'Uludere'ye Necdet Paşa çok üzüldü'

'Uludere'ye Necdet Paşa çok üzüldü'
'Uludere'ye Necdet Paşa çok üzüldü'

Beşir Atalay, Necdet Özel ile Uludere deki üzücü olayı üzerine uzun görüşmeler yaptığını belirtti. Fotoğraf: ECVET ATİK/AA

Beşir Atalay, geçmişte yaşananlara karşın bugün TSK'nın Uludere olayının üzerine samimi biçimde gittiğini düşündüklerini söylüyor.
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

Geçen haftanın finali eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasıyla oldu ancak Uludere’de 35 yurttaşın ölümüyle sonuçlanan operasyon da güncelliğini yitirmedi. Biliyorsunuz, Genelkurmay Başkanlığı konuyla ilgili iki açıklama yaptı; birinde olayın yanlışlıkla olduğunu, diğerinde de büyük üzüntü duyduklarını açıkladı. Daha sonra Başbakan Tayyip Erdoğan Genelkurmay’a yönelik eleştirilere adeta siper oldu. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da olayın detaylarını anlattığı TBMM Genel Kurulu’nda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu sonuç yaşanmasın diye elinden geleni yaptığını anlattı. Başbakan, Genelkurmay ve Atalay ile birlikte MİT de ‘yanlış istihbarat MİT’ten’ iddiasını yalanladı. Biz de Ankaralı gazeteciler olarak bu açıklamalarla yetinmeyip, hafta boyunca olayın ayrıntılarının izini sürdük ve konuyla bir şekilde ilgilenmiş herkesle konuştuk. Şimdi sizinle bu görüşmelerden edindiğim izlenimleri aktaracağım:
Öncelikle, hükümet kanadı da Genelkurmay da olay nedeniyle büyük üzüntü yaşıyor. Sadece kendi itibarları için değil 35 yurttaşın acımasız bir şekilde yaşamını yitirmiş olması da bu üzüntüyü derinleştiriyor. Başbakan bu yüzden Yardımcısı Beşir Atalay’a kesin talimat vermiş. Mağdurların acısı biraz olsun dinsin diye hiçbir şeyden kaçınılmayacak. 

Örtbas edilmeyecek
17 Ağustos’tan beri yurtiçinde ve Kuzey Irak’ta operasyon düzenleyen TSK, Uludere olayına dek tek bir sivilin burnunun kanamamasını TSK’nın operasyonel kapasitesi açısından gurur verici bir sonuç olarak görüyordu. Uludere’de yaşanan üzücü olay, bu yüzden operasyon yapan kara ve hava birliklerinin moralini çok olumsuz etkiledi.
Hükümet, Genelkurmay’ın olay karşısında ‘örtbas etme’ arayışına girmemesinden çok memnun. Olaydan sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile uzun uzun görüşmeler yapan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, “Necdet Paşa gerçekten çok üzülmüş” sözleriyle TSK’daki samimiyetin kendileri açısından önemine işaret ediyordu. 

Üç koldan inceleme
Olayla ilgili üç koldan inceleme yapılıyor: Yargı, TSK ve İdare... Valilik olayı soruşturmakla kalmayıp, TSK’nın yaptığı soruşturmanın selameti için Gülyazı Alay Komutanı’nın hataları örtbas etmesi durumu yaşanmasın diye görevden alınmasını istemişti. Bu istek dün akşam yerine geldi. Genelkurmay da bu kez işi sıkı tutuyor. Uludereli yurttaşların sınıra doğru ilerlerken insansız hava aracıyla tespit edildikleri andan itibaren, her yazışma ve görüşme satır satır inceleniyor. Gelen grubun PKK’lı olduğuna dair kanaatin kesinleşmesine neden olan bütün analiz ve görüşlerin kaynağı tek tek tespit edildi. Bu arada hudut soruşturması da başladı. Kaçakçılar ve kaçakçılık konusundaki bütün veriler toplanıyor. Valiliğin ve TSK’nın yürüttüğü soruşturma sonuçları düzenli olarak adli soruşturma yürüten savcılara da iletiliyor.
Bugüne dek yapılan soruşturmadan ortaya çıkan manzarada hükümette ve TSK’da “olay kazaydı” görüşü ağırlık kazandı. Peki, operasyondan canlı kurtulanların anlattığı, “Biz köye doğru ilerlerken jandarmanın yolu kestiğini gördük ve beklemeye başladık, bir süre sonra arkadan gelenler de yetişince herkes aynı noktada toplandı. Askerler çekildiğinde ise uçaklar bombalamaya başlamıştı” iddiasına nasıl bakılıyor. İlk veriler, köylülerin askerlerden 5 km uzakta durduğunu, yapılan değerlendirmede gelenlerin PKK’lı olduğu öngörüldüğü için nöbetteki 5 askerin hedef olmasından endişe edildiğini, bu yüzden de geri çekildiklerini gösteriyor. 

Sorumlular açığa çıkmalı
Geçmişte, sivil ölümlerinin örtbas edildiği onlarca operasyon yaşadı Türkiye. Bugün Uludere olayından sonra başta TSK ve hükümetin üzüntü dile getirmesi, muhalefetin ve bölge halkının olayın aydınlatılması için sesini yükseltmesi önemli bir ilerleme. Hatta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel’in duyduğu büyük üzüntü de Türkiye’nin yakın geçmişinde alışık olmadığı veriler. Ancak hiçbiri, kazayla da olsa 35 insanın ölümünden birilerinin sorumlu olduğu ve o isimlerin açığa çıkarılması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor.