Valinin mührü ayağımda

Valinin mührü ayağımda
Valinin mührü ayağımda

Fotoğraf: İDRİS EMEN

Cumartesi günü yaşananları Radikal'e anlatan Buldan, "Gazbombası hedef gözetilerek yakından atıldı. Ayağım koptu zannettim" dedi.
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - BDP ’nin Diyarbakır’da düzenlediği ‘Özgürlük İçin Demokratik Direniş’ mitingde polisin attığı gaz bombasıyla ayağı kırılan Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, “Bir gün sonra olsa izin verirdik. Milletvekilinin eylemde ne işi var” diyen Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak’a cevap verdi: “ Türkiye ’ye demokrasinin, özgürlüklerin gelmesi için çağrıda bulunacaktık. Ama fırsatı ellerinin tersiyle ittiler.” Buldan, Toprak’ın, “Belki ayağına taş isabet etti” açıklamasına ise şu karşılığı verdi: “Ayağımda kimyasal yanık izi var. Fotoğrafını çekip sayın Vali’ye gönderebilirim. Ayağımda mührü var.”
Pervin Buldan, hastaneden taburcu olmadan önce Diyarbakır’da yaşadıklarını Radikal’e anlattı ve şunları söyledi:
“Diyarbakır gibi bir kentte valilik yapan bir insanın orada yaşananları görmeyecek kadar kör olmasını anlamakta sıkıntı yaşıyorum. 14 Temmuz’da vereceğimiz mesajı anlamayacak kadar bilinçsiz olan bir insanın valilik yapmaması, Diyarbakır’da valilik yapmamamsı gerekiyor. 14 Temmuz’da barışın mesajını verecektik. AKP hükümeti ile aynı zihniyette olan valinin böylesi düşüncelere sahip olmasını normal karşılıyorum. BDP’li milletvekillerinin orada olması bir fırsattı ama bu fırsat değerlendirilmedi. 

Atalay’la görüştüm
Üç gün boyunca sürekli bakanla (Kürt açılımından sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay) görüştüm. Bana ‘Ben Vali’yle de görüştüm. İçişleri Bakanı’yla da görüştüm. Size bir geri dönüş olmadı mı?’ dedi. Vali’nin sözünü ettiği, ‘Ertesi gün izin veririz’ diye bir şey yok. Eğer öyle bir talep gelseydi belki değiştirmezdik ama değerlendirme yapılabilirdi. Bu talep onlardan gelecekti. Çünkü yasaklayan onlardı. Bana göre Vali kendisini kurtarmak için böyle bir açıklama yapıyor.”
Buldan ayağının kırıldığı ‘o anı’ şöyle anlattı: “Bağlar’dan çıkar çıkmaz önümüz eksildi. Polisi ikna ederek İstasyon Meydanı’na kadar geldik. 100 - 150 kişi bekliyordu. Polis ‘10 dakika müsaade ediyoruz. Terk etmezseniz müdahale edeceğiz’ dedi. O arada beni Gültan Hanım (Kışanak) aradı. Nerede olduğumuzu sordu. Ben de ‘Meydandayız’ dedim. ‘Biz de geliyoruz, bizi bekleyin’ dedi. Gültan hanımdan önce Selahattin bey geldi. Ancak çok öfkeliydi. Eli yüzü ıslak, gaz yemiş, su yemiş belli... Gültan hanımı yerde sürüklenirken görünce çok öfkelenmiş.” 

Ayağım koptu sandım
Buldan o sırada yanlarında kitlenin olmadığını belirterek, şöyle devam etti: Polislerle konuşurken bir anda panzer geldi hemen yanımıza. Orada sadece milletvekilleri vardı. Kitle de yoktu yanımızda. Önce tazyikli su attı. Hepimiz ıslandık. Sabahat hanımla kol kola girdik. Sudan sonra bir gazbombası hemen önüme isabet etti. O gazın etkisi ile gözlerim yanmaya başladı. Gözlerimle uğraşırken bir tane de ayağıma… O anda ayağımın koptuğunu zannettim. Felaket bir acı hissettim. Gözlerimi bırakıp ayağımı tutup kenara doğru geçtim. Kanı da görünce etkilendim. Ambulansla hastaneye kaldırdılar… Polisle aramda uzak bir mesafe yoktu. 10 metre var yada yok… Hedef gözeterek atıldığını biliyorum çünkü yakından atıldı. Uzaktan atılmış olsa rast gele alılır. Direk ayağıma isabet etti.”

‘O zavallı’
Buldan, Bakan Şahin’in sözlerine karşılık da “Hem bakan hem AKP nefretten başka bir şey düşünmüyor. Zavallı olan kendisi. Bu açıklamalar suçluluk duygusundan... Cemil Çiçek ve Fatma ŞAhin aradı ama yetmez. Başbakan’ın ve bakanın resmen özür dilemesi gerek” dedi.