Yalçın Akdoğan'dan Bahçeli'ye: 'Mr. No, Bay Hayır!'

Yalçın Akdoğan'dan Bahçeli'ye: 'Mr. No, Bay Hayır!'
Yalçın Akdoğan'dan Bahçeli'ye: 'Mr. No, Bay Hayır!'
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "Her şeye yok diyen bir anlayış. Koalisyon zaten dört şart üzerine konuştuk, 'bu olmayacağı için bunun zemini yok koalisyonun kurulamayacağı anlaşılıyor' dedi, Sayın Bahçeli. O kapıyı kapattı. Seçim hükümeti olsun, birlikte seçime gidelim, azınlık hükümeti kurulsun, seçim kararı alınsın. Her şeye yok, yok, yok. Peki, bu nasıl bir siyaset tarzıdır. 'Mr. No, Bay Hayır!' Her şeye hayır" dedi.

RADİKAL- Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "Her şeye yok diyen bir anlayış. Koalisyon zaten dört şart üzerine konuştuk, 'bu olmayacağı için bunun zemini yok koalisyonun kurulamayacağı anlaşılıyor' dedi, Sayın Bahçeli. O kapıyı kapattı. Seçim hükümeti olsun, birlikte seçime gidelim, azınlık hükümeti kurulsun, seçim kararı alınsın. Her şeye yok, yok, yok. Peki, bu nasıl bir siyaset tarzıdır. 'Mr. No, Bay Hayır!' Her şeye hayır" dedi.

Akdoğan, Necmettin Erbakan Kültür Merkezinde düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısındaki konuşmasında, kritik bir süreçten geçildiğini ve bu dönemde üç adım atarak seçime gidildiğini, bunlardan ilkinin, yeni kabinenin oluşma süreci olduğunu belirtti.

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, ikinci adımın AK Parti Kongresi ve üçüncü adımın da milletvekili listelerinin hazırlanması olduğunu vurgulayarak, listelerin 18 Eylül'e kadar hazırlanacağını, bu üç adımla seçim kampanyasını başlatacaklarını bildirdi.

Haziran ayında yapılan seçimden sonra yaşananlara değinen Akdoğan, "Koalisyon görüşmeleri, o dönemde yapılan çalışmalar... Bunlar da kamuoyu algısını etkileyecek şeylerdir. Seçimden önce yaşanan ne varsa o süreçtekiler, seçmen kanaatini şekillendirdi ama seçimden sonraki tavırlar, davranışlar, tutumlar... Bunlar da seçmen kanaatini etkileyecek. Millet izliyor, inşallah 1 Kasım seçimlerinde bunu en iyi şekilde takdir edecek" diye konuştu.

Akdoğan, AK Parti olarak 45 günlük koalisyon görüşmelerinin yapıldığı süreçte kendilerine yakışan bir tavır sergilediklerini belirterek, "ülke hükümetsiz kalmasın" diye bütün partilerle görüştüklerini aktardı.

CHP ile çok derinlemesine bir çalışma yapıldığını fakat bunun gerçekleşmediğini ifade eden Akdoğan, şöyle devam etti:

"Arkasından MHP ile görüşme yapıldı. Başbakanımız, MHP'ye giderken önünde üç, dört seçenek vardı, bunların hepsini biz zorladık. Ama ne oldu, önüne bir duvar örüldü. Her şeye 'yok' diyen bir anlayış. Koalisyon zaten dört şart öne koştuk, 'bu olmayacağı için bunun zemini yok koalisyonun kurulamayacağı anlaşılıyor' dedi Sayın Bahçeli. O kapıyı kapattı. Süreli hükümet olsun, seçim hükümeti olsun, birlikte seçime gidelim, azınlık hükümeti kurulsun, seçim kararı alınsın. Her şeye yok, yok, yok. Peki, bu nasıl bir siyaset tarzıdır? 'Mr. No, Bay Hayır'. Her şeye hayır. Böyle bir siyaset olabilir mi? Yani siyasetin bir amacı vardır. Şimdi araziye inecekler, ne diyecekler seçmene? Sanki birileri bunlara demiş ki, Sen git, ülkücü hareketi burada bloke et, oyala, öyle dursun onlar, hiçbir yere kıpırdamasınlar."

"MHP'den devlet adamı tavrını sergileyen bir milletvekili çıktı"

Yalçın Akdoğan, şu anda kurulu Geçici Bakanlar Kurulu'nun AK Parti Hükümeti olmadığını, anayasal bir zorunluluk ve siyasi sorumluluk gereği kendilerinin de bu hükümette görev aldıklarını kaydetti.

Türkiye'nin bu kadar sıkıntılı bir süreçten geçerken, bunun vatani bir görev olduğuna dikkati çeken Akdoğan, şunları söyledi:

"Siz bunu kabul etmediğinizde, Anayasa'yı reddetmiş oluyorsunuz, siyasi sorumluluktan kaçmış oluyorsunuz. Eğer bugün işte birtakım partinin milletvekilleri, hükümete girdiyse bunun siyasi vebali de MHP'ye aittir. Onların uzlaşmaz tavırları, her şeye 'yok' diyen tavırları sebebiyle bu noktaya gelinmiştir. Yani 'seçim önerisiyle gelirseniz biz hayır deriz.' Peki ne olacak? Bunun sonucu belli, hükümet de kurulamıyor, Cumhurbaşkanı ülkeyi seçime götürecek ve seçim hükümeti kurulacak. Bunu siz biliyordunuz, bile bile Türkiye'yi bu noktaya getirdiniz. Allah'tan MHP'nin içinden sağduyulu, devlet adamı tavrını sergileyen bir milletvekili çıktı ve bu oyunu bozdu. Kendisine teşekkür ediyoruz. Şimdi ona birtakım yakıştırmalar yapıyor bazıları. Ya sizin ona o söylediğiniz sözler onda tutmaz, o size bir şey derse bir anlamı olur. Yani bir ülkücü hareket, bir dava varsa herhalde onun söylediği söz bir anlam ifade eder."

Akdoğan, ilerleyen günlerde yapılacak AK Parti Kongresine de değinerek, yeni Türkiye'ye dair söyleyeceklerinin, ortaya koyacakları vizyonun ve kadrolardaki yenilenmenin seçim sürecinde büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye için en önce, AK Parti'nin sorumlu davranacağına vurgu yapan Akdoğan, "AK Parti varsa Çözüm Süreci'nin devam edebileceğini gördük, diğerleri bunu yapamıyor" dedi.

"Bu çatışma süreci, hükümete yarayacakmış, bunlar safsata"

Terörle mücadele konusunda çeşitli spekülasyonlar yapıldığını, son dönemde birtakım terör olaylarının yaşandığını anımsatan Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "Sınırda askerimiz şehit edildi, uyuyan polislerimiz şehit edildi. Eş zamanlı olarak bütün terör örgütleri Türkiye'ye karşı saldırıya geçtiler. Bu bir kaos planının parçasıydı. Hükümet bu oyunu bozdu, kapsamlı bir operasyonla bütün bu terör odaklarının üzerine eş zamanlı olarak gitti. Bunun ötesinde 'işte bu çatışma süreci, hükümete yarayacakmış', bunlar safsata. Onuncu seçime girdik biz, bu olaylar kime yaradı? Diyarbakır'da HDP mitinginde bomba patladı, hemen yaygara yaptılar, AK Parti'yi, hükümeti suçladılar. Kimler bundan menfaat devşirdi? Eğer terör eylemleri varsa, saldırılar varsa terörle mücadele ve operasyonlar da olacak ve devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.

Süreci çok hassas bir şekilde yürüttüklerini anlatan Akdoğan, Kuzey Irak'taki PKK 'nın bütün bilinen ve Türkiye'deki birtakım hedeflerinin vurulduğunu, sivillere dönük en ufak bir kaybın yaşanmadığının altını çizdi.

İlerleyen günlerde yeni seçim kampanyası süreciyle ilgili toplantılar yapacakları bilgisini paylaşan Başbakan Yardımcısı Akdoğan, "Bu seçimde doğrudan sonuç odaklı bir çalışma yapacağız. Gördük ki genel siyasetin, ciddi bir etkisi var, yerel birçok faktör sayılabilir ama Türkiye'nin genelinde bir durum siyasi değişim yaşandı" diye konuştu. (AA)