Üniversite tembel mi?

AB bütçesine
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin 200 milyon avro ödediği 'Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programı'nda, araştırmacıların ancak yüzde 6'lık (15 milyon avroluk) bir geri dönüş sağladığını söyledi. Ödenen katkı payının yüzde 94'ünün AB bütçesine katıldığını belirten Erdoğan, "Onu da ben mi takip edeceğim?" dedi.
Hesaplar farklı
Ulusal Koordinasyon Kurulu'nun verileri de yaklaşık 170 milyon avroluk katkı payına karşılık Türk araştırmacılarına 50 milyon avroluk proje desteği sağlanabildiğini gösteriyor. Erdoğan'a göre 240, kurul hesabına göre 120 milyon avro, Türkiye'nin hesabından diğer katılımcı ülkelerin araştırmacılarına gidiyor.
İki nedeni var
Koordinasyon Kurulu ve TÜBİTAK yetkilileri şöyle dedi: Tam zamanlı araştırmacı sayısı yetersiz, Türkiye'de 27 bin, Almanya'da 480 bin araştırmacı var. İkinci neden acemilik. Türkiye, proje hazırlamaktan, lobi faaliyetine kadar birçok alanda 5-6 programa katılmış Avrupalı bilim adamlarıyla yarışamıyor.
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı'nın dün düzenlediği 'Avrupa'da Hareketlilik Bilinci Toplantısı'nda üniversitelere yüklendi.
"Düşünce özgürlüğünün ve üretme özgürlüğünün önündeki her türlü engeli kaldırmaya kararlıyız. Dünya inanılmaz bir dinamizm içinde arz ederken benim ülkem korkularına yenik düşerek içine kapanmamalıdır. Ancak bunu yaparken kendi içimizdeki lüzumsuz tartışmaları, boş polemikleri bir kenara bırakmamız gerekiyor" sözleriyle YÖK'e mesaj gönderen Erdoğan, eleştirilerini şöyle sürdürdü: "Üniversiteler araştırma yapmak için yeterli ödenek bulunmadığından yakınmakta. AB programlarından biri olan altıncı çerçeve kapsamında Türkiye'deki bilimsel araştırmalar için ayrılan para 200 milyon avronun üzerinde. Bizim araştırmacılar bu paranın sadece yüzde 6'sını kullandı. Kalan para Avrupa bütçesine geri gitti. Bunun hesabını ben mi vereceğim? Önemli olan o girişimci ruhun her alanda yaygınlaşması."
Bütün AB ülkeleri gibi Türkiye de çerçeve programlarına gayrisafi milli hasılası dikkate alınarak hesaplanan bir aidat ödüyor. Türkiye'nin ilk kez katıldığı program olan 6. Çerçeve Programı için hesaplanan aidat 256.8 milyon avro olmuştu. Ödeme de sekiz takside bağlanmıştı. Türkiye, şu ana kadar beş taksit ödedi. AB ile yapılan görüşmeler sonucunda programın tamamlanacağı 2006 sonuna kadar Türkiye'nin ödeyeceği aidat yaklaşık 170 milyon avroda kalacak. Bu rakamın daha da inebileceği belirtiliyor.
Farklı rakamlar da var
Ulusal Koordinasyon Birimi' nin verilerine göre Türk araştırmacıların ortak olduğu 2 bin 174 proje başvurusundan 323'ü kabul edildi. Bu, yüzde 15'lik bir başarıya denk düşüyor ve Avrupa ortalamasıyla aynı. Koordinasyon Birimi aracılığı ile yapılan 1360 proje başvurusundan da 242'si kabul edildi. Bu da yaklaşık yüzde 18 başarı oranı ile Avrupa ortalamasının üstüne çıkıyor. Türk araştırmacıların programdan sağladığı proje desteği de 50 milyon avroyu geçti. Bu rakam 170 milyon avroluk aidatın yüzde 30'unun geri döndüğünü gösteriyor.
Avrupa Komisyonu'nun Almanya ile yaptığı karşılaştırma ise Türkiye'nin durumunu ortaya koyuyor: Almanya'da 23 araştırmacıdan biri 6. Çerçeve Programı'na katılırken, Türkiye'de bu sayı 22.1 oldu. Erdoğan'ın hesabına göre 240, Ulusal Koordinasyon Birimi'nin hesabına göre de 120 milyon avro, Türkiye'nin hesabından çıkıp diğer katılımcı ülkelerin araştırmacılarına gitti.
Ulusal Koordinasyon Kurulu ve TÜBİTAK yetkilileri Türkiye'nin programda istenen geri dönüşü sağlayamamasının iki nedeni olduğunu belirtti. Bunlardan ilki, tam zamanlı araştırmacı sayısının yetersizliği. Türkiye'de 27 bin tam zamanlı araştırmacı var. Bu sayı Almanya'da 480 binin üzerinde. Almanya'da Çerçeve Programı'na 20 bin 596 başvuru yapılırken, Türkiye'de bu sayı 1214'te kaldı. İkinci nedense acemilik. Türk araştırmacılar ilk kez uluslararası bir yarışa katılıyor ve proje hazırlamaktan, lobi faaliyetine kadar birçok alanda pek çok programa katılmış Avrupalı bilim adamlarıyla yarışamıyor.