Yüce Rabbim, şimdi de Yozgat'a 'verdikçe veriyor'

Yüce Rabbim, şimdi de  Yozgat'a 'verdikçe veriyor'
Yüce Rabbim, şimdi de  Yozgat'a 'verdikçe veriyor'
Bir zamanlar 'cezalı' şehir olarak anılan Yozgat'ın 'nüfusu' azalıyor ama 'nüfuzu' artıyor. TBMM Başkanı, Anayasa Mahkemesi Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Enerji Bakanı, 6 vali ve 2 bakan yardımcısı Yozgatlı.
Haber: ÖMER ŞAHİN - omer.sahin@radikal.com.tr / Arşivi

Yozgat, Anadolu’nun mütevazı şehri. Komşusu Kayseri gibi Anadolu Kaplanı değil. Gelişmişlik sıralamasında 65’inci. Cumhuriyet döneminde yüzüne bakılmadığı, hatta Atatürk tarafından cezalandırıldığı söylenirdi. AK Parti ile birlikte Yozgat’ın bahtı açıldı. O ‘cezalı’ denen şehri artık devlet seviyor. Bugün devleti yöneten kadroların önemli bölümü Yozgat’tan. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Enerji Bakanı Taner Yıldız, 2 bakan yardımcısı, 6 vali, 60 kaymakam… Yani, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın dediği gibi “Yüce Rabbim, verdikçe veriyor” 


Eskiden ‘ülkücü yuvası’ydı 
Her ilin bir imajı, çağrışımı vardır. Yozgat denince akla ‘ülkücü’ler gelirdi. “Bozok Ovası, ülkücü yuvası” yaygın bir slogandı. MHP ’nin bu kenti ‘kale’ olarak görmesi boşuna değildi. Alparslan Türkeş bile milletvekili adaylığı için Yozgat’ı seçmişti. Devrimciler de Yozgat’ı oldum olası sevmedi. Yusuf Hayaloğlu’nun kaleme aldığı Ahmet Kaya’nın söylediği o ünlü ‘Adı Bahtiyar’ şarkısında bir cümle vardır. Suçu sadece saz çalmak olan “Diyarbakırlı Bahtiyar”ın ‘sürgün’e gönderildiği yer Yozgat’tır. Ama Bozok Ovası artık ‘ülkücü yuvası’ değil. 2010 referandumuna yüzde 77 ‘evet’ diyen Yozgat, son seçimde AK Parti’ye yüzde 66 oy verdi.
Yine illerin, yörelerin meşhur olduğu meslekler vardır. Bazı yerlerden de ‘devlet adamı’ çıkar. Bürokrasiye adam yetişirir. Atatürk’ün kökeninin de oraya dayandığı tartışma konusu olan, İnönü ve Özal’ın memleketi Malatya. Mesut Yılmaz ve Tayyip Erdoğan gibi iki Başbakan, çok sayıda bakan çıkarmış Rize gibi... Bu iki simge kente şimdi yeni rakip Yozgat görülüyor. Yozgat’ın nüfusu azalıyor ama ‘nüfuz’u hızla artıyor. Eskiden, devletin vitrinindeki Yozgatlılar olarak Cemil Çiçek ve Lütfullah Kayalar bilinirdi. Bugün devletin 2 numaralı koltuğunda oturan Çiçek, siyasetin duayeni oldu. Belediye başkanı, bakan, başbakan yardımcısı, TBMM Başkanı olarak 30 yıldır zirvede ve ulaşılması zor bir kariyere sahip. Sadece Çiçek mi? Bugün kabine ve bürokrasideki kritik bir çok isim de Yozgatlı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, seçim dönemlerinde bakanlık koltuğuna oturan İçişleri Bakan Yardımcısı Osman Güneş, Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin de öyle. Önemli bir koltuk olan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı da Yozgatlı olan M. Emin Zararsız’a emanet. 


‘Yerköy hizbi’ 
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in gençliğinde hâkimlik yaptığı Yozgat’ın Yerköy ilçesi enteresan bir yer. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, ‘resmiyet’te Kırşehirli görünse de oralıdır; Yerköy’de yaşamış, okumuştur. Halen görevde olan 81 valinin 6’sı da Yozgatlı ve bunların 3’ü Yerköylü. Tunceli’den Tokat’a giden Mustafa Taşkesen, Hatay Valisi Celalettin Lekesiz ve Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş ‘Yerköy Lisesi’nden okul arkadaşları. Balıkesir Valisi Ahmet Turhan da Yerköy doğumlu. Edirne Valisi Hasan Duruer ile Niğde Valisi Alim Barut da öyle. Çok değil birkaç yıl önce gazeteci Saygı Öztürk’ün ağabeyleri Fahri Öztürk ve Refik Öztürk de ‘Yozgatlı Valiler’ olarak görev başındaydı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün uzun süre özel kalemliğini yürüten Berlin Başkonsolosu Hüseyin Avni Karslıoğlu da Bozok topraklarından. Yozgatlıların ‘hemşehri’ diye sahiplendikleri isimlerden birisi de İslam Konferansı Örgütü Başkanı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu. Dedesi Yozgatlı olan İhsanoğlu’nun adı Bozok Üniversitesi’nde kurulan araştırma merkezine verildi. Bir de ‘hemşehri’liğinden hoşnut olunmayan isimler var... Adnan Menderes ile iki bakanın idam fermanına imza atan Yassıada Mahkemesi Başkanı Salim Başol gibi. Medya dünyasında Taha Akyol, Ahmet Hakan, Ekrem Dumanlı gibi çok sayıda Yozgatlı gazeteci var. ‘Tercüman-ı Ahval’i çıkaran Agâh Efendi de Yozgat kökenliydi
‘Hemşehricilik’ bu ülkenin gerçeği, bazen de hastalığı. Yozgatlılar çok mu fazla hemşehrici? Kendilerine sorduğunuz zaman bunu kabul etmezler. Hatta ‘sahipsiz’ olduklarını söylerler. Hemşehricilik söz konusu olunca Karadenizliler ve Kürtlerin eline su dökemediklerinden yakınırlar. Şurası bir gerçek. Devlet yönetiminde öne çıkmış isimlerin neredeyse hepsi fakir-köylü aile çocukları. O yüzden birçoğuna göre gelinen nokta okumaktan başka çaresi olmayan yoksul çocukların azminden başka bir şey değil.
Not: Bu satırların yazarı da Yozgatlıdır ve yazılanların ‘hemşericilik’ duygusuyla uzaktan, yakından ilgisi yoktur.