Zinaya hapis Avrupa'dan döner

AİHM yolu açık
Zina yasalaşır ve bu suçtan yargılanan olursa, ceza alan Türkler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurabilecek. Bu durumda Türkiye'nin AİHM'de mahkûmiyet alacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Kilit ifade 8'inci maddede
AİHM, zina suçunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 8'inci maddesi kapsamında değerlendirecek. Bu maddenin 1'inci fıkrası: Her birey özel ve aile hayatına, saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
Olası savunma
Yetkililer AKP'nin savunmasını "Devlet, ahlakın korunması için bu haklara müdahale edebilir" hükmüne dayandıracağını söylüyor. Ancak söz konusu fıkra kişi değil toplum ahlakını bozacak konularda işletiliyor.
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

ANKARA - 17 Aralık'ta AB'den müzakere tarihi almayı bekleyen Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Tayyip Erdoğan, zinayı 'aileyi korumak' için suç haline getirmek istediklerini savunuyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) maddesinin netleşmesini bekleyen AB ise zinanın suç sayılmasını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 'Özel hayatın ve aile hayatının korunması' ile ilgili 8. maddesine göre değerlendirecek.
Çünkü, söz konusu madde devletin, kişinin özel ve aile hayatına müdahale edemeyeceğine hükmediyor. Türkiye aynı maddenin ikinci fıkrasındaki 'force major' (zorunlu haller) durumlarından 'ahlakın korunması'nı gerekçe yaparsa da Avrupa'da ilk kez 'Kişinin ahlakını korumak devletin görevi midir?' tartışması başlayabilir. Bu nedenle Türkiye'de zinayla suçlanıp ceza alan vatandaşlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurup 8. maddeyi ihlalden Türkiye'ye mahkûm ettirebilir.
AB, 14 Eylül'ü bekliyor
AB, zina konusunda henüz yasal bir düzenleme olmadığı için diplomatik kanallardan tepki göstermiyor. Bunun yerine hükümetin savunmalarına açıklamalarla karşılık veriyor. TBMM'de 14 Eylül'de başlayacak görüşmelerde, zina TCK tasarısına eklenip netleşince AB Komisyonu, metni incelemeye alıp AB hukuku ile uyumuna bakacak. Değerlendirme sonucunda belirlenecek görüş diplomatik kanaldan iletilecek.
AB Komisyonu, zina maddesini değerlendirirken Avrupa'daki uygulamalara ve insan hak ve hürriyetleri konusunda Avrupa hukukunun en önemli temellerinden, Türkiye'nin de altına imza attığı AİHS'ye bakacak. AİHS'de konuyla ilgili en önemli unsur 8. maddede yer alıyor. 'Özel hayatın ve aile hayatının korunması' başlıklı maddenin tam metni şöyle: "1- Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2- Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir."
Türkiye 2. fıkraya sığınabilir mi?
AB'nin zina düzenlemesini AİHS'ye aykırı bulması uyum tartışmalarıyla sınırlı değil. Zina yapmaktan ceza alanlar AİHM'ye başvurabilecek. AİHM'nin yargılama yetkisini kabul eden Türkiye, bu başvurular nedeniyle mahkûm edilebilir. Çünkü 8. maddenin 1. fıkrasına göre devlet, zina gerekçesiyle, şikâyet üzerine olsa bile bir kişinin özel ve aile yaşantısına müdahil olamaz.
Ancak, düşük bir olasılık gibi görünse de sonuç tam tersine çıkabilir ve Avrupa'da içtihat olabilecek şekilde zinanın suç sayılmasına AİHM onay verebilir. Çünkü, Türk yetkililere göre, hükümet, böyle bir durumda 8. maddenin ikinci fıkrasındaki 'istisna' hükümlerine dayanarak savunma yapabilir.
'Ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın ve ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması' amacıyla otoritenin özel ve aile hayatına müdahale edebileceğine hükmeden maddedeki 'ahlakın korunması' AKP'nin savunma temelini oluşturabilir.
Avrupa'da, Türkiye'nin aksine 2. fıkranın kişinin değil toplumun ahlakını ilgilendiren zorunlu haller durumlarında kullanılabileceği, fuhuşla mücadele gibi amaçlarla çıkarılan düzenlemelere dayanak olabileceği savunuluyor. Bu nedenle AİHM'ye yansıyacak ilk zina davasında Avrupa'da derin tartışmaların başlayabileceğini belirten yetkililer, "AİHM tartışmaları başlamadan bitirmek için zina suçlamasıyla devletin aile yaşamına müdahale edemeyeceğini benimseyebilir" görüşünde birleşiyor.
Zina mağdurunu koruma
Avrupa'da bir başka yaklaşımın temelini de 'yapanı cezalandırma' yerine 'zina mağdurunu koruma' görüşü oluşturuyor. BM Kadına Karşı Şiddetin ve Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ne dayanan bu yaklaşımı savunanlar aldatanı cezalandırmak yerine, aldatılan, evlilikte güvenceden yoksun bırakılan, itiraz ettiğinde şiddetle karşılaşan kadının korunması gerektiğini belirtiyor.



Romanların inadı yasaları zorluyor
Avrupa'da zina konusunda bir uygulama olmadığı için şu ana kadar bu yönde bir içtihat ortaya çıkmamış. Ancak Avrupalı Romanların evlilik yöntemleriyle ilgili durum AİHS'nin 8. madde uygulamasının ciddiyetini gösteriyor. Bulundukları ülkelerin resmi ya da kilise nikâhını
reddeden Avrupalı Romanlar geleneklerine göre dini tören yapmayı tercih ediyor. Bu da 'ev sahibi' ülke açısından önemli bir yasal sorunu beraberinde getiriyor. Yeni üyeler başta olmak üzere AB'de bu evliliklerin 'kayıt altına alınması' amacıyla yasal düzenlemeler yapılmak isteniyor. Ancak çiftlerin evliliğini kanıtlamak beklendiği kadar kolay olmadığı gibi, AİHM, yapılacak yasal düzenlemeleri AİHS'nin 8. maddesine aykırı buluyor.