Başbakan'ı veya diğer siyasetçileri o kadar önemsiyoruz ki, tek gündemimiz onların sözleri. Bence Başbakanın her sözü gündemimizin %80'ini oluşturmamalı. Kusura bakmayın, özeleştiri yapmamız lazım. Biraz kendi gündemimiz olsun kardeşim. Bir adamın her sözünü bu kadar önemsemek, bence ciddi bir sorun. Bence toplum olarak ciddi anlamda, bağımlı bir toplumuz. Birilerine kızmaya, öfkelenmeye bağımlı olmuşuz. Hayatımızdaki sorunların nedenlerini dışarıdaki birilerine yükleyip, kendimizi tertemiz kılmaya çalışıyoruz. İnanmıyorum, ben artık "sezaryan, kürtaj" gibi bir konuda bile bir kişinin söylediği bir cümlenin bu kadar gündem haline getirilmesine. Gündem değiştiriyor, diyorlar; hayır, gündemi oluşturan bizzat sizsiniz, onlar değil. Samimi değil bu eleştirileri yapanlar.
Darbe olduğunda halkın ne yapacağı, o sıradaki sosyal psikolojik ortama göre değişir. Eğer halkın öncülük yapacak güçlü bir siyasi lider ortaya çıkarsa, halkın %66'sı darbeye direnebilir.
Bundan önceki darbelerde halk hep tek başınaydı, bunu unutmayalım. Medya TSK'dan yanaydı. Siyasetçiler ise, tutuklanmıştı. Eğer siyasetçilerin örgütlenme özgürlükleri kısıtlanmaz, medya da internet üzerinden çalışabilirse, halk direniş gösterebilir.
Cüneyt Özdemir'in dediği çok doğru: Linç mangası, dinle ilgili bir kavram geçti mi, hemen meseleyi AKP yalakalığına bağlıyor. Radikal okurları da ne yazık ki, demokrasi testinden geçemiyor. Demokratik düşünceli insanlara, eksi oyları yığıyorlar. Sonra da AKP'ye sivil dikta diyorlar. Sivil dikta içinizde arkadaşlar. Farklı düşüncelere tahammül kapasiteniz ölçüsünde demokrat olursunuz. AKP'yi veya dine hoşgörülü insanları aşağılayarak değil.
Kılıçdaroğlu, hükümeti eleştiriyor. Tamam, peki askerlerin herhangi bir tehdidi, baskısı olmuş mudur, bu dönemde? Bunlara yönelik herhangi bir eleştiri yapmayı düşünüyor mu, acaba?
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
Okurun Tüm Yorumları
umiterd
Çok fazla konuşuyoruz bence
Başbakan'ı veya diğer siyasetçileri o kadar önemsiyoruz ki, tek gündemimiz onların sözleri. Bence Başbakanın her sözü gündemimizin %80'ini oluşturmamalı. Kusura bakmayın, özeleştiri yapmamız lazım. Biraz kendi gündemimiz olsun kardeşim. Bir adamın her sözünü bu kadar önemsemek, bence ciddi bir sorun. Bence toplum olarak ciddi anlamda, bağımlı bir toplumuz. Birilerine kızmaya, öfkelenmeye bağımlı olmuşuz. Hayatımızdaki sorunların nedenlerini dışarıdaki birilerine yükleyip, kendimizi tertemiz kılmaya çalışıyoruz. İnanmıyorum, ben artık "sezaryan, kürtaj" gibi bir konuda bile bir kişinin söylediği bir cümlenin bu kadar gündem haline getirilmesine. Gündem değiştiriyor, diyorlar; hayır, gündemi oluşturan bizzat sizsiniz, onlar değil. Samimi değil bu eleştirileri yapanlar.
Sosyal Psikolojik ortama göre değişir
Darbe olduğunda halkın ne yapacağı, o sıradaki sosyal psikolojik ortama göre değişir. Eğer halkın öncülük yapacak güçlü bir siyasi lider ortaya çıkarsa, halkın %66'sı darbeye direnebilir. Bundan önceki darbelerde halk hep tek başınaydı, bunu unutmayalım. Medya TSK'dan yanaydı. Siyasetçiler ise, tutuklanmıştı. Eğer siyasetçilerin örgütlenme özgürlükleri kısıtlanmaz, medya da internet üzerinden çalışabilirse, halk direniş gösterebilir.
Radikal okurlarının demokrasi kapasitesi
Cüneyt Özdemir'in dediği çok doğru: Linç mangası, dinle ilgili bir kavram geçti mi, hemen meseleyi AKP yalakalığına bağlıyor. Radikal okurları da ne yazık ki, demokrasi testinden geçemiyor. Demokratik düşünceli insanlara, eksi oyları yığıyorlar. Sonra da AKP'ye sivil dikta diyorlar. Sivil dikta içinizde arkadaşlar. Farklı düşüncelere tahammül kapasiteniz ölçüsünde demokrat olursunuz. AKP'yi veya dine hoşgörülü insanları aşağılayarak değil.
Hayret, azar ve hakaret yok
Gül'e ve Erdoğan'a azar ve hakaret ettirmelerini beklerdim. Sözcü'de demokratik bir eğilim başlamış anlaşılan.
28 Şubatta Acaba Askerlerin Hiç Suçu Yok mu?
Kılıçdaroğlu, hükümeti eleştiriyor. Tamam, peki askerlerin herhangi bir tehdidi, baskısı olmuş mudur, bu dönemde? Bunlara yönelik herhangi bir eleştiri yapmayı düşünüyor mu, acaba?