Üç Silahşorlar Türkiye'de destek arıyor


Üç Silahşorlar Türkiye'de destek arıyor

 
ENİS TAYMAN


Türkiye / 21/02/2011

Ya siyaset ya da ticaret konuşulan Erbil'e kültür getirmek isteyen 3 kadın harekete geçti. Irak'ın Kürt bölgesinde yaşayan 1'i Kürt, 2'si Türk 3 kadın artık üç Silahşorlar' diye anılıyor.

Irak’taki Kürt bölgesiyle ticaret rayına oturdu. Siyaset, başkonsolosluğun açılışıyla resmiyet kazandı. Kültür ise hâlâ ilişkilerin en zayıf halkası. Türkiye ve sanat deyince İbrahim Tatlıses, İsmail YK ve Sevda Demirel’in ziyaretlerini sayan Iraklı Kürtler, 26-27 Ocak’ta Zeynep Tanbay ve dansçılarını ağırladı. Grup Kürt bölgesinde Araz adlı gösterilerini sundu. Projenin mimarları Irak Kürt bölgesinde yaşayan biri Kürt, ikisi Türk 3 kadın ve kurdukları 2010+ adlı dernekti.

İstanbul atağı
Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen’in eşi Melis Birden Selcen, Bölgesel Kürt Yönetimi’nin Eğitim Bakanı Sefin Dızai’nin eşi Nurgün Dızai ve Diyarbakırlı işinsanı Ferda Cemiloğlu’ndan oluşan ekip Erbil’de üç silahşorlar olarak anılıyor.

Türkiye ile Irak Kürdistan bölgesi arasında kültür köprüsünü geliştirmek için İstanbul’a gelen ekip, Zeynep Tanbay, Haldun Dormen, Cemil İpekçi, Bedri Ayseli ile buluşacak. Randevu alabilirlerse Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ile görüşecekler.

İlk köprü başkonsolos
Erbil’le Türkiye arasındaki kültür köprüsünün ilk çivisi Aydın Selcen’in kente başkonsolos olarak atanmasıyla başladı. Başkonsolusun belgesel yapımcısı eşi Melis Birder Selcen 2.5 yaşındaki kızlarını alıp Erbil’e geldi. 1994’ten bu yana New York’ta yaşayan Melis Birder Selcen, geldiği gün kentteki hareket alanının ne kadar dar olduğunun farkına vardı. “Erbil’de bir tek sinema dahi yok. 2 ay öncesine kadar doğru dürüst bir kafeterya bile yoktu” diyen Selcen, bir şeyler yapma hevesini Bölgesel Kürt yönetiminin Eğitim Bakanı Sefin Dızai’nin Bursalı eşi Nurgün Dızai ile paylaştı. Ardından uzun yıllardır Erbil’de yaşayan Diyarbakırlı Ferda Cemiloğlu ile konuştu. Üç kadın “Erbil’de nasıl kendimiz gibi var olabiliriz” sorusundan yola çıkarak “Ya siyaset ya ticaret konuşulan Erbil’de biraz da kültür-sanat konuşulsun” diyerek bir dernek kurmaya karar verdi.

Dernek fikrini Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari’nin oğlu Mahmut Zebari ve Kürt işinsanı Rızgar Kadir de destekleyince ilk proje hayata geçti ve Diyarbakırlı Bağlar Belediyesi Basketbol Takımı Erbilspor’la bir maç yaptı. Zeynep Tanbay 2 gösteri için Erbil’e geldi.
“Tamamen siyasetten uzağız. Tek amacımız evrensel değerler üzerinden hareket etmek. Hepimizin aynı olduğunu anlatmaya çalıştık. Bu ayrımlar bana saçma geliyor” diyen Selcen, Kürtleri de yakından tanıma fırsatı buldu: “Bu kadar yakın olduğumuzu bilmiyordum. Kuşkusuz Araplardan daha yakınız. Bizim uzantımız gibi orası. Aynıyız, bir fark yok. Tek fark bölgenin savaşlardan dolayı bazı açılardan biraz daha geri kalmış olması.”

Bale okullarına destek
Peki ‘Üç Silahşorlar’ın bundan sonraki hedefleri ne? Soruyu Nurgün Dızai yanıtladı:

“Kültürel ve sosyal faaliyetlerin hemen peşinden bununla ilgili workshoplar düzenlemek istiyoruz. Deneyim paylaşımı bizim için çok önemli. Örneğin Kürt bölgesinde bir tek bale okulu var. Amacımız oradan 3 öğretmenin 2 hafta Türkiye’de misafir edilmesini sağlamak.”

‘İpekçi bizi tanıtsın’
Ferda Cemiloğlu ise kısa vadede gerçekleştirmek istedikleri 2 büyük projeden söz etti:

“Önce Cemil İpekçi’yi Erbil’e götürmek istiyoruz. Ona geleneksel giysileri tanıtalım; o da bizi dünyada tanıtsın istiyoruz. Asistanı Erbil’e geldi. Şimdi biz de İstanbul’dayız. Kendisiyle görüşeceğiz. Hem Erbil’de hem İstanbul’da bir defile yapmasını istiyoruz. Ayrıca Haldun Dormen’in ‘Bir Kış Öyküsü’ adlı Kürtçe oyununu bir de Erbil’e getirmek istiyoruz. Bununla ilgili görüşmelerimiz sürüyor. Ayrıca Bedri Ayseli ile de muhtemel bir projemiz olacak.”

Erbil’de Türk haftası
Uzun vadeli hedef ise panayır. Panayır projesinden söz eden Nurgün Dızai, “Erbil’de Türk haftası yapalım istiyoruz. Açık havada yiyecek, giysi, eğlence ve kültürü kapsayan bir panayır düzenlemek istiyoruz. Belki burada da Erbil haftası yapmak istiyoruz” dedi. Ancak bu proje için Türkiye’den Kültür Bakanlığı’nın desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade eden Nurgün Dızai, “Talebimiz var. Ancak hâlâ bir yanıt alamadık. Bekliyoruz” diye konuştu.