Yerel demokrasiye veto

14 madde sakıncalı
AKP'nin yerel yönetimler reformunun ilk ayağı olan 'İl Özel İdaresi Kanunu'nun 14 maddesi Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edildi. Sezer, Meclis'teki 'Kamu Yönetimi Reformu Kanunu'nu da veto edeceğini açıkladı.
'Valilerin yetkisi azalmasın'
Sezer'in veto gerekçeleri şöyle: Yerinden yönetim, devletin birliğini bozabilir. İl özel yönetimlerine sınırsız idari ve mali özerklik tanınması doğru değil. Devletin illerdeki temsilcisi olan valilerin yetki ve sorumlulukları da azaltılıyor.
'Eğitim merkezin işi'
Cumhurbaşkanı Sezer, yerel yönetimlere okul açma yetkisinin verilmesiyle laik eğitim ilkesinin elden gidebileceğini de belirtti: "Eğitim hizmetlerini, ancak merkezi yönetim yerine getirmelidir."

ANKARA - Yerel yönetimler reform paketi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den veto yedi. Sezer, paketteki İl Özel İdaresi Yasası'nı, 'devletin tekliği-idarenin birliği' ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle bir daha görüşülmek üzere Meclis'e iade etti.
Sezer, yürürlük maddesi hariç tüm maddeleri kabul edilerek Genel Kurul'da bekletilen 'Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanun'u da veto edeceğini yazdı.
Cumhurbaşkanı Sezer, İl Özel İdareleri Yasası'nın 14 ayrı maddesini şu gerekçelerle veto etti:
Sınırsız yetki olmaz: İl özel yönetimlerine idari ve mali özerklik tanınmakta, yasak koymak-uygulamak, almak-satmak-kiralamak, iç ve dış borç almak, özelleştirme yapmak gibi yetkilerle donatılmakta. Yasalarla başka kurumlara verilmeyen yerel nitelikteki görev-hizmetin il özel yönetimlerince yerine getirileceği genel ve soyut şekilde öngörülemez.
Yerel meclisler: İl genel meclisi tek karar organı olarak düzenlenip, başkanını üyeleri arasından seçmesi ve diğer yetkilerle özerklikten öte bağımsız niteliğe kolayca dönüşebilecek yerel bir meclis oluşturulmak istenmektedir.
Merkezi yönetim: Anayasa'ya göre merkezi yönetim, yerinden yönetim üzerinde, yerel hizmetlerin yönetimin bütünlüğü ilkesine uygun biçimde yürütülmesi amacıyla idari vesayet yetkisine sahip.
İdare bölünemez: Anayasa'da 'idarenin bütünlüğü' ilkesine yer verilmiş ve yerinden yönetim, devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmezliği ve yönetimin tümlüğü ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Tekil devlet: 'İdarenin bütünlüğü' ilkesi, tekil devlet modelinde temel ilkedir. Tekil devlet modelinde, tek bir egemenlik vardır ve devlet tek yetkilidir.
Yerinden yönetim bozar: Yerinden yönetimin en önemli sakıncası, devletin birliğini ve kamu hizmetlerinin tutarlılığını bozabilmesidir. Bu sakıncayı önlemek için merkezi yönetime, yerinden yönetim kuruluşlarının eylem ve işlemlerini denetlemek ve gerektiğinde bozabilmek yetkisi tanınmıştır. İl özel yönetimlerinin eylemleri denetlenebilmeli.
Valiye baypas olmaz: Yasayla il özel yönetimindeki yetkileri zayıflatılan vali, devlet ve hükümetin ildeki temsilcisi olmasına karşın gücünü ve etkisini yitirmekte.
Aykırı ilkeler: Yasa, tekil devletten yerel ağırlıklı devlet modeline geçişi sağlayan, güçlü merkezi yönetim yerine güçlü yerel yönetimlere yer veren içerikleriyle, Anayasa'nın 'tekil devlet modeli'ne, 'idarenin bütünlüğü', 'yetki genişliği', 'idari vesayet' ilkelerine ve kamu yararına uygun değil.
Sezer'in en dikkat çekici eleştirisi, yasayla laik eğitimin elden gideceğine yer vermesi oldu. Sezer, gerekçelerini şöyle sıraladı:
"Türkiye'nin kuruluş felsefesi, laik, demokratik, sosyal hukuk devletini, çağdaş bir ülkeyi hedeflemekte. Özellikle eğitim konusunda başarılı olamayan ülkelerin gelecekleri tehlikededir. Anayasa' da kimsenin eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamayacağı, eğitim ve öğretimin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, devletin gözetim ve denetiminde yapılacağı belirtilip birey yönünden hak olarak tanınırken, devletin de baştaki ödevlerinden sayılmıştır. Çağdaşlaşma yolunda böylesine büyük önemi bulunan eğitim hizmetlerinin il özel yönetimlerine bırakılması, toplumsal yarar yönünden uygun düşmez.
Anayasa'da, Cumhuriyet'in laik niteliğini koruyan devrim yasaları tek tek sayılarak anayasal güvenceye alınmıştır. Eğitimde uygulama çok önemlidir. Uygulamada illere göre yaşanacak sapmalar, laik eğitim ve ulusal birlik yönünden aykırılıklara neden olacaktır.
Eğitim hizmetlerinin merkezi yönetimin sorumluluğu altında yürütülmesi gerekmekte. Eğitim hizmetlerinin il özel yönetimlerine bırakılması, eğitimin laikleşmesini ve tek elden yürütülmesini amaçlayan öğretim birliği ilkesiyle, ulusal birlik amacıyla, demokratik, laik, eşitlikçi eğitim anlayışıyla, Anayasa'nın Atatürk ilke ve devrimlerini temel alan ruhuyla bağdaşmamakta."
Diğeri de tehlikede
Sezer, Genel Kurul gündemindeki kamu yönetiminin temel ilkeleri ve yeniden yapılandırılması hakkındaki yasa tasarısını da veto edeceğini şöyle açıkladı: "Tasarıda, merkezi yönetimin il örgütlerinin çoğunun kaldırılması, kimilerinin de yerel yönetimlere devredilmesi öngörülerek valinin yetkileri azaltılmakta. Bu düzenlemeler, Anayasa'da öngörülmeyen bir yönetim sistemine geçilmesine neden olabilir.
Yasada, halk denetçisini seçmek il genel meclisinin yetkileri arasında.Yürürlükteki kurallarda 'halk denetçiliği' kurumu bulunmamakta. Yürürlüğe girmemiş bir düzenlemeye dayanılarak il genel meclisine görev ve yetki verilmesi hukuk devletiyle bağdaşmamakta. Ayrıca, bu kurum Anayasa'da da düzenlenmemiştir.