'Yeniden başlamak için mutfağa dönmek zamanıdır'

'Yeniden başlamak için mutfağa dönmek zamanıdır'
'Yeniden başlamak için mutfağa dönmek zamanıdır'
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, milletvekili aday adayı olmayacağını açıkladı.Erdemir, siyasete çocuklar için girdiğini belirttiği açıklamasında, "mutfağa dönme zamanı" dedi.

RADİKAL- CHP ’nin Bursa Milletvekili Doç. Dr. Aykan ErdemirCHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, milletvekili aday adayı olmayacağını açıkladı.Harvard mezunu Erdemir, siyasete çocuklar için girdiğini belirttiği açıklamasında, "mutfağa dönme zamanı" dedi. Erdemir, Türkiye 'deki nüfusun çoğunun 30 yaşın altında olmasına rağmen Meclis'te bu nüfusu 50 yaş üstündekilerin temsil ettiğini belirtti. Aykan Erdemir, Facebook sayfasında "Vekillik bize ara vermeden, bizim vekilliğe ara verebileceğimizin örneği olmak" dediği açıklamasında şunları dile getirdi:

'Yeniden Başlamak için Mutfağa Dönmek Zamanıdır'

Siyasete çocuklar için girdim. Yalnızca kendi çocuklarım için değil, hepimizin çocukları için. Onlara daha iyi bir yaşam, daha özgür bir ülke ve kardeşçe yaşayacakları yeşil bir dünya bırakmak için.
Ve bugün de milletvekilliğime çocuklarımın isteği üzerine bir virgül koyuyor, ara veriyorum. 2015 seçimlerinde milletvekili aday adayı olmayacağımı açıklıyorum.
"Baba, keşke daha çok bizimle olsan" diyen kızlarım bilsinler ki onları duyuyorum, anlıyorum. Diyeceksiniz ki Avrupa'da nice anne ve baba siyasetçi var; hatta hamile ya da emziren bakan. Evet, milletvekilliğini anne babalıkla bağdaşır kılan ve aile dostu çalışma düzeni sağlayan parlamentolara gıptayla bakıyor ve özeniyorum. Lakin bizim siyasetimiz de ülkemiz ve kentlerimiz gibi henüz aileler için; anne, baba ve çocuk dostu olarak tasarlanmamış. Belki de bu yüzden olsa gerek seçmenin yarısını oluşturan hayatlarının baharındaki 40 yaş altı kuşak yalnızca yüzde 12 oranında temsil ediliyor Meclisimizde.


Belki bu yüzden nüfusunun yarısı 30 yaşından genç olan bir ülkeyi yaş ortalaması 52 olan bir Meclis yönetiyor.Bugünün Türkiyesinde "çocuk da yaparım siyaset de" demek ne yazık ki mümkün olmuyor. Geçtiğimiz dört yıl boyunca hem iyi bir baba hem de iyi bir milletvekili olmaya çalıştım.
Bu imkansız görevi layıkıyla yerine getirmek için haftada yedi gün, günde 24 saat nasıl koşturduğumu seçmenlerim de çocuklarım da takdir ederler. İlgileri, sevgileri ve destekleri büyük bir nimetti. Kendilerine minnettarım. Ne yapsam ödeyemeyeceğim haklarını helal etsinler.
Bugün bir gönül rahatlığı ve iç huzuru içinde beni sevenlere bir lokma harama bulaşmamış dört yıl, Bursa'da hakim gözetiminde kontenjansız ön seçimle şaibesiz parti içi demokrasi ve yüzde 33 kadın ve yüzde 10 gençlik kotasıyla daha içerici ve kapsayıcı bir siyaset bırakıyorum.
Gönül isterdi ki toplumun yarısını oluşturan kadınların ve seçmenin yarısını oluşturan 40 yaş altı gençlerin de Meclis'te nüfusları oranında temsil edilebileceği bir siyaseti inşa edebilmiş olsaydık.
Biliyorum ki özgürlükçü ve katılımcı demokrasi uzun soluklu bir koşu.
Biliyorum ki bu daha başlangıç; patriyarki ve gerontokrasiye karşı mücadelemiz devam ediyor, edecek.
Umarım ki 7 Haziran 2015 seçimlerinde bir başka siyaset için örnek ve umut olurum: Vekillik bize ara vermeden, bizim vekilliğe ara verebileceğimizin, kendimiz listede olmasak da partimiz, siyasetimiz ve değerlerimiz için bütün gücümüz ve samimiyetimizle mücadele edilebileceğinin, bir bayrak yarışında başta gençler olmak üzere en az bizim kadar liyakat sahibi yol arkadaşlarımıza yer açabileceğimizin,
biz orta halli kesiminin de bilgimiz ve gayretimizle zenginler Meclisinde siyaset yapabileceğinin,Meclisin dışında bırakılmış 40 yaş altı kuşağa, emekçilere, kadınlara ve diğer dezavantanjlı kesimlere yer açıp kampanyalarını omuzlayabileceğimizin örneği olabilirsek ne mutlu bize.

Bilirim ki bir akademisyenin, bir hocanın verebileceği en güzel ders söyledikleri ve anlattıkları değil yaşadıkları ve yaşattıklarıdır.
Bugün artık benim için mutfağa dönüş vaktidir. Sosyal demokrasinin mutfağında özgürlükçü siyasetin bilimsel ve düşünsel altyapısı için çalışmanın vaktidir.Ve evimin mutfağında kızlarımın kahvaltısını her sabah keyifle ve özenle hazırlayan bir baba olmanın vaktidir.
Hayat arkadaşıma, canım kızlarıma, can dostlarıma ve yol arkadaşlarıma selam ve sevgiyle...
Bir gün yeniden aynı inanç ve heyecanla başlamak için şimdi mutfağa dönmek zamanıdır.