Yargı leke kaldırmaz

Kaban: Kusur kişisel
Adli yıl, MİT-Çakıcı-Yargıtay dosyasının gölgesinde açıldı. Skandala adı karışan Yargıtay Başkanı Özkaya rapor aldığı için açılışı yapan Başkanvekili Kaban, 'Kusur kişiseldir, yargı yıpratılmasın' mesajını verdi.
Hükümete mesaj
Özkaya'ya "Adalet en küçük lekeyi kaldıramayacak kadar kutsaldır" sözleriyle atıfta bulunan Kaban, hükümetin durumu fırsat bilip yargıda yeni düzenlemelere gitmemesini istedi ve yeni bir Anayasa çağrısı yaptı.
Erdoğan: Güven şart
Cumhurbaşkanı Sezer, mesajında bazı olumsuzlukların tüm yargıya mal edilmemesi gerektiğini söyledi. Başbakan Erdoğan ise toplumun huzuru için yargıya duyulan güvenin sürmesi gerektiğini belirtti.

ANKARA - Yeni adli yıl açılışına MİT-Çakıcı-Yargıtay dosyası damgasını vurdu. Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya raporlu olduğu için adli yıl açılış konuşmasını yapan Yargıtay 1. Başkanvekili Mater Kaban, "Adalet en küçük lekeyi kaldıramayacak kadar kutsal bir değerdir" diyerek skandalla ilgili net tutum takındı. Yargıtay tarihinde ilk kez bir başkanvekili açılış konuşması yaptı.
Kaban'ın, açılış konuşmasında ilk vurgusu laiklik ve çoğulculuğa oldu. Kaban, "Demokrasilerde devlet çoğulcu yapıyı benimsemek, düşünce ve
inançlar karşısında yansız olma zorundadır. Laik olmayan bir ülkede demokrasiden, hukukun üstünlüğünden söz etmeye olanak yoktur" dedi.
Güven duyulmayan bir yargının adil olduğundan söz edilemeyeceğini, bu saygı ve güveni sağlama görevinin de en başta yargıya düştüğüne dikkati çeken Kaban, sözü daha sonra üzerine ne söyleyeceği merak edilen tartışmaya getirdi ve şunları söyledi:
Bu kadarı haksızlık: Son zamanlarda, basında yargıya duyulan güvenin azaldığı haber ve yorumları sıkça yer almakta, bunlara bazı kurum ve kuruluşlarca yanlış veri ve donelere göre yaptırılan, doğruluk ve yansızlıkları kuşkulu araştırma sonuçlarının eklendiği görülmekte, hatta sorumluluk taşıyan bazı kişiler tarafından (Kaban'ın bu sözleriyle Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok ile MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'u kastettiği öne sürüldü) tüm yargıyı kapsayacak şekilde yargıya güvenilmediği basın aracılığıyla kamuoyuna duyurulabilmektedir.
Siyasiler fırsat bilmesin: Bu durum, tüm olanaksızlık ve olumsuzluklara göğüs gererek, özveri ve onurla görev yapan yargı mensuplarını derinden üzmüştür. Yargıya yöneltilen ve haksızlığına inandığım eleştiriler, dayanak alınarak yargı bağımsızlığını ve yargıç güvencesini zaafa uğratacak yeni düzenlemelere gidilmesi, çok yanlış sonuçlar doğuracaktır.
İstismar mümkün: Yargıda her zaman bir kazanan bir de kaybeden taraf vardır. Bu özellik yargıyı bazı kişi ve kurumların istismarına maruz bırakabilmekte, ayrıca kaybeden veya bu duyguya kapılan kişilerin asılsız ve yersiz suçlamalarına yol açabilmektedir. Bu olgular, yargının değişmez kaderidir. Ancak, belirtmek gerekir ki, yargının güç koşullar altında çalışması, güven kaybının mazereti olamaz. Yargı, hâkim ve savcılarıyla, personeliyle içinde bulunduğu güç koşulların düzeltilmesini bekler ve isterken, kendisine düşen görevi saygınlığına ve onuruna yakışır şekilde yapmalıdır. Çünkü adalet, en küçük lekeyi kaldıramayacak kadar kutsal bir değerdir.
Özel yaşamda saygınlık: Avukat, savcı ve yargıçların, mesleklerinin etik kurallarına uymaları, görevlerini süresi içerisinde ve doğru olarak yapmalarının yanında özel hayatlarında da düzeyli, saygın ve dengeli davranış içinde bulunmaları gerekmektedir. Ancak bu takdirde beklenen görev ve saygı önemli ölçüde sağlanıp korunabilir.
Kaban'ın güncel adalet sorunlarıyla ilgili görüş ve önerileri ise şöyle:
Yeni Anayasa: Anayasa'nın bazı hükümlerinde AB ölçütleri ışığında, yararlı ve zorunlu değişiklikler yapılmışsa da bununla yetinilmemesi, haklı eleştirileri de dikkate alan, toplumsal uzlaşmaya dayalı, hükümleri birbiriyle uyumlu yeni bir Anayasa yapılmalıdır.
Bağımsızlık yok: Anayasa'ya göre hâkim ve savcıların idari görevleri yönünden, yürütme erkinin bir organı bulunan Adalet Bakanlığı'na bağlı tutulmaları ve buna bağlı diğer hükümler, yargı bağımsızlığını ve yargıç güvencesini sağlamaktan uzaktır.
Yüce Divan'ı istedi: Yüce Divan görevi, yargılama birliğinin gereği olarak Yargıtay'a verilmelidir.
TCK tartışılsın: Bazı yasalar yeterli araştırma yapılmadan, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların uygun sürelerde görüşleri alınmadan çıkarılmaktadır, kısa sürede Meclis'imizde ele alınacak Türk Ceza Yasası tasarısı da bu eleştiri kapsamı içindedir.
Medyaya eleştiri: Bir kısım yazılı-görsel basın tarafından kişiler hakkında, soruşturma mercilerini etkileyecek, kanıt ve vicdanlara göre karar verilmesini önleyecek derecede, kısmen veya tamamen yanlış, kişilik haklarını ağır şekilde zedeleyen yayınlar yapıldığı, en önemlisi de iddiaların kurum ve kuruluşlarla özdeşleştirilip genelleştirilerek o kurum-kuruluş bakımından kamuoyunda onarılması güç güvensizlikler yaratıldığı görülmektedir.



Sezer: Kuşkum yok gerekeni yaparlar
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türk yargısının tartışmaların odağında kim olursa olsun, olumsuzlukların ortadan kaldırılması için gerekeni yapacağından kuşkusu olmadığını söyledi.
Sezer adli yılın açılış nedeniyle Mater Kaban'a gönderdiği mesajda MİT-Çakıcı-Yargıtay olayına özel yer verdi. Sezer, öncelikle bu olay nedeniyle tartışmaların yargıyı hedef alan düzeye taşınmasından yakındıktan sonra sözlerine şöyle devam etti:
"Son günlerdeki kimi tartışmaların yargıyı hedef alan düzeye taşındığı görülmektedir. Yurttaşların hukuka inancını zedeleyecek eylem, tutum ve davranışların yargıya güveni sarsacağının ve onarılması güç sonuçlar yaratabileceğinin unutulmamalıdır. Olumsuzlukların tüm yargıya mal edilmeye çalışılmasından kaçınılmalı, eleştirilerin yargıyı yıpratmamasına özen gösterilmelidir. Türk yargısının, tartışmaların odağında her kim olursa olsun, olumsuzlukların ortadan kaldırılması için üzerine düşeni yapacağından kuşku duyulmamalıdır. Yöneteni ve yönetileniyle herkes yargıya güvenmeli, yargının ve adaletin bir gün herkese gerekli olacağı göz ardı edilmemelidir."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Kaban'a gönderdiği kutlama mesajında, hukuk devleti gereğinin, yargı erkinin yürütme ve yasama erkinden bağımsız, her türlü baskıdan uzak olarak adalet hizmetini en etkin biçimde yerine getirmesi olduğunu vurguladı. Erdoğan, toplumun huzur ve barış içinde yaşayabilmesinin de hızlı, eksiksiz ve zamanında işleyen, çağın ihtiyaçlarını karşılayarak toplumun yargıya güven duymasını sağlayan bir adalet sistemi ile mümkün olduğuna işaret etti ve bu yöndeki düzenlemelerin, temel hedefleri olduğunu belirtti.


Başkan'a avukat desteği
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok adli yıl açılış törendeki konuşmasında MİT-Çakıcı-Yargıtay dosyasıyla ilgili haberleri eleştirdi. Özok, "Yargıtay Başkanı'nın insani duygularla, yapıldığı açık olan 'davranışlarının' sunuluş biçimi, aynı durumda kalacak kişiler için ders niteliğindedir. Çok yönlü bu dersin seçkin hukukçu, örnek yargıç ve dürüstlüğü tartışma konusu yapılamayan Yargıtay Başkanı'nın şahsında olması üzüntü vericidir" dedi.
Öte yandan, bir grup Yargıtay üyesi, adli yıl töreninden sonra, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde yatan Yargıtay Başkanı Özkaya'yı ziyaret etti.