Yargıtay'dan Çiçek ve hükümete eleştiri

Yargıtay Büyük Genel Kurulu, Başkan Özkaya hakkındaki iddialara 'Yargıtay'a Güven Manifestosu' ile yanıt verdi.

Yargıtay-MİT-Çakıcı ilişkisi iddialarında adı geçen Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, 52 günlük raporluluk döneminin ardından göreve başladığı ilk hafta iddialara 'Yargıtay'a Güven Manifestosu' ile yanıt verdi. Yargıtay'ın tüm üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen Büyük Genel Kurul bildirisinde, her çevreye eleştiri ve uyarı yapıldı. "Manifesto"da, ad verilmeden Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve Hükümet'e 'yakışıksız ve sorumsuz açıklamalar yaptıkları' eleştirisinde bulunuldu; kamuoyuna "Cumhuriyete sahip çıkın", siyasilere "yargının onur ve saygınlığını şahsi veya siyasi çıkarlara vasıta yapmayın" çağrısı yapıldı.

GÖVDE GÖSTERİSİ

Büyük Genel Kurulu'nda alınan kararlar basın toplantısı ile duyuruldu, bildiri Yargıtay 1. Başkanı Eraslan Özkaya tarafından kameralar önünde okundu. Basın toplantısında Eraslan Özkaya'nın yanında Başkan Vekilleri Mater Kaban ve Mehmet Handan Surlu da yer aldı. Kaban'ın, Eraslan Özkaya hakkında disiplin soruşturması açılmaması yönündeki Başkanlık Divanı kararında karşı oy imzası bulunuyordu.

OBJEKTİF BİÇİMDE YANSITILDI

Özkaya, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nda, görüşülen konuların bir bildiri ile duyurulmasına oybirliğiyle karar verildiğini açıkladı. Özkaya, "Bu bildiri objektif olarak hazırlanmış bir bildiri. Konuşulan herşey objektif olarak buraya aktarıldı" dedi.

YARGITAY LAİKLİĞİN GÜVENCESİ

Özkaya, Anayasaya göre yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemeler eliyle yürütüldüğünü belirtti. Yargıtay'ın adliye mahkemelerince verilen ve yasanın başka bir adli merciye bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme yeri olduğunu belirtti.
Yargıtay'ın temel hak ve özgürlüklerin demokratik, laik, hukuk devleti ilkelerinin sarsılmaz güvencesi olduğunu söyleyen Özkaya, ülke düzeyinde adaletin gerçekleştirilmesinin, Türk hukukunun geliştirilmesi yönündeki çalışmalarını Yargıtay'ın tam bir özveri ve üstün başarı ile sürdürdüğünü kaydetti. Yargıtay'ın 1868 yılından bugüne değin Türk hukukuna yön vermiş, hukuk düzeninin yerleşmesinde, adaletin gerçekleşmesinde etkin rol oynadığını ve öncelik ettiğini belirtti. Özkaya, konuşmasına şöyle devam etti:
"Böylesine önemli ve anayasal görevler üstlenen Yargıtay, bir süredir sistemli ve kararlı bir şekilde sürdürülmekte olan karalamaların hedefi haline getirilmiştir. Bu ortam Yargıtay mensuplarının çalışma azim ve şevklerini olumsuz bir şekilde etkilemektedir.
Cumhuriyetin yargının ve Yargıtay'ın değinilen nitelik ve yapısını içine sindiremeyen bazı çevrelerin bunu değiştirme düşüncesi ile erkler arası dengeyi bozma, denetleyen vasfından rahatsız oldukları yargıyı yıpratma gayesi içinde oldukları görülmektedir.

SİYASETÇİLERE ELEŞTİRİ

Bakan, milletvekili, TBMM Komisyon Başkanlığı gibi önemli devlet sorumluluğu olan kişilerin yargı ve Yargıtay hakkında çeşitli vesilelerle verdikleri yakışıksız ve sorumsuz açıklamaları bir kısım kurum ve kuruluşların basın yayın organlarının da kişisel ikbal ve istikbal ya da ekonomik çıkar uğruna katıldıkları saptanmış ve bu olumsuzluklar Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nca esefle karşılanmıştır.
Ancak, bu kişi ve kurumlarca suçlanan Yargıtay'ın soruşturmaya konu olan dosyaların hangisinin kötü niyetle kişilerin istekleri doğrultusunda karara bağlandığı açıklanamamıştır. Bu durumda müvekkil-vekil arasındaki telefon görüşmelerinde oluşan ilişkilerin tek mağduru hakimler olmuştur.
Yargıtay ve mahkemeler cumhuriyeti, devleti ayakta tutan temellerden en önemlisidir. Bu temeli sağlam ve itibarlı tutmak herkesin görevidir.
Bağımsızlık, hakimlik teminatı ilkeleri bütün gönüllerde yerleşmiş olmalıdır. Bir hakimden mahkeme kararından söz edilirken saygılı olmak gerekir. Hakim de bir insandır ve mahkemeler de insanlardan oluşur.
Hakimi teminattan ve bağımsızlıktan yoksun kılmak, teminatı zedeleyecek, bağımsızlığı giderecek hükümler getirmek, teminatı ve bağımsızlığı kötüye kullanan tek hakimin mevcudiyetine katlanmaktan çok daha sakıncalı, hatta tehlikelidir.

'HAKİM TEMİNATI İMTİYAZ DEĞİL'

Hakim teminatı, hakimlere tanınan bir imtiyaz değildir.bu teminat sadece yargılanan kişiler için güvencedir. Zira, siyasal gücün etkisine maruz kalmış bir yargı, objektifliğini, saygınlığını, temelhak ve özgürlükleri etkin bir şekilde koruyabilme yeteneğini yitirir.
Yargı mensuplarının söz ve eylemlerinden dolayı sorumlu olmayacakları ve yargılanamayacaklarına dair Anayasa'da yasalarda hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Oysa, seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülen milletvekili, Meclis'in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. İşte bu düzenlemeler yasama organı temsilcileri için bir imtiyazdır, hatta zırhtır.
Hakimin teminatı ile böyle bir yasama dokunulmazlığını birlikte mütalaa etmek hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz. Bu yolda düşünce oluşturanların, yargı bağımsızlığına ilişkin Birleşmiş Milletler Genel Kurul kararlarını bir daha okumaları gerekir.
Yine değinmek gerekir ki, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu konusunda basınayansıyan tartışmalar ve bu kurula ait yetkilerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na verilmesi biçimindeki düşüncelerin yukarıda değinilen ilkelerle bağdaştırılması da mümkün değildir.
Bu tutumun Anayasa ile Yargıtay'a verilen yetkilerin gaspından başkabir anlamı olamaz. Böyle bir beklenti, rejimi demokratik çizgiden çıkarma tehlikesini de beraberinde taşır.
Her demokratik, hukuk devletinde saygın olan ve herkesin saygı göstermesi gereken unsurlar vardır. Bunların başında yargı ve onun temsilcileri yer alır. Yargıyı daima en güçlüye karşı, en zayıfı koruyabilecek kudret ve kuvvetle tutmalıyız. Halkın ona güvenini sarsacak davranışlardan herkes özenle kaçınmalıdır. Güçlüler yargıdan çekinmeli, zayıflarsa ona güvenmelidir. Yargının onur ve saygınlığı şahsi veyasiyasi çıkarlara vasıta yapılmamalıdır. Güçlü ve mütecaviz karşısında kaldığımızda sığınabilecek ve güvenilebilecek bir yargı gücü yoksa gerçekten ülkemiz yaşanabilecek bir ortam olmaktan çıkar.
Bugün, devletin önemli kademelerinde görev alanların, yarın adaletin şefkatine sığınmak zorunda kaldıklarında yaşamak isteyecekleri ortamı, onlara bağımsız, tarafsız ve adil yargı sağlayacaktır.
Yüce Yargıtay'ın kendisine ve yargıya yapılan haksız ve çirkin saldırılara, bugüne kadar sessiz kalmasının nedeni aczinin dekğil, vakarının hakimlerin kararları ile konuşmasıilkesi ve üstlendikleri sorumluluklarının gereği olduğu gözden uzak tutulmamalıdır."

2 SAATLİK TOPLANTI

Yargıtay Büyük Genel Kurulu, 21 Ekim perşembe günü Yargıtay Birinci Başkanı Eraslan Özkaya başkanlığında toplanmıştı. 200'ü aşkın Yargıtay mensubunun katıldığı 2 saatlik toplantıda, Yargıtay-MİT-Çakıcı tartışmaları değerlendirilerek, bu bildirinin hazırlanmasına karar verilmişti. Bildiri, beş Yargıtay mensubu tarafından hazırlandı.