Bu sergide siz de varsınız


Bu sergide siz de varsınız

İhsan Derman (sağda) ve Ahmet Atıf Akın, Türkiye?nin bugüne kadarki en kapsamlı yeni medya sergisini anlattı. fotoğraf: Maurizio Braggiotti

 
DİLAY YALÇIN


Kültür / 16/03/2009

Santralistanbul Türkiye?nin en kapsamlı yeni medya sergisini 20 Mart?ta açıyor. Bilgi Üniversitesi VCD Bölümü Başkanı İhsan Derman ve serginin eş küratörlerinden öğretim görevlisi Ahmet Atıf Akın serginin en önemli özelliğinin ziyaretçiyle etkileşime geçmesi olduğunu vurguluyor

İSTANBUL - Santralistanbul, ‘Modern ve Ötesi’nden sonraki en kapsamlı sergi ‘Haritasız’ın 20 Mart’taki açılışı için harıl harıl çalışıyor. İçeriği ile de Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en geniş yeni medya sergisi ünvanını alan ‘Haritasız: Medya Sanatlarında Kullanıcı Çerçeveleri’ kuruluşundan beri araştırma, üretim ve sergileme olanaklarını birleştiren kurum için de aslında “esas açılışı” temsil ediyor. Çünkü Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı (VCD/Visual Communication Design) Bölüm Başkanı İhsan Derman ve bölümün öğretim görevlisi Ahmet Atıf Akın’ın da belirttiği gibi santral yeni medya sanatlarını ve bunların isimsiz genç üreticilerini destekleyeceği yönünde sinyaller vermişti.
16 Ağustos’a kadar 80’den fazla sanatçının eserlerini ağırlayacak serginin, sadece sanat izleyicisi değil, teknolojiyle sanatla yakından uzaktan ilgisi olmayan ziyaretçiler için bile güzel bir deneyim olacağı kesin. Çünkü ‘Haritasız’ın ‘olayı’ izleyicisinin “katılımcı, yaratıcı ve hatta -Beuys’un deyimiyle- sanatçı olduğu bir sergi” olması. Herkes YouTube sayesinde nasıl yönetmen olabildiyse, myspace sayesinde müzisyen olabildiyse bu sergide gördüğü ve en önemlisi ‘dokunabildiği’ ‘kullanabildiği’ işler sayesinde sanatçı olabilecek, en azından olabileceği fikrine uyanacak.

Bu alanların haritası yok
Ahmet Atıf Akın eş küratörlüğünü yaptığı sergiye neden ‘Haritasız’ dediklerini şöyle açıklıyor: “Eserlerin tümünün doğal arayüzlerle, hiç bir açıklama olmaksızın izleyiciyle etkileşime geçiyor olması, sergiye katılan sanatçıların birçoğunun henüz yerleşik sanat çevrelerince keşfedilmemiş olması gibi bir çok şeyi ‘Neuromancer’ kitabının ünlü yazarı William Gibson’dan bir alıntıyla birleştirdik: ‘Bu alanlar için harita yok.’”
Sergilenen işlere sanat eseri demenin ne kadar doğru olduğu tartışmalı. Çünkü aralarında müzik enstrümanlarından NASA’da geliştirilmesi planlanan projelere kadar farklı alanlardan birçok nesne var. Björk’ün ‘Volta’ albümünde kullandığı ‘reactable’ sergilenen işlerden biri. İspanyol bir ekip tarafından tasarlan ‘reactable’ çok kullancılı, ‘multi-touch’ arayüze sahip, masa şeklinde bir elektronik müzik enstrümanı. ‘Volta’daki ‘sound’ları bizzat üretebileceksiniz yani.

Birbirinden ilginç işler
En ilgi çekeceği düşünülen işlerden biri de ‘Camera Lucida’. Rusya’da bir fizikçi tarafından sese duyarlı bir araştırma yaparken keşfedilen ve sonra bir çeşit ses görüntü enstalasyonuna dönüştürülen ‘Camera Lucida’ kendi geliştirdikleri sese duyarlı bir sıvı ile çalışıyor ve ses dalgalarını sıvının içinde görselleştiriyor. Ağustos ayından sonra NASA’nın verdiği bir bursla NASA’da geliştirilmeye devam edecek. Akın “Bu tür bir fenni bilginin de galeri mekanında olması özellikle santralistanbul’un endüstriyel geçmişi açısından da anlamlı” diyor. “Ama bir yandan da müzelerin amacı bilgi de barındırıyor olmaksa burada da çok bilimsel bir bilgiyi müze bünyesinde tutuyor. Sadece sanat izleyicisi olmayan ama fizikokimyayla uğraşan bir takım insanlara deney imkanı sunan bir platforma da dönüşüyor aynı zamanda.”
İhsan Derman ise ‘Flickist’ten bahsediyor. “Bu iş vesikalık fotoğraf çeken fotoğraf kabinlerinden besleniyor. Sergiyi dolaşan herkes burada kendi fotoğrafını çekiyor ve bu benzer kabinlerde çekilen internet üzerinde aynı yerde depolanan fotoğrafların bir parçası oluyor. Ama sergiye gelip de bu kabinde fotoğrafını çeken kişi kendi fotoğrafını da bir bir sanat eseriymiş gibi çok büyük boyutlarda projeksiyonu ile karşı karşıya kalıyor” diyor Derman.
Serginin alt başlığı “Medya Sanatlarında Kullanıcı Çerçeveleri.” Akın bu alt başlığı şoyle tarifliyor: “Sibernetik bağlamında bir çerçeve tanımlamaya çalışıyoruz teorik manada. Wienerin yıllar önce ortaya attığı sibernetik kuramları Fransız filozof Derrida tarafından parergon kavramı üzerine yaptığı felsefi tartışma ile desteklenmektedir. Parergon ‘zıtların’ etkileşimidir: İçeride ve dışarıda, içsel ve dışsal, öznel ve diğer, akılsal ve duyusal, düşünülebilir ve düşünülemeyen ve son olarak insan ve makine. Derrida parergon’un Kant’ın ‘çerçeve’ kelimesi olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda bu sergide kullanıcı çerçevesi parergondur.”
‘Haritasız’da santralistanbul Almanya’nın Karlsruhe kentinde bulunan medya sanatları merkezi ZKM’le işbirliğine gidiyor. ZKM’den Bernhard Serexhe’nin de eş küratörleri arasında bulunduğu ‘Haritasız’ bu enstitünün topladığı izleyici, tüketici, kullanıcı gibi kavramları özellikle de web 2.0 özelinde irdeleyen ‘You_ser’ isimli sergiyi de bünyesine barındırıyor.
“İşlerin aslında etkileşim seviyeleri sadece bir makineyi çalıştırmak ve makinenin çalışmasından bir artı sağlamak da değil kapsayıcı, içine dahil olunan işler bunlar” diye ekliyor Ahmet Atıf Akın.
Serginin içindeki alt temalardan bir tanesi de dokunmak. “Bu aslında santral’in genel mevzulara yaklaşımını da ima eden bir yaklaşım. Dokunmayın, uzaktan bakın, ‘Picasso’nun tablosu direkt karakola bağlı’ türünden mitler yerine, her işe çok yakın olunabilecek istediğiniz kadar kurcalayabileceğiniz farklı bir tecrübe sunuyor” diyor İhsan Derman. “Arayüz meselesini sorguladığı için izleyicinin kendisinin nereye oturduğunu da sorgulayabileceği bir sergi.”
‘Haritasız’da Türk sanatçılar da eksik değil. Hepsi Bilgi VCD kökenli sanatçılar Mahir Yavuz, Gökçe Taşkan, Alper Ersoy ve Berkay Daver sergide işlerine yer verilecek Türk sanatçılar. Bunlardan geçen yıl VCD’den mezun olan Gökçe Taşkan’ın ‘Color TV’ isimli işi serginin izleyicileri tarafından colortv.cc adresinden belirlenen YouTube videolarını kendine has bir algoritma ile 1/5 oranında küçülterek el yapımı düşük çözünürlüklü LED bir ekrandan galeri mekanına sunuyor. “Yeni medyalar, bilişim teknolojileri, dijital platform veya web 2.0, ne derseniz deyin, bu alan Türkiye gibi çok fazla genç nüfusa ve gelişmekte olan bir ekonomiye sahip bir ülke için çok önemli fırsatlar yaratıyor. Çok düşük maliyetli yatırımlar dev girişimlere dönüebiliyor. Bu anlamda da ‘Haritasız’ genç Türk nüfusu için vizyon genişleten, yol gösteren bir sergi olacak” diyor Ahmet Atıf Akın. kapsamında hem teknoloji geliştiren kurumlar hem de akademik faaliyetler için kalıcı bir kaynak niteliği taşıyacak bir kitap da hazırlanıyor.

santral şenlik alanı olacak
Sergi santralistanbul’u açılışından yaz sonuna kadar bir şenlik alanına dönüştürmeye hazırlanıyor. ‘Haritasız’ kapsamında VCD tarafından her yıl düzenlenen ‘Track’ isimli sergi ve bu yıl ilk defa İstanbul’da düzenlenecek olan ‘PixelİST’ isimli bir de elektronik sanat festivali düzenlenecek. Festival de 29 Nisan - 1 Mayıs tarihleri arası herkesin katılımına açık. Festival kapsamında açık kaynak dijital ve elektronik üretim teknikleri bağlamında atölye çalışmaları, seminerler ve performanslar düzenlenecek. Uluslararası platformda bu alanda deneyimli insanları bir araya getirip Türkiye’deki gençlerle buluşturmayı hedefliyoruz. ‘Track’ ise her yıl olduğu gibi bu yıl da, bir yıl boyunca VCD bünyesinde geliştirilen bir arayüz aracılığı ile tasarım, etkileşimli arayüz, fotoğraf ve video çalışmaları sergileyecek.