Yargıda demeç çok, icraat yok!

Çakıcı kulisi nedeniyle Yargıtay Başkanı Özkaya'nın 30 Temmuz'da Yargıtay'a giden dosyasında işlem yapılmaması yargı çevrelerini rahatsız etti: Bu iş acil, adli yılın başlamasını beklemek hata.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - MİT-Çakıcı-Yargıtay skandalına yönelik, adalet ve yargının zirve isimlerinden her gün yeni açıklamalar gelirken, iddialarla ilgili soruşturmada henüz bir gelişme sağlanamadı. Dosyanın 'gereği yapılmak' üzere Yargıtay'a gönderilmesinin üzerinden bir ay, olayın öğrenildiği tarih olan gözaltıların üzerinden ise üç ay geçti.
Yargıda demeçler savaşı, iddiaların basına yansıdığı 11 Ağustos'ta başladı. Çakıcı lehine Yargıtay'da kulis yapılmasında MİT'çi Kaşif Kozinoğlu ile Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya'nın villasının tadilatını yapan müteahhit Hakkı Süha Şen'in isimleri öne çıktı. Bunun için görüşülen kişinin Özkaya olduğu bizzat kendisi tarafından itiraf edildi.
Özkaya, izleyen günlerde de bu görüşmelerde neden ve nasıl yer aldığına ilişkin ayrıntılı ve çoğu kez birbiriyle çelişen açıklamalarını sürdürdü. O sürede isim vermeyen kimi yargıçlar da görüşlerini basına yansıtırken, 'artık konuşmayacak' denilen Özkaya yeniden açıklamalar yaptı.
Demeç savaşı, önceki gün Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok'un çıkışıyla zirveye ulaştı. Ok, Özkaya'nın mutlaka yargılanması ve yargıyı temsil görevi de zayıfladığı için adli yılı açış konuşmasını yapmaması gerektiğine işaret etti. Ok'un protesto ve bazı kesimlerce istifa çağrısı olarak da görülen çıkışı yargıdaki saflaşmayı da keskinleştirdi.
Gereği düşünülemedi
Ancak, kamuoyunun, iddiaların hızla ve etkili şekilde soruşturulması beklentisi bugüne kadar karşılanmadı. Yargı temsilcileri soruşturmada aynı hızı gösteremedi.
Çünkü skandalı kapsayan dosya İstanbul Başsavcılığı'nca 27 Temmuz'da, ana dosyadan ayrıldı. Bunun nedeni iki yargıcın da dokunulmazlıklarının olması, savcının bu kişilere soruşturma açamamasıydı. Başsavcının da bunun üzerine dosyayı Özkaya ve Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Yalçınkaya'yı kapsayan bölümleriyle ilgili gereği yapılmak üzere 28 Temmuz'da postaya verdiği, dosyanın Yargıtay Başsavcılığı'na 30 Temmuz'da ulaştığı belirlenmişti. Ancak, dosya üzerinde 15 gün süreyle işlem yapılmadığı da ortaya çıkmıştı.
Kendisi de tatilini kesip Ankara'ya dönen Başsavcı Ok, iki haftalık gecikmenin adli tatil nedeniyle olağan karşılanmasını istemişti. Dosyanın iki hafta süresince Yargıtay'da olduğunu açıklayan Ok'un bu bilgiyi Özkaya'nın adının geçtiği haberlerden sonra açıklaması da dikkat çekmişti.
Ok, dosyayı 16 Ağustos'ta ismi geçtiği için Özkaya'ya göndermemiş, onun yerine Yargıtay Başkanvekili Mater Kaban'a teslim etmişti. Başsavcı Ok, Genel Sekreter Yardımcısı Ercan Yalçınkaya'nın dosyasını ise Adalet Bakanlığı'na göndermişti.
İstanbul Başsavcılığı'nın dosyayı göndermesinin üzerinden dün itibarıyla tam bir ay geçti. Ancak, bu sürede başkan Özkaya hakkında dosyanın başkanvekiline teslimi dışında gelişme sağlanmadı. Bakanlık, bu konuda Yargıtay'dan bir adım öne geçti. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, dosyanın kendisine ulaşmasının ardından müfettiş görevlendirdi ve soruşturma süreci başlattı.
'Adli yıl beklenmeyebilirdi'
Özkaya soruşturmasına başlanması için adli yılın başlaması bekleniyor. Ancak, bunu olağan karşılamayanlar var: "Adli tatil olması, soruşturmaya engel oluşturmamalıydı. Yargıtay Başkanlığı'nın veya dosyanın kendisine verildiği başkanvekilinin, soruşturmayı yapacak Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu'nu toplantıya çağırması mümkün. Bunun için tatilin bitmesi gerekmez."
Özkaya'nın, hakkında iddialar bulunan kişi, Ok'un ise dava açılması halinde iddia makamında oturacak kişi olduğuna dikkat çekenler, şu değerlendirmeleri yaptı: "Bu nedenle başkan da başsavcı da, tarafı olabilecekleri ve gizli yürütülmesi gerekli soruşturma hakkında asla konuşmamalıdır."