Yalçın Küçük: Herkesi ben mi yönettim?

Yalçın Küçük: Herkesi ben mi yönettim?
Yalçın Küçük: Herkesi ben mi yönettim?

Gazeteciler duruşma öncesi kalem bırakma eylemi yaptı.

Oda Tv davasında savunma yapan Yalçın Küçük kendisine yönelik suçlamalara tepki gösterdi. Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un tahliyesini istedi.

İSTANBUL - Gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık ve Soner Yalçın’ın da yargılandığı Odatv davasının 13. duruşması görülmeye başlandı. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Soner Yalçın, Hanefi Avcı, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve Yalçın Küçük ile aralarında Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın da bulunduğu 7 tutuksuz sanık katıldı. Duruşmaya CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP milletvekilleri Oktay Ekşi, Haluk Eyidoğan, Celal Dinçer gazeteciler Ahmet Hakan, Uğur Dündar, Orhan Bursalı, Ayşenur Arslan ile oyuncular Tarık Akan ve Orhan Alkaya da izleyici olarak katıldı.


"BENİ HAFİFE ALMAYIN"
Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci TÜBİTAK raporunun mahkemeye geldiğini belirterek rapora karşı beyanları almak üzere sanıklara söz hakkı verdi. İlk olarak konuşan tutuklu sanık Yalçın Küçük, "Mamak’ta, Silivri’de, DGM’de yargılandım, hapis yattım. Çok şükür yatmadığım cezaevi kalmadı. Siz bizi suçsuz olarak yargılıyorsunuz. Bizi 3 gün yargılayın. Verin cezamızı. Bizim suçumuz yok" dedi. Ellerindeki kağıtları mahkeme heyetine gösteren Küçük," Bunları görüyor musunuz? Bunlar sizin iddianameniz. Ergenekon’u, PKK ’yı, Oda TV’yi ben yönetiyorum. Beni hafife almayın. Öcalan’ı da ben yönetiyorum. Bir tek beni, ben yönetemiyorum" dedi.
Odatv ve Ergenekon davasına dikkat çeken Küçük, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuksuz yargılanması gerektiğini belirtti.
Gazeteci Ahmet Hakan’ın ’Yalçın Küçük’ün bu davada birinci adam olduğunu bana inandıramazsınız’, Ertuğrul Özkök’ün ise ’Bu çılgın adamı sevmeye başladım’ dediğini belirten Küçük, "Beni erkeklere de sevdirmeye başladınız" diye konuştu.


"TÜRK KAVMİNİN İLK ÖĞRETMENİYİM"
Küçük ifadesinde Abdullah Öcalan’la ilgili olarak da şunları söyledi, "Abdullah Öcalan demiş ki, Yalçın Küçük’ün her sözünü duyduğum zaman şimşekler çakıyor. Sizde çakmıyor mu? Sizi tenzih ediyorum. Kimin ne zaman tutuklanıp tahliye edileceğine merkezi bir planlama ile karar verileceğine inanıyorum. Siz ise kendiniz karar vereceğinizi düşünüyorsunuz. Ama sizi tenzih ederim. Karar vicdandır. Beni nasıl tutuklu tutuyorsunuz? Savcı bey bir kez okuyun iddianameyi. Bu iddianamede Abdullah Öcalan’ı, PKK’yı yönettiğim söyleniyor. Bunu ciddiye alamazsınız. Bu Türk kavminin ilk öğretmeniyim ben, beni çıkartın" ifadelerini kullandı.


GAZETECİLER VE CHP’LİLERDEN EYLEM Bu arada duruşma öncesinde gazeteciler, verilen arada ise CHP’liler birer basın açıklaması yaptı.
5'i tutuklu 13 sanığın yargılandığı Oda Tv Davası'nın 13. duruşması öncesi Çağlayan'daki Adalet Sarayı önünde tutuklu gazeteciler, "Zindanlar boşalsın, gazetecilere özgürlük" yazılı pankart açtı. Eylemde, Oda Tv ve KCK davasında tutuklu gazetecilerin de aralarında bulunduğu sanıkların fotoğrafları adliye önünde yere dizildi. Basına açıklama yapan gazeteci Ayşenur Arslan, "Biz gazeteciler bu pankartın arkasında fotoğraflarımızda yerde olmamalıyız. Siz kameraman ve muhabir arkadaşlarımızın yanında olmalıyız. Gazeteci olarak durmamız gereken yer o. Ne yazık ki değiliz. Soner içerde benim için yatıyor. Ben konuşamayayım diye yatıyor. Barış Terkoğlu sizin için yatıyor. Siz konuşamayın diye yatıyor. Bunu bilmek, gazeteciliğimizi bilmek ve gazeteciliğimizi sonuna kadar savunmak için buradayız" ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasının ardından gruptakiler ellerinde bulunan kurşun kalemleri ‘Zindanlar boşaltılsın, gazetecilere özgürlük’ yazılı pankartın üzerine bıraktı.
Duruşmaya verilen kısa arada ise, CHP’liler davaya ilişkin basın açıklaması yaptı. Bir açıklama yapan Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Türkiye ’de yurt severlerin aydınların özgür düşünen herkesin herhangi bir şekilde komploya kurban gittiğini söyledi. Tezcan, "32 yıl sonra bile 12 Eylül mantığının ağırlaştırılmış bir şekilde devam ettiği günleri yaşıyoruz. Kurgulanmış mahkemelerde kurgulanmış davalarda Türkiyenin aydınları peşinen mahkûm edilmiş durumda” dedi. Türkiye’de yargının siyasetinin emrinde olduğu, söyleyen Tezcan, “Tayip Erdoğan’ın hakim olduğu mahkemeler vardır. Bu mahkemeler Tayyiban mahkemeleridir" şeklinde konuştu. (dha, odatv)