Zinaya cezanın recmden farkı yok

Uçan Süpürge: Devlet, AB standartlarında kadın dayanışma merkezleri, sığınma evleri kuracağına röntgencilik yapıyor.
Mor Çatı: AKP zinanın suç olmasına gerekçe olarak 'Doğudaki kadınlar böyle istiyor' diyor. Kanunlar buna göre belirlenmez. AB'de böyle bir uygulama yok.
CEDAW: Kamuoyu idam cezası istiyor diye idam cezası geri getirilmez. Zinanın tekrar suç olması tutucu ve kadın aleyhinedir. Zina yalnız boşanma sebebi olur.
Kadın Dayanışma Vakfı: Zinaya ceza verilmesinin recmden (zina yapan kadının taşlanarak öldürülmesi) bir farkı yoktur. Bu İslami hukukun devamıdır.
KAMER: Bu yasa AB sürecinde Türkiye'nin önünde önemli bir sorun olacaktır.
Pazartesi Vakfı: 'Karım beni aldattı' diye eşlerini bıçaklayanlar, artık bunu yaparken sırtlarını bu yasaya dayayacaklar.
Hukukçular: AB bunu çoktan aştı
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, "Evlilik rızaya dayanan bir kurum. Bu bağ kopmuşsa insanları hapse atarak mı evliliği düzelteceksiniz" diye sordu. Prof. Dr. Uğur Alacakaptan ise "Modası geçmiş bir suçla karşı karşıyayız. AB bunu yıllar önce aştı" dedi.

ANKARA/İSTANBUL - Hükümetin yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) tasarısında zinayı suç sayacak düzenleme yapma girişimine, kadın örgütleri tepki gösterdi. Kadın örgütleri şunları söyledi:
'Devlet röntgenci'
Halime Güner (Uçan Süpürge Genel Koordinatörü): Bir evlilikte zina işin içine girince sevgi, saygı bitiyor. Cezayla bir şey çözülemez. AKP, zinayı suç yaparak 'Kadınlara ben senin namusunu korurum' mesajı veriyor.
CHP'nin de AKP'den farkı yok. Buradaki amaç, kadını kadına düşürmek. AB ülkelerinin hiçbirinde zina suç değil. Devlet yatak odasına giriyor. Kadın, erkek bir sorunu varsa kendi çözer, bu cezayla olmaz. Devlet, AB standartlarında olan sığınma evleri kuracağına röntgencilik yapıyor.
Mehter takımı gibi bir ileri iki geri gidiyoruz. AKP'yi de CHP'yi de kınıyorum. AKP'nin kadından uzak tavrının zaten farkındaydık. CHP ise, siyasi beklentileri, amaçları için kadınların sırtına bastı, kullandı. Sekiz yıl önce fark edilmiş bir hata, kadınlar kullanılarak tekrarlanıyor. Kanun yapmak için Anadolu'dan gelen mektuplar tek gerekçe olamaz. Kadınlara sorulmuyor, diyalog kurulmuyor. Ülke gelişimi ceza tedbiriyle olur mu? AB'ye girişte kadın-erkek eşitliği, Kıbrıs kadar önemli.
'Kadının aleyhine'
Ayşe Feride Acar (BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) Başkanı): Böyle bir hüküm olması zaten çağdaş hukuk anlayışına ters. AKP ve CHP bu konuda birlikte. Tutucu bir bakış açısının ürünü olan bu kanun eğer kabul edilirse uygulama kadınlar aleyhine olacak. Dolayısıyla, bu kadın-erkek eşitsizliğine sebep olur. Yasalar toplumun önünü açmalı, toplumu çağdaşlaştırmalı, geriye götürmemeli. 'İdam cezası olsun mu?' diye bir araştırma yapsak ve sonuç 'Evet' çıksa, çoğunluk istiyor diye idam cezasını yeniden kabul mü edeceğiz?
Devletin, ülkemizin taraf olduğu CEDAW sözleşmesine göre bazı görevleri var. Kadın-erkek eşitliğinin esas olduğu bu sözleşmeye göre devlet bu tarz ayrımcılıkları yok etmekle sorumlu. Zinanın suç olması gereksiz. Evlilikte olanlar çiftleri ilgilendirir ve zina sadece boşanma sebebi olabilir.
'CHP'yi anlayamıyoruz'
Esin Özbey (Ankara Barosu Kadın Hakları Kurulu Başkanı): Zina suç olmamalı. TCK 440 ve 441. maddeler iptal edildiğinde 'Zina patlaması olacak' denildi. Ama öyle bir şey olmadı. AKP hükümeti 'muhafazakâr demokrat' anlayışına göre hareket ediyor, CHP'yi ise anlamak mümkün değil. Bu durum sayesinde toplumsal yarar sağlanmaz.
'Gerekçe yanlış'
Canan Arın (Mor Çatı Kadın Sığınma Derneği): AKP ve CHP'nin anlayışında anormallik yok. CHP kadından yana gibi görünüyor ama AKP'den farklı değil. Zinanın suç olması sadece kadını kadına düşürmeyi amaçlıyor. Böyle bir uygulama hiçbir AB ülkesinde yok. Bunlarla sadece suni gündem yaratılmaya çalışılıyor. AKP'nin zinayı suç yapmak için kullandığı 'Doğudaki kadınlar böyle istiyor' gerekçesi yanlış. Türkiye Cumhuriyeti kanunları buna göre belirlenemez.
'Gericiliğin gerekleri'
Hayriye Özdemir Ertekin (Kadın Dayanışma Vakfı avukatı): Zina sadece boşanma sebebi olabilir. Ceza anlamsız. Bu çağdışı yasayla Türkiye geriye gider.
Sekiz yıl önce zinanın suç olmaktan çıkması için çalışan CHP, tükürdüğünü yalıyor, gericiliğe paye veriyor. Savunduğumuz cinsel özgürlük değil, sağlıklı cinsel ilişkidir. Zinanın suç olmasıyla birlikte illegal davranışlar artar ve insanları sağlıksız cinsel ilişkilere iter. Zinaya ceza verilmesinin 'recm'den (zina yapan kadının taşlanarak öldürülmesi) farkı yok.
Bu İslami hukukun devamıdır. Sadece recmin yerini hapis aldı. AKP, gizli ve örtülü bir şekilde gericiliğin gereklerini yapmakta.
Nebahat Akkoç (Kadın Merkezi Başkanı): İki yetişkin insanın kendi iradeleriyle geliştirdikleri bir ilişkide sorunları kendileri çözmeli. Maddenin geri gelmesi, kadınların aldığı bunca yoldan geriye adım atmış olması anlamına geliyor. Ama doğu ve güneydoğuda gözlemlediğim kadarıyla kadınlar zaten kendileri için bunun söz konusu dahi olmadığını, cezasını canlarıyla ödediklerini, bu nedenle erkek zina yaptığında da cezalandırılmasını istiyor. Fakat AB sürecinde bu önemli bir sorun olacak. Mesele yasaları değil aslında mantaliteyi değiştirmek.
Zelal Ayman (Kadın Dayanışma Vakfı): Yasal olarak büyük bir hata işleniyor. Erkeklerin cinsel özgürlüklerini sonuna kadar sınır tanımadan kullandıklarını ve bunun önünde hiçbir şeyin duramadığını biliyoruz.
'Anadolulu kadın istiyor' söylemi inandırıcı değil. Bu, eski bir söylem ve yutmuyoruz. Evli bir çiftin zina, sadakat gibi konuları onların hukukuna bağlı. Bu düzenleme, kadın cinselliğini ve bedenini kontrol altında tutmaya, baskı altına almaya yönelik.
'Zulme yasal dayanak'
Beyhan Demir (Pazartesi Kadın Kültür ve Dayanışma Vakfı): Bu, kadınların gözünü korkutma çabası. Zina meselesiyle kadınların elde ettiği az sayıdaki kazanım da alınmaya çalışılıyor. Kadınlar, 'Karım beni aldattı' diye 30 yerinden bıçaklanabiliyor. Bundan sonra, bunu yaparken de sırtını yasaya dayayacaklar çıkacak. Kadınların ezilmelerinin yasal bir dayanağı olacak. Erkekler kadınlara uyguladıkları zulümde yasalardan destek görüyor. Yasa hazırlayıcılar da zaten erkek. 'Anadolulu kadınlar' diye de bir şey çıkarıldı. Uydurulmuş. CHP'lilerin de AKP'lilerden farkı yokmuş.
'Yine biz mağduruz'
Liv Amadon (Kadının İnsan Hakları Derneği): Zinanın suç olması, Avrupa Birliği süreci aşamasında Türkiye'yi geriye götürecek. Hiçbir Avrupa ülkesinde böyle bir şey yok. İki yıldır kadın-erkek eşitliği için çalışıyoruz. Hâlâ gerekli düzenlemeler yapılmadı.
Namus cinayetleri ve bekâret kontrolü gibi konular üzerinde düzenlemeler yapılmamışken, bir de başımıza şimdi bu çıktı. Bu, namus cinayetlerine yol açabilecek bir düzenleme. Ayrıca kadın ve erkeğe eşit oranda ceza uygulaması olacağını da düşünmüyoruz. Kadınlar yine mağdur olacak.
Hürriyet Şener (İnsan Hakları Derneği Kadın Hakları Çalışma Grubu): Eğer bir ilişki bitmişse, farklı insanlar olabilir. Bunu cezai yaptırımlarla engellemek de pek mümkün değil. Bu durum vicdana kalmış bir şey.
Ayrılık halinde her halükârda kadın korunmalı. Eşi dışında başka birini tercih etmesi durumunda hapisle cezalandırılmasını doğru bulmuyoruz. Ama bu zinayı doğru bulduğumuz anlamına da gelmez. Sadece kişilerin vicdanen halletmesi taraftarıyız.



Hukukçular: Avrupa'da örneği yok
Prof. Dr. Erdener Yurtcan (Ceza hukukçusu): Zina, Avrupa'da suç değil. Evlilik birliğini, cezai korumayla sürdürmek gibi bir durum yok. Zinaya suç, çağdaş bir bakış değil. Hukuk, zinayı boşanma nedeni yapıyor. Türkiye Avrupa sürecinde yürüyor. Zina düzenlemesi yasalarda yapılan diğer değişikliklerle bağdaşmadı.
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu (MÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi): Zina suç olmamalı, evliliği bitiren nedenler arasında yer almalı. Çağdaş hukuk da o yöne doğru eğilime sahip. Zina boşanma nedeni olur. Evlilik rızaya dayanan bir kurum. Bu bağ kopmuşsa, insanı hapse atmak yoluyla evliliği mi düzelteceksiniz? Zinanın yaptırımı zaten boşanmanın sona ermesi. Cezai açıdan bunu açıklamak zor görünüyor. 'Anadolu kadını bunu istiyor' açıklaması tatmin edici gelmiyor.
Prof. Dr. Uğur Alacakaptan (Bilgi Üniversitesi-ceza hukukçusu): Yanlış iş yapıyorlar. Zina, çağdaş ülkelerde suç değil, sadece boşanma nedenidir. Bu geriye dönüştür. İki taraf da politika yapıyor. Modası geçmiş bir suçla karşı karşıyayız. Avrupa'da yıllar önce suç olmaktan çıktı. Bildiğim kadarıyla İngiltere' de hiçbir zaman suç olmadı. Zarar görenler tazminat davası açıyor. İmam nikâhıyla evlenenleri ne yapacaklar?
Prof. Dr. Timur Demirbaş (Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi): Tasarının tamamına bakıldığında, zaten adalet sistemini kilitleyecek düzenlemeler var. Zinanın suç sayılması İtalya'da bile kaldırıldı. Bizde de Anayasa Mahkemesi kararlarıyla aynı sonuca ulaşıldı. Şimdi savcı tarafından re'sen (kendiliğinden) soruşturulsun deniyor. Savcı zina yapıldı diye yatak odasına mı girecek? Herkes birbirini ihbar edebilir. Bu durum ağır sonuçlar doğurabilir.