Kemalist Cumhuriyet'e bakış


Kemalist Cumhuriyet'e bakış

MEHMET ALİ KIŞLALI


Yorum / 17/04/2010

'The Agony of the Kemalist Republic and the Rise of a Fascist Brotherhood'... Sonra bir alt başlık: 'Of the corrrupt, by the corrupt, for the corrupt'... İngilizce başlığını çevirmek çok zor.

‘The Agony of the Kemalist Republic and the Rise of a Fascist Brotherhood’... Sonra bir alt başlık: ‘Of the corrrupt, by the corrupt, for the corrupt’... İngilizce başlığını çevirmek çok zor. Başlıkta Kemalist Cumhuriyet’in çekmekte olduğu ızdırap vurgulanıyor ve ‘Faşist’ olmakla suçlanan ‘cemaatlerin’ rolüne işaret ediliyor. Sonra da ‘yozlaşma’nın egemen olduğu bir altbaşlık.
Mehmetçik’e ithaf edilen bu kitap ABD’de yayımlandı. Uzun yıllar birlikte çalıştığım bir meslektaşım okudu ve gözlemlerini yazdı.
***
“Yazar Prof. Dr. Sedat Sami. Bir dönemin tanınmış gazetecilerinden, rahmetli Ömer Sami Coşar’ın kardeşi. ABD’de yaşayan bir bilimadamı. Sık sık gelip gittiği anavatanının hem yakından, hem uzaktan iyi bir gözlemcisi. Ama tıpkı bundan önceki kitabı, ‘Sessiz Kapitülasyonlar’da olduğu gibi bu kez de ümitsiz. Neredeyse üslubuna yansıyan bir ümitsizlik. Alabildiğine katı ve acımasız! Bilimsel verileri temel alan simsiyah bir gelecek çiziyor, Türkiye için. Korkularının gerisinde sadece radikal İslam yok. Giderek yozlaşan, çürüyen bir toplum görüntüsü ve heba edilen Cumhuriyet kazanımları var. Kitapta sözü edilen, özellikle son 8-10 yılı kapsayan olayları biliyoruz. Bunları bilmeyen ABD’nin Türkiye ile ilgili okuruna sunmak önemli. Kurgu tamamen güncel olaylar üzerine... Ama olan bitenin dizilişi, tarihten çekip çıkarılan örneklerle karşılaştırılması, vurucu uluslararası uzman görüşleriyle donatılarak sunumu bir ibret silsilesi gibi. Örneğin, Türkiye’nin komşularıyla olan ilişkilerinde, son günlerde sadece bizde değil, dünya kamuoyunda da tartışılan Ermeni olaylarının ele alınış tarzı...
100 yıl öncesine ve artık varolmayan Osmanlı İmparatorluğu’na ait bir mesele. Ama insana, bundan sonraki adımın ABD’yi, Kızılderili katliamı ya da yüzyıllar süren kölelik uygulamaları nedeniyle kongreye verilecek soykırım tasarılarıyla suçlamak veya kınamak mı olacağını düşündürüyor” diyor
1. Dünya Savaşı sonrasında işgal altındaki İstanbul’da, İngilizlerin hem kendi, hem de Osmanlı arşivlerini altüst ederek Ermeni iddialarını destekleyen politikalarıyla ilgili
kanıt bulma çabalarının hüsranla sonuçlanmasını, Başkan Obama’nın seçilmeden önceki ve sonraki çelişkili söylemlerini, ünlü tarihçi Justin Mc Carthy başta olmak üzere, uzman görüşlerini ayrıntılarıyla veriyor.
Sonra ilginç bir ayrıntıya geçiyor. Ermenistan Cumhuriyeti’nin ilk Başbakanı Hovhannes Katchaznouni’nin Dashnaktsutyun Partisi üyelerince Avrupa kütüphanelerinden bile toplatılan raporuna.
1923’de Bükreş’te toplanan parti kongresine sunmuş. Geçmişle ve olaylarla ilgili bir dizi oto-kritik.
Ama rapor Tiflis’te 2 bin adet basılmasına rağmen Ermenistan’da yasaklanmış. İngilizce çevirisi ise, ilk kez 2006 yılında basılmış.
“Yazarının deyimiyle, kitabın ilk hedefi, Amerikan halkına ayrıntılı olarak Cumhuriyet’in Türk toplumuna sağladıklarını anlatmak, sonra da uluslararası kamuoyuna Türkiye’nin ‘uçuruma kayışını’ ciddi bir biçimde yansıtmak. 86 sayfa ve beş bölümü kapsayan içerikten ‘özetle’ söz etmek pek kolay değil. Ayrıntılar bilimsel temellere ve verilere dayandığı için hemen her satır vurucu: Osmanlı’yı çökerten kapitülasyonlardan sonra, Türkiye’yi çökerten Gümrük Birliği... Dünya medyasında bile ‘Anadolu Kaplanları’ diye vurgulanan ekonomik mucizenin zaman içinde, kendi deyimleriyle, tüm yükü çeken ‘Anadolu Eşekleri’ne dönüşmesi. Yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık, komisyonlar, siyasal yozlaşma bir yana, olan bitenden bihaber vatandaşın gözünden kaçırılan gerçeklerin yerine sahnelenen sahte demokrasi. Avrupa Birliği... Atatürk’e evet, Kemalizm’e hayır! Bu, Radikal İslam Türkiye’de bir gecede tomurcuklanmadı ama bugün sorun, rejimin bu ülkede dönüşü olmayan bir kulvara girip girmediği. Ya Gülen tarikatı?
30 milyar dolarlık bütçesinin kaçta kaçının kaynağı Amerikalı vergi mükellefleri acaba?. Türkiye’de ılımlı İslam’ın perde arkası mimarı, eski CIA ajanı Graham Fuller bu politikaların neresinde? Peki, çokuluslu devletler nasıl çökertilir? Ya, ‘Reform’ adı altında ulus-devletin temelinden sabote edilmesi? Ergenekon? En ilginci de, hemen her konuda ahkam kesen Batı’nın hukuka yapılan tüm saldırılara sessiz kalışı.
Sedat Sami’ye göre, Türkiye’de günümüz yöneticilerinin bakmaları ve farketmeleri gereken çok önemli nokta, Osmanlı’nın en güçlü olduğu noktadan, tarihin külleri arasında kaybolmaya başladığı noktaya nasıl geldiğidir. Tarihçi H. C. Armstrong’un deyişiyle, “Kanuni, Adriyatik’ten İran’a, Mısır’dan Kafkasya’ya uzanan, Viyana önlerinde Hıristiyanlığın boğazına basan o büyük imparatorluğun Sultanı başaramadı ve önlenemez çöküş işte o noktada başladı.”
***
Bir Türkiye uzmanı Amerikalı meslektaş değerlendirmesi ise şöyle; ‘The Agony of the Kemalist Republic’ kitabında birçok önemli konu ele alınmış. En önemlisi, İslamcılık ve Gülenciliğin eğitim, yargı, dış isleri, medya ve güvenlik kuvvetlerini kontrol altına alma ve TSK’yı yipratma gayretleri. Ama bu Turkiye Cumhuriyeti icin yaşamsal sorun sistemli olarak anlatılmıyor. AKP liderlerin çeşitli konudaki yanlışlarıyla karıştırılıyor. Kitap AKP’ye karşı bazen siyasi polemik halini alıyor.
Keşke yazar en önemli sorun olan AKP’nin İslamcı ajandası üzerinde kalsaydı. Bu konuda metinde ilginç pasajlar var ama dağınık. Bu da etki ve önem kaybına sebep oluyor.”