Yerin kulağı mıydı peki?

Yerin kulağı mıydı peki?
Yerin kulağı mıydı peki?

Fotoğraf: BÜLENT UZUN/AA

Yetkililer: "Şahin'in aktardığı diyaloğun telefonda geçtiğini nereden biliyorsunuz." Peki o halde BDP'lilerin konuşması nasıl öğrenildi?
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA -  İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in, TBMM Genel Kurulu’na seslenirken BDP ’li milletvekillerinin kendi aralarındaki konuşmalara ilişkin ortaya attığı iddiayla ilgili tartışma büyüyor. BDP’nin Meclis Grubu konuyu yargıya taşıyor.
Bakan Şahin, 17 Nisan 2012 günü hakkında verilen gensorunun görüşülmesi sırasında şunları söyledi: “...Militanca meydan meydan, toplantı toplantı gezerek BDP, kanunsuz bütün bu gösterileri, bütün kışkırtmaları teşvik eden konumda oldular. İsteyerek mi oldular? Hayır, istemeden oldular. Ben biliyorum; çünkü biz Nevruz’la ilgili genelgeyi yayımladıktan sonra aralarında geçen bir diyalog: -isim vermeyeceğim, milletvekilleri- ‘Ya iyi ki yayımladı şu genelgeyi bu bakan. Meydan meydan, şehir şehir harap olacaktık. Bir günde bu işi halledeceğiz. Ne güzel oldu’ diye konuşanlar da onlar. İstemeden gidiyorlar. Çünkü mecburlar.” 


BDP yargıya taşıyor
Genel Kurul’daki görüşmeler sırasında Şahin’in sözlerine “Telefonlarımızı mı dinlediniz” diye tepki gösteren BDP’li vekiller, olayı yargıya taşıma kararı aldı. Gelecek hafta BDP’nin TBMM Grubu telefonlarının yasadışı dinlendiği iddiasıyla İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhine suç duyurusunda bulunacak. Başvuruda BDP’li vekillerin kullandığı telefonlar sıralanarak hangilerinin dinlendiği, dinleniyorsa nasıl dinlendiğinin ortaya çıkarılması istenecek. 

Ortam dinlemesi mi?
Mahkeme, Bakan Şahin’in açıklamalarını delil kabul edip BDP’lilerin dinlenip dinlenmediğini resmen sorarsa, TİB bilgi verebilir.
İçişleri Bakanlığı kaynakları, dün Radikal’deki ‘Telefonlar yasadışı dinlenmiş’ haberine tepki gösterirken, “O ifadelerin telefon görüşmesinde geçtiğini nereden biliyorsunuz. Bakan Bey, Genel Kurul’da ‘dinledik’ derken ‘ PKK ’lıları, KCK’lıları kastediyor” görüşünü dile getirdiler. Bu da o diyalogların milletvekilleri açısından en az ‘telekulak’ kadar imkânsız olan ‘ortam dinlemesi’ ile elde edildiği ihtimalini gündeme getiriyor. Bakanlık yetkilileri ortam dinlemesi de olmadığı konusunda ısrarcı. Peki o halde iki BDP’li vekilin, mesela TBMM kulisinde yüz yüze yaptığı sohbet, İçişleri Bakanı’na kadar nasıl gitmiş olabilir? Bakanlık yetkilisi, “BDP’li vekillere kulak misafiri olan muhbir vatandaş mı” sorumuzu da yanıtsız bıraktı. 

BDP’liler Meclis’te değildi
BDP’li Sırrı Süreyya Önder ise konuşmanın yüz yüze sohbet olma ihtimali bulunmadığı görüşünde: “Nevruz genelgesinin çıktığı gün, BDP’liler zaten bölgelere dağılmıştı. Meclis’te BDP sıraları boştu...”