Yalçın Akdoğan'dan Demirtaş'a: Utanma duygun olsa sokağa çıkamazsın

Yalçın Akdoğan'dan Demirtaş'a: Utanma duygun olsa sokağa çıkamazsın
Yalçın Akdoğan'dan Demirtaş'a: Utanma duygun olsa sokağa çıkamazsın
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın sözlerine yanıt vererek, "Bugün Selahattin Demirtaş bana cevap vermiş, ben demiştim ya, 'Barajı geçemezlerse süper olur' diye. 'Demokrasiye inanan bir insan böyle bir laf eder mi, utanmıyor mu' demiş. Utanma duygusu olsa sen sokağa çıkmazsın" dedi.

RADİKAL - Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, AK Parti Çorum İl Başkanılığı İstişare Toplantısı’nda yaptığı konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın “HDP Barajın altında kalırsa süper olur, çok güzel olur” şeklindeki sözlerini değerlendirerek “Bir partinin baraj altında kalmasını arzu etmek, dünyanın en yüksek barajının Türkiye ’de olduğunu bile bile, baraj altında kalmasını istemek ve yüksek sesle ifade etmek, bir defa halkın iradesine büyük bir saygısızlık” demişti.

Akdoğan, Demirtaş'ın sözlerine yanıt vererek, “Bugün Selahattin Demirtaş bana cevap vermiş, ben demiştim ya, ‘Barajı geçemezlerse süper olur’ diye. ‘Demokrasiye inanan bir insan böyle bir laf eder mi, utanmıyor mu’ demiş. Utanma duygusu olsa sen sokağa çıkmazsın” dedi.

Polisten Demirtaş'ın evine ikinci müdahale!


Akdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

Demirtaş’a yanıt

“Bugün Selahattin Demirtaş bana cevap vermiş, ben demiştim ya, ‘Barajı geçemezlerse süper olur’ diye. ‘Demokrasiye inanan bir insan böyle bir laf eder mi, utanmıyor mu’ demiş. Utanma duygusu olsa sen sokağa çıkmazsın.

“Kobani olaylarında insanları sokağa döktün, onlarca insan hayatını kaybetti. Sende utanma duygusu var mı? Çözüm Süreci’nin düşmanı olan, her türlü sabotajı yapan, düne kadar şikayet ettiğiniz ne varsa yapan paralel yapıyla aşk yaşıyorsunuz. Sende utanma var mı? Çözüm Süreci’ne hiç destek vermeyen, her türlü engeli çıkaran ulusalcı zihniyetle, CHP ile flört ediyorsun. Sende utanma var mı?

“Senin bir kardeşin var. Ne iş yapıyor? Mesleği ne? Terörist, Kandil’de. Bir dönem siyaset yapıyordu. Sonra terörist olmaya karar verdi. Bunlar gece başka gündüz başka, 6 ay siyasetçi, 6 ay terörist. Bu yaklaşım nasıl demokrat olabilir? Bu oyuna gelmeyelim. Böyle bir zihniyetin barajı geçmesi demokrasi için bir tehlikedir, bir tehdittir.

“Sizin nereniz demokrat? Sizin bir elinizde silah, öbür elinizde siyaset var. Siz terör örgütünün emriyle hareket ediyorsunuz. Onun vesayeti altındasınız.

Selahattin Demirtaş: Erdoğan seçim akşamı sarayın penceresine bile çıkamayacak

“Batıda faşist partiler vardır, kafatasçı, şiddet çağrısı yapan. Bunlar demokratik bir anlayış olarak görülmezler. Bir yere kadar tolere edilirler ama iş fiiliyata geçtiği anda ‘dur’ derler ve bunların güçlenmesi demokrasinin gelişmesi olarak görünmez. Aynı kafatasçı yaklaşım sende yok mu? Etnik milliyetçilik yapmıyor musun? Şiddet çağrısı yapmıyor musun? Senin elinde silah olan, elinden kan damlayan bir örgütün yok mu? Senin neren demokrat. Ne zaman ki onunla bağını koparırsın, vesayetinden çıkarsın, milletvekili kadrolarını Kandil belirlemez, Kandil’e gidip hesap vermezsin, ne zaman millete gidip hesap verirsin, o zaman demokrat geçinebilirsin.

“İsteriz ki biz daha fazla oy alalım, diğer partiler daha az oy alsın. Bu bir temennidir. Ama sen ‘ben barajı geçmezsem dağa çıkarım’ anlamında tehditler savuruyorsan, ‘Gider başka yerde parlamento kurarım’ diyorsan, milleti tehdit ediyorsan, odur milletin iradesine saygısızlık.

'EL İŞARETİYLE MİLLİYETÇİLİK OLMUYOR'

“Biz de mi kandırmaca yapalım. ‘Her yıl şu kadar şehit verelim, idare edip gidelim’. Niye vereceğiz? Senin yanlış politikaların nedeniyle niye bu vatanın evlatları toprağa düşsün? Niye bu ülkenin bütünlüğü sarsılsın? Biz Türkiye bölünmesin, bütünlüğümüz pekişsin diye bunu yapıyoruz. Kardeşliğimiz için yapıyoruz. Sen zihninde bölmüşsün.

“Sen Şırnak’ta yoksun, Van’da yoksun, Hakkari’de yoksun. Şimdi milliyetçilik üzerinden şeref tartışması var birkaç gündür. Şeref… Sen Hakkari’deki vatan toprağına sahip çıkıyorsan şerefin yücelir. Şırnak’ta al bayrağı sallandırabiliyorsan, oralarda siyaset yapabiliyorsan, Van’daki, Bitlis’teki, Bingöl’deki insana söyleyecek sözün varsa, sen oraya ayak basıyorsan şerefin yücelir ve milliyetçi olursun.

“Kim daha şerefli peki, Türk pasaportunu itibarını yükselten mi, yerlerde süründüren mi? Türk lirasının değerini yücelten mi, 6 sıfır atıp daha değerli hale getiren mi, yoksa değersiz bir paçavra gibi kullandırtan mı? Kim daha milliyetçi, ecdad yadigarı eserlere sahip çıkan mı, çıkmayan mı daha milliyetçi? Bunlara biz sahip çıktık. Sen milletin değerlerini yüceltiyorsan, milletin imkanlarını artırıyorsan, Türkiye’yi büyütüyorsan milliyetçisin.

“El işaretiyle milliyetçilik olmuyor, bu gönül bağıyla, el emeğiyle, çalışmakla, çabalamakla oluyor. Savunma sanayiinde içler acısı bir durum vardı. Tamamen dışa bağımlı bir ülke… Yüzde 24’tü, şimdi yüzde 55 milli kaynak. İki tane şirketimiz var. Bunları da kapatmak için planlama yapmışlar. Tek bildikleri planlama, şirketleri kapatma planlaması.

“O iki kapanacak şirket, şu an dünyanın en büyük yüz şirketi arasına girdi. Kendi milli piyade tüfeğimizi yaptık. Askerin elindeki tüfeği sen yapamıyordun. Dışa bağımlıydın. Şu an da kendi helikopterimizi, tankımızı yapıyoruz.

“AK Parti iktidarı döneminde temel hak ve özgürlükler adına önemli gelişmeler yaşandı. Kürtlerle ilgili yüz adımdan 95’ini, AK Parti hükümetlerinde atıldı.

“HDP bu konuda hiçbir politika geliştiremedi, aksine durumu istismar etti. Bu kadar insan öldüyse bunda senin vebalin var. Bölgede Kürt’e kim zulüm ediyor? Kürt’ün yolunu kim kesiyor? Kürt’den kim haraç alıyor? Kürt’e kepengini kapatmasını kim zorluyor? Çocuğunu kim kaçırıyor.”