Yüce Divan görevde

Yüce Divan 11 yıl sonra dün tekrar toplandı. Eski enerji bakanları Cumhur Ersümer ile Zeki Çakan'ın yargılamaları usul tartışmasıyla başladı. Başsavcı, 28 suçlamadan 22'sinin yargılama dışı tutulmasını istedi. Ana dosya usul eksiği nedeniyle daha önce Yüce Divan'dan dönmüştü.

Fotoğraf: Reuters

ANKARA - ANAP'lı eski enerji bakanları Cumhur Ersümer ile Zeki Çakan'ın Yüce Divan'da yargılanmalarına usul tartışmaları ve başsavcının sanıklara atılı 28 suçlamadan 22'sinin yargılama dışı tutulmasını istediği sürpriz mütalaasıyla başlandı. Enerji ihalelerine fesat karıştırarak ve görevlerini kötüye kullanarak devleti zarara uğrattıkları iddiasıyla Yüce Divan'a sevk edilen Ersümer ile Çakan dün ilk duruşmaya çıktı.
Önce Çakan geldi
11 yıl aradan sonra Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapan Anayasa Mahkemesi'ndeki Yüce Divan Salonu'nda yapılan yargılamaya ilk gelen Çakan oldu. Çakan, mahkemeye gelişinde Yüce Divan'a sevk kararını siyasi linç olarak niteledi.
Başkanlığını Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin'in yaptığı Yüce Divan, Haşim Kılıç, Fulya Kantarcıoğlu, Tülay Tuğcu, Ahmet Akyalçın, Sacit Adalı, Ertuğrul Ersoy, Mehmet Erten, Fazıl Sağlam, Abdullah Necmi Özler ve Serdar Özgüldür'den oluştu. Duruşmada, iddia makamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, Yargıtay Başsavcıvekili Abdurrahman Yalçınkaya ve Yargıtay Savcısı Zafer Ediş yer aldı.
Emekli ve serbest
Ersümer'i avukat Bülent Acar ile Savaş Karahisar, Zeki Çakan'ı ise Turgut Kazan, Birgül Feyzioğlu ve Halil Sevinç savundu. Yargılamayı, sanıkların bazı yakınlarının yanı sıra Yüce Divan'da 1993' te yargılanıp beraat eden eski ANAP'lı Bakan Cengiz Altınkaya' nın izlemesi de dikkat çekti. Bir süre ANAP liderliği yapan Lütfullah Kayalar da duruşmayı izledi.
Kimlik tespitiyle başlayan davada, Ersümer, başkanın 'Mesleğiniz' sorusuna 'Emekli', Çakan ise 'Serbest' yanıtını verdi. Sanıkların nüfus kayıtları ve adli sicil belgeleri de duruşmada okundu. Belgelere göre, Ersümer'in adli sicil kaydı yok. Ancak, Zeki Çakan'ın TCK'nın 526. maddesinden (idari kararlara uymama) verilen ve paraya çevrilen bir ceza ile Amasra Başsavcılığı'nca af yasası kapsamına aldığı bir erteleme kararı var.
İtiraz bombardımanı
Sanık avukatları Yüce Divan'a sevk kararını adeta itiraz bombardımanına tuttu. Ersümer'in avukatı Acar, usule ilişkin itirazlarını ve taleplerini şöyle sıraladı: "Bakan, yap-işlet-devret projelerinde usulsüzlükle suçlanıyor, ancak usulsüzlüğün ne olduğu konusunda açıklık yok. Meclis'in, Yüce Divan'a sevk kararı 'geçersiz ve Anayasa'ya aykırıdır. Soruşturma Komisyonu'nun, Anayasa gereği verilen süreleri aşmıştır.
'Yetki gaspı var'
Soruşturma Komisyonu, ek süreyle birlikte 10 Haziran 2004 tarihinde görevini tamamlamış, ancak TBMM Başkanlığı'na raporunu 25 Haziran 2004'te sunmuştur. Komisyonun yetki gaspı vardır. Yetkisi olmayan bir komisyonun raporu yok hükmündedir.
CMUK'a göre düşme kararı verilmelidir. Sevk kararında 28 suçlama vardır, ancak TBMM Soruşturma Komisyonu, soruşturma önergesinde yer almayan 24 fiille ilgili müvekkilime isnatta bulunmuştur, buna yetkisi yoktur."
'Dava yoktur'
Zeki Çakan'ın avukatı Birgül Feyzioğlu da hiçbir isnadı kabul etmediklerini söyledi. Soruşturma Komisyonu'nun raporunun süresi
içinde verilmediğini, bu nedenle söz konusu davanın yokluğunun tespitine karar verilmesini istedi.
Eski Bakan Çakan'ın diğer avukatı Turgut Kazan da Soruşturma Komisyonu'na tanınan sürenin bağlayıcı olduğunu, bunun eski başbakan ve bakanlara karşı 'siyasal linç yapılmaması için konulduğunu' anlattı, süresinde verilmediği için de bu rapora dayalı Yüce Divan'a sevk kararının geçerli olamayacağına dikkat çekti.
Avukatlarından sonra söz verilen sanık Cumhur Ersümer ve Zeki Çakan, itirazları paylaştığını açıklarken, sürpriz, kendisine söz verilen iddia makamında bulunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok'tan geldi. Ok, sanık avukatları gibi; soruşturma önergesinde olmayan, ancak Soruşturma Komisyonu'nun raporunda yer verdiği 22 ayrı suçlamanın yargılama dışında tutulmasını ve bu konuda son kararla birlikte hüküm verilmesini istedi.
25 Kasım'da devam
Öğlen verilen aradan sonra yeniden toplanan Yüce Divan'ın Başkanı Mustafa Bumin, savunma avukatlarının ve Ok'un taleplerini gelecek celse değerlendirmek üzere duruşmayı 25 Kasım'a bıraktıklarını açıkladı.