Verheugen: Zinayı suç saymak çağdışı

'Namus cinayetleri artar'
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Verheugen, Diyarbakır'da Kadın Merkezi üyeleriyle buluştu. Zinanın suç olmasının töre cinayetlerini artıracağı uyarısına katılan Verheugen destek sözü verdi.
TCK'ya yakın takip
Verheugen şöyle konuştu: "Zinayı suç saymak çağdışı. TCK tasarısını yakinen izliyoruz. Zinayı suç sayan bir ülkeyi kabul etmemiz mümkün değil. Hükümet AB'yi istiyorsa, AB değerlerini de benimsemeli."
'Modernlik kazanacak'
'Modern Avrupa ilkeleri'nin galip geleceğini söyleyen Verheugen, Dışişleri Bakanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ı da uyardığını söyledi. Verheugen "Kadınlar desteklenmezse demokrasiden de bahsedilemez" dedi.
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

DİYARBAKIR - AB'nin genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yapıp zinayı suç saymaya çalışan Başbakan Tayyip Erdoğan'a, önceki gün gittiği Diyarbakır'dan sert mesajlar gönderdi. Diyarbakırlı kadınların "Zina suç olursa, namus ve töre cinayetleri artar" yakınmasını yerinde bulan Verheugen, kadınlara "Zinayı suç saymak çağdışı. Böyle bir şeyi kabul edemeyiz. Hükümete uyarılarımızı sürdüreceğiz" sözleriyle destek verdi.
Kadınlarla özel toplantı
Diyarbakır gezisinde Kadın Merkezi (KA-MER) üyeleriyle yemek yiyip, Güneydoğu'daki kadınların sorunlarını öğrenmeye çalışan Verheugen, konuşmasında 6 Ekim'de yayımlanacak AB İlerleme Raporu'nda kadınların da özel bir yeri olacağının sinyallerini verdi.
KA-MER üyeleri kadınların eğitim ve sağlık sorunlarının yanında diğer sorunları, "Burada, kadın-erkek eşitliğinden söz etmek zor. Namus ve töre cinayetleri bitmiş değil. Üstelik hükümet, şimdi bu cinayetleri daha da tetikleyecek bir şekilde zinayı suç saymaya çalışıyor. AB üyeliği ile bu sorunların aşılacağına inanıyoruz" sözleriyle özetledi. KA-MER'i her zaman destekleyeceğini belirten Verheugen ise zina tartışmalarında hep modern Avrupa ilkelerinin galip geldiğine dikkat çekti.
Uyarıya devam
Verheugen, "Başbakan Tayyip Erdoğan'ı da, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü de bu konuda ayrı ayrı uyardım. TCK'daki değişiklik çalışmalarını yakından izleyeceğiz" derken, zinayı suç sayan bir ülkeyi benimsemelerinin mümkün olmadığını da şöyle anlattı:
"Özel hayatı ve kadın-erkek eşitliğini korumak için her AB ülkesinde temel prensipler vardır. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü de bu prensipler üzerine kurulu. Türkiye'deki kadın örgütleri bu prensiplerden hareketle çok ileri adımlar atıyor. Onları hep destekleyeceğiz. Türk hükümetinin kadınları desteklemek için daha iyi çalışmalar yapacağına inanıyoruz. Yoksa demokrasiden ve hukukun üstünlüğünden söz edilemez. Hükümet, AB'yi istiyorsa AB değerlerini benimsemek zorunda."
'Gündem saptırıyorlar'
KA-MER Başkanı Nebahat Akkoç'un, zina tartışmalarından yakınırken,
"Hükümet, kadınları korumak adına gündemi saptırmak istiyor" tespitini yapması Verheugen'i şaşırttı. Verheugen, "Her ne olursa olsun, bu tartışmaların demokratikleşmeye giden yolda en çağdaş şekilde sonlanmasını bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Verheugen'in Diyarbakır gezisinde ilginç anlar da yaşandı:
'Sen Avrupa nedir, bilir misin?'

  • Verheugen, reform uygulamalarını yerinde görmek için geldiği Diyarbakır'da 'hayatının en renkli' anlarını yaşadı. Şehre girişinde 'Citizen Verheugen-Yurttaş Verheugen 'afişleriyle karşılanan Verheugen, gittiği her yerde 'başbakanlar' gibi ağırlanınca bulduğu her fırsatta Türkiye'ye gelme kararı aldı.
  • Diyarbakır'ın DEHAP'lı Belediye Başkanı Osman Baydemir'den aldığı gümüş tespih, ipek şal ve kilim için "Bunlar gerçek Türkiye" yorumu yapan Verheugen, tandırda yapılmış ekmeğin tadını unutamayacağını söyledi. Verheugen'in bu sözleri yabancı gazeteciler arasında, "Türkiye, tandırdan ekmek siparişi işine mutlaka girmeli" esprileriyle karşılandı.
  • Verheugen gazetecilerle sokaklarda gezerken Diyarbakırlı genç kızlar arasında da sohbet konusu oldu. Kardeşine, "Sen Avrupa nedir, bilir misin?" diye soran bir genç kızın, aldığı "Avrupa Diyarbakır'dır" yanıtı, İngilizceye çevrilip AB yetkililerine dahi aktarıldı.
  • Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Çocuk Korosu'ndan Kürtçe, Türkçe ve Süryanice şarkıların yanı sıra Almanca da şarkılar duyunca, Diyarbakırlı gençlere daha çok eğitim fırsatı sunmaya karar veren Verheugen, "Bu gençler inanılmaz. Bu kadar çok şarkıyı öğrenmeleri müthiş" değerlendirmesini yaptı.
  • Verheugen'in beraberindeki AB yetkilileri Kürtçe, Türkçe ve İngilizce hazırlanmış 'Citizen Verheugen' afişlerinden edinip, bunları çalışma ofislerine asma kararı aldı.


    İki ülkeden farklı görüşler
    Le Monde (Fransa): AB Komisyonu, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin hemen başlatılmasını önerebilir. Bu da hazırlıklarıyla birlikte dört veya altı ayı bulabilir. AB Komisyonu ikinci bir tercih olarak ise 2005 yılı sonu ya da 2006 yılı başının beklenmesini önerebilir. AB ülkeleri önümüzdeki yıl AB anayasasını onaylayacak. Fransa gibi ülkelerde anayasanın kabulünde Türkiye konusunun olumsuz propaganda amacıyla kullanılmasını önlemek için bu ikinci seçenek göz önüne alınabilir. Avrupa Birliği Komisyonu içinde Avusturya, Portekiz, Hollanda ve Lüksemburglu üyeler Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasına karşı çıkıyor.
    Frankfurter Allgemeine Zeitung (Almanya): AB'nin kapılarını Türkiye'ye açmanın doğru bir karar olmasına şüpheyle bakılıyor. Türkiye kararı sadece hükümet liderleri nezdinde değil, Avrupa vatandaşları arasında tartışılıp saptanmalı. Coğrafi ve siyasi yönden anlaşılır sınırlarının dışına taşan bir Avrupa Birliği, nasıl bir yere dönüşecek? Türkiye'nin üyeliği, her şeyden önce AB'nin siyasi bütünleşmesine olumsuz etki yapar. Bu ise Avrupa'nın küresel bir güç olmasını engeller. Avrupalılık kimliğinden bahsedenler Türkiye'nin farklılıklarını göz ardı edemeyecek.