Yüksekdağ: Kadınları siyasetin tam merkezine yerleştireceğiz

Yüksekdağ: Kadınları siyasetin tam merkezine yerleştireceğiz
Yüksekdağ: Kadınları siyasetin tam merkezine yerleştireceğiz
HDP Eşgenel Başkanı Figen Yüksekdağ: "Başbakan "Kadına kalkan ellerin kıracağız" dedi, ondan sonraki haftalarda 8 kadın katledildi. Cumhurbaşkanı diyor ya "Kadınlar size emanettir", bunu kendine dayanak alan erkek ne yapar, kendini kadının sahibi olarak görür. Erkek kadının sahibi değildir. Cumhurbaşkanı da kadının sahibi, bu halkın sahibi değildir

RADİKAL -  HDP Eşgenel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın meclis grup toplantısında yaptığı konuşma özetle şöyle:" Miting meydanlarında özgürlük, adalet, eşitlik talebini dile getiren kadınlar bütün Türkiye ’nin aydınlık yüzü olmuştur. Kadınların mücadelesine inanç, Yeni Yaşam’a inançtır. 8 Mart’lar hala ülkemizde bir kutlama günü olarak yaşanamıyor. Her 8 Mart'ta kadınlar isyanını haykırmak zorunda kalıyor. Kadınların mücadelesi sadece kadın için değil, insanlık değerleri için bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Kadın özgürlük hareketi, sömürüyle kuşatılmış bütün bir toplumun özgürleştirilmesi için dayanacağımız bir mücadele dinamiği. İktidara sorarsanız mühim olan insanlık, kadın erkek fark etmez. Ama yaşananlara bakarsanız, kadınlar ezilen taraf. Başbakan "Kadına kalkan ellerin kıracağız" dedi, ondan sonraki haftalarda 8 kadın katledildi. Böyle bir iktidar olduğu içindir ki bu ülkede erkekler ne kadar ceza alacaklarını ya da almayacaklarını hesaplayarak katlediyor. Cumhurbaşkanı'na sorarsanız, kadına dönük şiddetin önlenmesi için bütün yapılacakları kendisi takip edecek. Eyvah diyorum. Cumhurbaşkanı’nın kadınlara karşı kullandığı nefret ve ayrımcılık söylemi yüzünden kadınlar katledilmiştir. Bu gerçeği, unutturmayacağız. Hani Cumhurbaşkanı diyor ya "Kadınlar size emanettir", bunu kendine dayanak alan erkek ne yapar, kendini kadının sahibi olarak görür. Erkek kadının sahibi değildir. Cumhurbaşkanı da kadının sahibi, bu halkın sahibi değildir. Çok şükür ki kadınlar özgürlükleri, hakları ve onurları için mücadele ederken kimseden sahiplik beklemiyor. Çok şükür ki kadınlar özgürlükleri, hakları ve onurları için mücadele ederken kimseden sahiplik beklemiyor. Bu sadece bir kadınlık mücadelesi değil, birilerinin çoktan unuttuğu insanlık mücadelesidir. Kadın okul okumuş, iş arıyor. Hükümetin bakanı diyor ki “Evdeki iş yetmedi mi? Sen ne iş istiyorsun benden?” Kadınlar, tüm Türkiye zenginliğinde payımız var. Tüm hazinenin yarısı bizim. Bu yarının çeyreğinin çeyreğini verenlere inanmayın. İktidar kadının yerini görmemekte ısrar mı ediyor? Biz ona göstereceğiz. HDP, kadının kaçırılan bütün haklarını iade edecek. HDP kadının hem siyasi ve demokratik düzlemde, hem de ekonomik düzlemde eşitlendiği bir anlayışa dayanır. Halkların demokratik iktidarı kuruduğunda bu, kadınların da iktidarı olacak. Kobane’de, Şengal'de, dünya kadınlarının özgürlüğünü o faşist çetelere teslim etmemek için mücadele eden kadınlara selam olsun. 2015 Genel Seçimlerinde, siyasi alanın dışına itilmeye çalışılan bütün kadınları siyasetin tam da merkezine yerleştireceğiz. dınlar hak ettikleri değeri istiyor. Bu değerin karşılığı HDP’nin siyasi çizgisinde.

 

GAZİ KATLİAMINDAN 20 YIL GEÇTİ

 

Gazi Katliamı'nın üzerinden 20 yıl geçti. Katiller, azmettirenler yargılanmadı, hak ettikleri biçimde cezalandırılmadı. Bir tuğla çekersek bütün duvar yıkılır" dediler, o duvarı halkın hakikat mücadelesinin karşısına çıkardılar. Biz o duvarla yüzleşmez, kaldırmazsanız, o duvar halkın hakikat ve adalet mücadelesiyle yıkılacak, paramparça olacak. Hasan Ocak davası zaman aşımıyla kapatılmak isteniyor. Katliam suçlarında zaman aşımı olmaz, bu zaman kavramınızı tanımıyoruz. Gazi’de gerçek bir hesaplaşmanın hayata geçirilebilmesi için hakikatleri araştırma komisyonunun kurulması gerek.

 

IŞİD KATLİAMLARI SİCİLİNİZE GEÇTİ

 

12 Mart’ta Kamışlı’da Kürtlere yönelik bir katliam yapıldı. Erdoğan’la Esad’ın kardeşliği daha bozulmamıştı o günlerde. Erdoğan ile Esad'ın kardeşliği Kürtlerin katledilmesine yol açıyordu. Esad Kürtleri katlettiği müddetçe bu kardeşlik bozulmadı. Bugün Suriye'ye söylediklerinizin hiçbir karşılığı yok. Esad bu noktaya geldiyse Kamışlı Katliamı'na verdiğiniz destekle geldi. Kobani’ye IŞİD saldırıları başlamışken iktidar seyirci kaldı. Kamışlı Katliamı gibi IŞİD’in katliamları da sicilinize geçti. Türkmenler katledildi, hükümetin sesi çıkmadı. Kürtler, Ezidiler, Süryaniler katledildi, AKP hükümetinin kılı kıpırdamıyor. Sizin tek derdiniz türbe miydi? Türbeyi YPG-YPJ’nin verdiği destekle taşıdınız, sizin için dert dava bitti mi? Hani siz Ortadoğu’nun lideri olacaktınız? Ortadoğu halkları kıyımdan geçirilirken bu siyasetsizliğiniz, iddianıza yakışıyor mu?

 

‘BU DAHA BAŞLANGIÇ MÜCADELEYE DEVAM’

 

AKP bütün itirazlara rağmen "güvenlik" yasasını gündemde tutmakta ısrarlı. Biz de yasayı geçirmeme mücadelesinde kararlıyız. Pakete karşı tavrımızı yeniden ifade ediyorum: Bu daha başlangıç, mücadeleye devam. "Güvenlik" paketi derhal komisyona geri çekilmelidir. Bir demokrasi paketi çıkartılmalıdır. 11 Mart, Berkin kardeşimizin ölüm yıl dönümü. Acısı daha çok taze. Katillerin ortaya çıkartılması için tek bir adım atılmadı. Berkin Elvan’ı, sizin bugün daha fazla yetkilendirmeye çalıştığınız polisler katletti. Biz, yeni yaşam’ı gerçekleştirecek siyaseti izliyoruz. Sizin gerginlik ve ölüm siyasetiniz bizim yolumuz değildir. Meclis’te Kürt sorunun demokratik çözümünü içeren demokrasi adımlarının konuşulması gerekiyor. Çözüm için bir çerçeve çizip duvara astılar. Türkiye halklları bu boş çerçevenin içini daha ne kadar izleyecek? Demokrasinin sağlanması için artık boş çerçeve siyaseti yapamazsınız. 10 demokrasi başlığının tartışılmasına başlanması gerek. Hareket hattı net bir biçimde önlerinde dururken, iktidar ve muhalefet partileri HDPye saldırarak prim yapma yolunu seçti. İktidar ve saraydaki çözümü gerçekten istiyorsa, HDPye saldırma siyasetinden vazgeçmelidir. Cumhurbaşkanı 6-8 Ekim'i hatırlatarak, "Dua etsinler yine az yaptık" diyor. Böyle bir savaş diliyle konuşulabilir mi? umhurbaşkanı Antep halklarını birbirine karşı kışkırtıyor, sonra da bunu teorize ederek "Antep modelidir" diyor. Siz linç modeli en iyi modeldir derseniz, Kırklareli'nde birileri de gider Kürt olduğu için ev arkadaşını katleder. HDP gerek siyasi iktidar, gerekse de iktidar karşısında görevini yapamayan muhalefet karşısında yürüyüşünü sürdürecektir.

 

CHP ’YE UYARI HDP’Yİ KARŞISINA ALAN...

 

Ana muhalefet partisinin danışmanlarına bir çağrı yapmak istiyorum. Genel başkanlarına görevini bir hatırlatsınlar. Ana muhalefet partisi lideri olduğunu çok sık unutuyor, iktidara karşı mücadele edeceğine HDP’ye karşı saldırıya geçiyor. AKP bu kifayetsiz, basiretsiz muhalefetin eseri. Ana muhalefet ve diğer muhalefet partilerinin çok güçlü desteği olmuştur. HDPyi karşısına alan, bizi yıpratmaya çalışan herkes AKP’ye hizmet ediyor demektir. HDP, şu anda AKP’nin karşısındaki en güçlü, tutarlı ve net ana muhalefet odağı olarak ortaya çıkmıştır. İktidar iktidarını, ana muhalefet de pozisyonunu kaybetmekten korkuyor. Ana muhalefet, pozisyonunuzu kaybetmemek için HDP'yle mücadelenin ne anlamı var? İktidar için mücadele etmeniz gerekmiyor mu? Zamanı gelmiş bir fikrin önünde hiç kimse duramaz. Artık HDP’nin zamanı geldi, onların zamanı geçiyor. Telaşları da bundan.”