökülmesini istemiyoruz. Bu kafayla gidersen olsa olsa sen Şam babası olursun” diye seslenen Kılıçdaroğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu işaret ederek, Suriye politikasında gelinen nokta için “ileri derecede geri zekâlı olmak” gerektiğini de savundu.
Bahçeli ise tezkerenin ardından partisine yönelik eleştirileri yanıtladı: “TBMM’de kabul edilen tezkere kararındaki tercihimizi sorgulayarak bizi zan ve töhmet altında bırakmaya çalışan çevreler ilk önce kendilerini gözden geçirmeli, kimlerin çıkarına hizmet ettiklerini netleştirmelidirler. Biz Baas rejiminin yanında değil, Türk milletinin tarafındayız.”