Yargıtay yüksek uyumda

Cezalandırmada eşitlik
8. Ceza Dairesi, düşünce özgürlüğüne tarihi gerekçeyle tam destek kararından sonra, 'ayrımcılık yasağını cezalandırmada eşitlik' getirdi. Daire, ağırlıklı olarak Kürt sorunu üzerine düşüncelere cezada uygulanan TCK'nın 312. maddesini 'Kürtlere karşı ayrımcılığa' da işleterek bir ilke imza attı.
'Kürt kimliği'ne atıf
Daire, sağlık ocağında 'Kürt kimlikli hastaları aşağıladığı' ve "Pis, şerefsiz Kürtler, hepinizi öldürmek gerek" diyerek halkın bir bölümünü diğerine karşı düşmanlığa kışkırttığı gerekçesiyle bir hekime verilen cezayı onayladı. Karar oybirliğiyle alındı.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Yargıtay 8. Ceza Dairesi, düşünce özgürlüğüne tarihi gerekçeyle tam destek kararından hemen sonra, 'ayrımcılık yasağını cezalandırmada eşitlik' getirerek tarihe bir not daha düştü.
8. Ceza Dairesi; bugüne kadar ağırlıkla Kürt sorunu üzerine düşüncelere cezada uygulanan TCK 312. maddesini bu kez 'Kürtlere karşı ayrımcılık' suçuna da işleterek bir ilke imza atmış oldu.

Kürt kimlikli vatandaş

Kararında 'Kürt kimlikli vatandaş' ifadesini de kullanan daire, Erzurum'da görev yaptığı sağlık ocağında 'ayrımcılık yaparak Kürt kimlikli hastaları aşağıladığı', 'Pis, şerefsiz Kürtler, hepinizi öldürmek gerek' diyerek halkın bir bölümünü diğerine karşı düşmanlığa kışkırttığı gerekçesiyle TCK 312'ye muhalefetten mahkûm edilen doktora verilen cezayı oybirliğiyle onayladı. Bu sözleri 'kamu düzeni için somut tehlike' kabul eden daire, sanığın böylece 'nefret yaydığı, çatışmayı kızıştırdığı'nı belirterek, düşünce özgürlüğünün ne durumda sınırlanacağına da en somut örneği gösterdi. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bu kararına konu dava şöyle gelişti:
İLK CEZA DGM'DEN: Tekman İlçe Sağlık Ocağı'nda görevli doktor Mustafa Şen hakkında, 'Pis Kürtler, hepinizi öldürmek lazım' sözleri nedeniyle dava açılmıştı. DGM, sanığı 'halkı sınıf, ırk, mezhep ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa' tahrik suçunu düzenleyen 312/2 maddesine muhalefetten cezalandırılmış, ardından cezayı ertelemişti. Sanık kararı temyiz etmişti.
BAŞSAVCI, CEZAYA İTİRAZ ETTİ: Yargıtay Başsavcılığı ise, doktora cezaya karşı çıkarak bozulmasını istemişti.
DAİREDEN OYBİRLİĞİYLE ONAY: Ancak Yargıtay 8. Ceza Dairesi, DGM'nin ceza kararını oybirliğiyle onayladı. Onama kararının tam metni şöyle:

Karar metni

KÜRT KİMLİKLİ HALKI AŞAĞILADI: Tekman Sağlık Ocağı'nda görevli sanığın ayrımcılık yaparak Kürt kimlikli hastalara aşağılayıcı konuşmalar yaptığı,
DÜŞMANLIĞA KIŞKIRTTI: 1999'da güvenlik kuvvetleriyle bölücü teröristler arasında çıkan çatışmada ölü ele geçirilen teröristlerin cesetleri ocağa getirilirken, ruhsatlı tabancısını ocak önünde toplanmış topluluğa doğrultarak 'Pis Kürtler, sizin hepinizi öldürmek gerek, şerefsiz Kürtler, hepiniz öldürülmeye layıksınız' gibi sözlerle halkın bir bölümünü diğerine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği;
NEFRET VE ŞİDDETE DAVET SUÇ: Nefret yayan, çatışmaya kışkırtan ve şiddet kullanmaya davet eden bu ifadelerin duyarlı durumda bulunan bir topluluk önünde sarf edilmiş olması,
ASIL TEHLİKE BU: Kamu düzeni için somut tehlike oluşturması karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir, sanık ve avukatının yerinde görülmeyen itirazlarının reddine" karar verildiği belirtildi.



İfade özgürlüğünün sınırı için örnek
BUGÜNE KADAR BÖYLEYDİ: TCK'nın ünlü 312. maddesi, ilk başta sol, ardından Kürt sorunuyla ilgili düşünceleri, son dönemde ise ayrıca
'laiklik karşıtı' kabul edilen düşünceleri cezalandırmada işletiliyordu. 312. madde bu nedenle birden çok kez değiştirilmişti.
İLK KEZ: Dolayısıyla bugüne kadar sanki yalnızca, 'Kürtlerin halkın diğer kesimine karşı kışkırtılması' suçunu cezalandırma aracı gibi görülen 312. madde, yepyeni bir içerik kazandı.
CEZADA EŞİTLİK: Daire, böylece ilk kez hak ve özgürlüklerle ilgili uluslararası sözleşmelerin en önemli konusu olan 'ayrımcılık yasağının' her kişi ve gruba eşit uygulanması gerektiği ilkesini de ete kemiğe büründürdü.
ÖRNEK KARAR: Bu kararla artık, ayrımcılık suçu, hangi din, etnik grup, mezhep adına veya bunları tahrik amacıyla işlenirse işlensin cezalandırılacak.
SINIR KRİTERİ: Daire, ifade özgürlüğünün hangi koşullarda sınırlandırılabileceğini de bu kararıyla en somut şekilde gösterdiğinden, mahkemelere de yol gösterici olacak.
BU YARGIÇLAR: Bu karar, daire başkanı Zeki Aslan ile üyeler Serpil Çetinkol, Hulusi Özek, Erol Özgenç ve Nuri Yılmaz tarafından alındı.


Avrupa da şaşıracak
Kararın ayrımcılık yasağı ve eşitlik konusunda Türkiye'yi zorlayan AB için de şaşırtıcı olacağı kaydedildi. Hukuk fakültesi dekanı Prof Dr. Turgut Turhanlı, kararın bu açıdan önemini şöyle anlattı:
ÇOK ÖNEMLİ HUKUKİ GELİŞME: Bu karar, TCK 312. maddenin öngördüğü biçimde, eşitlik hakkının korunması, ayrımcılık yasağının cezalandırılması bakımından çok önemli hukuki gelişmedir.
312 BU DEMEK: Böylece, yıllardan beri yapılan eleştirilerde de savunulduğu gibi, bu maddenin, özgürlükleri sınırlandırmanın bir aracı olarak değil, fakat özgürlükleri korumanın bir aracı olarak yorumlanabileceği hukuken vurgulanmış oluyor.
AVRUPA'NIN ELEŞTİRİLERİNE YANIT: Böylece, Avrupa insan hakları çevrelerinin öteden beri bu maddenin yorumu konusundaki eksiklikliğe işaret eden eleştirileri de karşılanmış oluyor.