scorecardresearch.com

Okurun Tüm Yorumları

Clear

Yaşadığı Şehir :Giresun
Cinsiyet :Erkek
Toplam Yorum Sayısı :9538
Yoruma Katıldığı Haber Sayısı :9538
Sitemize Katıldığı Tarih :22/10/2009
Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 15:53
'Çivi bile çakılamayan' Tarlabaşı nasıl yıkıldı?

Prag'ı da Gördüm.

Deprem kuşağı üzerinde değil.1600 yılından beri binalar bu yüzden duruyor.Bunu bilen Prag'lılar old town(eski kent) dedikleri tarihi yerleşim yerini restore etmişler.Zira daha nice yıllar yerinde durabileceğini biliyorlar.Edindiğim bilgilere göre tek dertleri savaşlarmış,o yüzden işgale gelen kim olursa olsun(buna naziler de dahil) hemen şehrin anahtarını ona teslim edip tek bir ricada bulunmuşlar "yeter ki lütfen hiçbir yeri yıkmayın".Şimdi de turizme açmışlar ve para kazanıyorlar yani rantı böyle sağlıyorlar.Yerleşik ve ikamet eden yani oturup yaşayan hiç kimse yok.Her yer otel,mağaza,dükkan ve restorandan ibaret.Nüfus, tepelerde ve tepelerin ardındaki yeni yapılmış modern yerlerde yaşıyor.Siz gittiğiniz yeri ne biçim inceliyorsunuz? Uçaktan bakar gibi kuşbakışı mı? Sonra da millete ahkam kesiyorsunuz "gidin görün ben gittim gördüm" havası atarak...Ben de gittim gördüm,hem de sordum öğrendim,inceledim irdeledim.İstanbul'da deprem olursa uzmanlar Beyoğlu'nun yerinde kalacağından bile şüpheliler,üstelik orada yaşayan yerleşik nüfus var yani düşünmeden sallanan Prag örneği gibi değil.Her şeyimiz yüzeysel,taklitçiliğimiz bile...Hayret bi'şiy...

Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 14:50
Seks yapmak istemeyen eşinden Excel'le intikam aldı

Yanlış Yapmış.

Elaleme rezil etmeye çalışmakla yanlış yapmış.Temel-safinaz fıkrasını bilmiyor anlaşılan,yoksa bu yöntemi denerdi.Bir gün Temel-safinaz çifti yakın köyde düğüne davet edilirler.Yürüme mesafesi olduğundan "hem biraz da orman havası alırız" diyerek yaya giderler.Ormandan geçerken önlerine bir ayı çıkar.Temel'e birpençe sallar ve uzaktaki kayanın üzerine fırlatır.Sonra Safinaz'ın üstüne yüklenip altına alıverir.Safinaz can havliyle feryada başlar "Ula Temeeeeel! Yetiş da! Namus elden cidiy,daha ne duriysin?". Kayanın üzerindeki perişan temel duruma bir bakar,gözü yemez,oturup bir sigara yakar ve seslenir "Ne mi duruyrim? Ya sen ne duriysin? Hadi dese ne bana deduklerini ona da,desene (başıim ağriy,uykum var,bugün çok yoruldum),hadi de de cörelim bakalum.".

Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 14:17
Konyaaltı'nda dondan sonra köpek de yasak

Bu Ne Tutarsızlık?

Aaa,çok ama çok ayıp...Hayvan haklarına buz gibi saygısızlık...Sen hayvanı evine kadar sok,sokaklara bile pislet ve pisliğini poşetle almayıp ortada bırak isyan edenlere de "hayvan düşmanı" yaftalaması yap.Sonra yazgelsin,plajlarda müşteri memnuniyetsizliği ve para kaybetme olasılığı söz konusu oluversin,git güzelim hayvancıkların serinlemelerine yasak koy.Olacak şeymi canıım? Bu ne tutarsızlık? Neyse,şimdi bu yeni uygulamanın da adını koyuverin gari...Sokaklardaki pislikten şikayet edenlere "hayvan düşmanı" adını koydunuz ya hani?

Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 14:05
Bir yoga müridinin itirafları

Başka Bir Yaşanmış Örnek.

Kuzey Kıbrıs'n Dip karpazlar bölgesinde yani adanın o sivri burnunda,bir otelde kongredeyiz.Yurt dışından gelip konuşmacı olan,babası da eski bir doktor olan bir tıp doktorunun konferansını dinliyorum.Konu "tıpta hipnoz" ...Kolesistektomi(safra kesesi ameliyatı) nin hipnozla yapılışını slaydlar ve video çekim ile göstererek anlatıyor.Hasta ne ameliyatta ve ne de daha sonra hiç ağrı ve acı duymamış.Çok ilginçti.Anestezi yok.Ağrı kesici yok.Bu ilaçların yan etkisi de,maliyet problemi de yok,üstelik bir anestezi uzmanına dahi pek gerek yok.Çok hoşuma gitti.Konferans bitti ve sorulara geçildi.Sürekli önlerde oturan ve salonun değişik yönlerine dağılmış olan dinleyicilerden sorular alınıp yanıtlanıyordu.Parmak kaldırmaktan kolum ağrıdı.Benim durumumda olanlar umudunu yitirip salondan çıktılar ama ben inat ettim ve dinleyiciler dağıldıktan sonra konuşmacının yanına gittim "ben sorumu soramadım,müsadeniz var mı?" dedim,sağolsun kabul etti ve ben de "Bunca yararlı bir yöntem olan hipnoz,anlattığınıza ve verdiğiniz örneklere göre yarım asırdır tıpta denendiği halde,neden rutine girmeyi başaramadı sizce?" diye sordum.Son derece kısa ve yüzeysel yanıtlarla geçiştiriverdi ve hiç tatmin olmadım ama israr da etmedim,teşekkür edip ayrılırken bir gariplik de gözümden kaçmadı.Salon boşaldığı halde,önlerde oturup da sorular soran ve kolayca sorularına yanıt alabilenlerin hemen hepsi,orada etrafındaydı ve bekliyorlardı,sanki bir grup havası vardı.

Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 13:37
Bir yoga müridinin itirafları

Materyalist Paganizm.

Paganizmin bir kolu da materyalizmdir.Bunlar yani "ben yalnız gördüğüme inanırım" diyenler,bilimin yetersiz olduğu çağlarda,dağa,taşa,toprağa,denize,ırmağa(örneğin Hindistan'daki Ganj nehri) ve güneşe tapmaya başlamışlar; daha sonra tüm bu taptıklarının tapılacak güç olmadığı bilinip anlaşılınca da evrene tapmaya ve ondan medet ummaya ve de ona teslim olmaya başlamışlardır.Yani kapsam alanlarını genişletmişlerdir.Aslında tapılacak olan,tüm bu nimetleri yoktan var ederek yaratan ve insan oğluna bir lütuf olarak sunan, gerçek tapılacak varlık Allah'tır.Allah'tan medet umulur,Allah'a tam teslim olunur.Zira Allah,hem her şeyi yaratmış olan,hem de insana dost olan,gerçek ve tek tanrıdır.Allah'ın yarattığı nimetleri tanrılaştırmak,hem Allah'a şirk koşmak hem de en büyük vicdansızlık, nankörlük ve saygısızlıktır.Yoga,meditasyon gibi dinginlik egzersizlerini içeren "Reiki" felsefesi de bir materyalizm paganizmidir.Yalnız yöntemi ve hareket tarzı Aristo'nun düz mantığına değil, daha kandırıcı "strawman mantığı" na dayandırılır.Direkt ya da endirek hipnozdan yararlanır,alternatif tıp,yoga ve meditasyon gibi tedavi edici ve dinginleştirici yararlı egzersizlere oturtulur ama burada bırakılmaz, bunlardan yola çıkılarak çarpık felsefeyle tamamlanır ve hedefine ulaşır.Yine şu özlü sözü hatırlatmakta fayda var "Doğru vagona binmek,doğru trene binmek demek değildir,lokomotif de çok önemlidir.Doğru vagona binip doğru tren sanan,farkında olmadan yanlış lokomotifle yanlış yöne ve yanlış yere gidiverir.".