Bill Gates'in Siber Malezya'sı


 
DİLEK BAŞER


Radikal 2 / 11/07/2004

Artık herkesin bildiği gibi zenginlik silah tüccarlığından bilgi tüccarlığına devredildi. Sıraya bazen mobilya zenginleri girse de, Bill Gates dünyanın en zengin adamı ünvanını kaptırmıyor. Yaşadığımız bütün felaketler içinde tek başına bu realite bile göz ardı edilemez.

Kuala Lumpur- Artık herkesin bildiği gibi zenginlik silah tüccarlığından bilgi tüccarlığına devredildi. Sıraya bazen mobilya zenginleri girse de, Bill Gates dünyanın en zengin adamı ünvanını kaptırmıyor. Yaşadığımız bütün felaketler içinde tek başına bu realite bile göz ardı edilemez. Bill Gates geçen hafta Malezya'ya bir kez daha teşrif etti. Birkaç yıl içindeki dördüncü ziyaretiydi bu.
Malezya şu an dünyanın en büyük enformasyon ve teknoloji projelerinden birini sürdürüyor. Yaklaşık 25 yıllık bir süreyi amaçlamış olan "Multimedia Super Corridor (MSC)" projesi 1996'da başlatıldı. Üç ana aşamada sürdürülmesi tasarlanan projenin ilk aşaması 1996'da başlayıp geçen yıl tamamlandı. "CyberJaya" adıyla bir teknoloji şehri kuruldu. Bu siber şehirde akıllı okullar, akıllı evler ve üniversiteler var. Ayrıca teknoloji ve bilgi pazarlayan dünya şirketleri de bu şehirde yer alıyor. İkinci aşamaya henüz başlandı ve 2010 yılına kadar sürecek. Bu dönemde en az dört, beş akıllı şehir daha kurulup, dünyadaki benzerleriyle temasa geçecek. Şu an ilk aşama kapsamında 87 adet akıllı okul var. Bu yeni dönemde bütün devlet okulları, milyonlarca dolarlık bilgisayar donanımlarıyla akıllı okullara dönüştürülecek. Ve nihayet 2020'ye kadar sürecek üçüncü aşamada, süper koridor tamamlanmış olacak. Akıllı şehirlerin sayısı 12'ye çıkacak, siber hukuk sistemi kurulacak, siber mahkemeler faaliyete geçecek. 50 km uzunluğunda ve 15 kilometre genişliğindeki bir alana yayılacak olan bu teknoloji üssü ile Malezya, tamamen bir bilgi toplumu haline gelecek.
Bu devasa projenin ikinci aşamasında, işler hayli yolunda gidiyor olmalı ki, Bill Gates, Malezya'yı yakın partner olarak ilan etti. 3000 kişiye seminer verdi. İlkokullarda "microsoft" teknolojisinin kullanılması için bir anlaşma imzaladı. İşletim sistemleri arasındaki farkları gideren ve modifiye eden yöntemler ("free software" veya "open-source software") konusunda kendisine övgüler sunuldu.
Devletin ve özel sektörün birlikte sürdürdüğü bu projeye en büyük katkı Malezya Telekom şirketinden geldi. Şirket, "optic fibre" iletişim ağlarının kapasitesini 10 gigabit'e çıkararak, güçlü ve hızlı bir iletişime katkıda bulundu.
Malezya teknoloji üssü
Malezya tarımdan endüstriye, ekonomik gelişmesini hayli yükseltmiş bir Asya ülkesi. 1997'deki büyük Asya krizinden İMF'nin bütün tekliflerini geri çevirerek sadece "Doğuya Bak" felsefesiyle çıkmayı başarabildi. Bu son teknoloji projesiyle, ekonomik modelini bambaşka bir düzleme taşıyacak. Artık bilgi bazlı bir ekonomiye sahip olacak. Özellikle Güneydoğu Asya bölgesi başta olmak üzere, tüm dünya için bir teknoloji üssü oluşturacak. Kapılarını bütün dünyaya açarak, sayısız yabancı şirketin bu üsten yararlanmalarını sağlayacak. Ülkenin bu konudaki sağlam ve işlevsel vizyonunu kanıtlayan birçok örnekten biri de bize ilginç gelebilecek bir Bakanlığa sahip oluşu. Malezya'da "Bilim Teknoloji ve İcatlar Bakanlığı" var. Bakanlık deyip geçmemek lazım. Bazı bakanlık adları sürprizli ipuçları verebiliyor. Mesala Amerika'da kavramsal olarak "Dışişleri Bakanlığı" yok. Orada bu işlere Devlet Bakanı bakıyor. Amerika için dünyanın hiçbir yeri "dış" değil, dahili. İşte Malezya'daki bu ilginç Bakanlık, ülkenin bir bilgi toplumu olma yolunda ne kadar hırslı olduğunu açıklıyor. Buradaki bilim, teknoloji ve iletişim devrimi sadece merkezi otoriteler ve yönetimlerle açıklanamaz. Tipik bir teknoloji tüketim toplumu var. Elektronik oyuncakları, interneti ve bu alandaki aksesuarları çok seviyorlar. İnternet sansürsüz. Kuala Lumpur'a gelen yabancıların ilk ziyaret ettikleri yer olan Low Yat Plaza, bir elektronik cenneti. Koridorlarda insanlar neredeyse, ilkokullardaki gibi öndekinin omzuna tutunarak sıra sıra yürüyorlar. Cinsiyet dağılımı da fifty-fifty. Süslü püslü kızlar CD'lerin DVD'lerin içinde çok şeker bir manzara sunuyorlar.
Çağımıza bir ad bulmaya çalışıyoruz. Bilgi çağı ve Terör çağı arasında kararsız kaldık. Ama kendi çağımıza isim koymak biz zamanelerin haddini aşar. Yüzümüzü asla kendimiz göremeyeceğimiz gibi, tüketmekte olduğumuz çağı da bilemeyiz. Bu iş potansiyel torunlara kalacak. Gençlere bakarak konuşursak, eski kuşakları mahçup edecek kadar temiz kalpliler. Sık sık apolitik bir cehalet içinde oldukları söylense de, ihtiyarlara ya da ihtiyar ruhlulara özgü sevimsiz bir kıskançlık bu. Ansiklopedik bilgi bloklarını parmaklarıyla satır satır okumaktan başka becerileri olmayan klasik aydınlar, hâlâ devlet partilerine reanimasyon çekmekle meşguller. O zalim, sklerotik parmaklarıyla... İnternet patlamasından sonra, "teknolojiyle aram yoktur" diye gençleri de, teknoljiyi de küçümsediler. Çünkü ortalık birden öyle bir parlamaya başladı ki, karanlık ekolojilerde aydınlık (!) yaptıkları günler tarih oldu. Neyse... Şimdilik bilgi tüccarları önde gidiyor. Bill Gates, bu galibiyeti devam ettirebilmek için elinden geleni yapıyor. Güzel mallarını pazarlamak için güzel ülkelerin, halkların ayaklarına gidiyor. İnşallah bir gün bize de uğrar. Mangaldaki Türk kahvesini ona da yaparız.
"Multimedya Super Corridor" için: www.msc.com.my, www.mdc.com.my