scorecardresearch.com

Okurun Tüm Yorumları

Clear

Yaşadığı Şehir :Giresun
Cinsiyet :Erkek
Toplam Yorum Sayısı :9539
Yoruma Katıldığı Haber Sayısı :9539
Sitemize Katıldığı Tarih :22/10/2009
Radikal Kullanıcı Avatarı
28/7/2014 - 13:45
Belediye otobüsünde flört uyarısı: Daha önce ısırılmış elma!

Isırılmış Elma?

Peki o zaman "DULLAR" ne oluyor? Yenip de elinde koçanı kalmış elmalar mı? Halbuki Kur'an "eşi ölmüş ve boşanmışlarla evlenmek helaldir,sadece onları incitmemeye ve mahçup etmemeye dikkat edin" der.Günahın da,haramın da tanımı ve sınırı Kur'an'da mevcuttur.Flört,sözlülük,nişanlılık dönemlerinde doz ayarı ya da aşımı kişinin kendisini bağlar,genele şamil diye bir şart yoktur.Hiç kimse yeniden Kur'an yazar gibi kendi yetersiz mantığını millete sunmasın.Önce can çekince kılıfına uydurulan saatlik "muta nikahı" nı halletsin,flört veya nişan,saatlikten daha uzun olup, "muta nikahı" gibi dibine kadar gitme mecburiyeti de içermiyor.

Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 15:53
'Çivi bile çakılamayan' Tarlabaşı nasıl yıkıldı?

Prag'ı da Gördüm.

Deprem kuşağı üzerinde değil.1600 yılından beri binalar bu yüzden duruyor.Bunu bilen Prag'lılar old town(eski kent) dedikleri tarihi yerleşim yerini restore etmişler.Zira daha nice yıllar yerinde durabileceğini biliyorlar.Edindiğim bilgilere göre tek dertleri savaşlarmış,o yüzden işgale gelen kim olursa olsun(buna naziler de dahil) hemen şehrin anahtarını ona teslim edip tek bir ricada bulunmuşlar "yeter ki lütfen hiçbir yeri yıkmayın".Şimdi de turizme açmışlar ve para kazanıyorlar yani rantı böyle sağlıyorlar.Yerleşik ve ikamet eden yani oturup yaşayan hiç kimse yok.Her yer otel,mağaza,dükkan ve restorandan ibaret.Nüfus, tepelerde ve tepelerin ardındaki yeni yapılmış modern yerlerde yaşıyor.Siz gittiğiniz yeri ne biçim inceliyorsunuz? Uçaktan bakar gibi kuşbakışı mı? Sonra da millete ahkam kesiyorsunuz "gidin görün ben gittim gördüm" havası atarak...Ben de gittim gördüm,hem de sordum öğrendim,inceledim irdeledim.İstanbul'da deprem olursa uzmanlar Beyoğlu'nun yerinde kalacağından bile şüpheliler,üstelik orada yaşayan yerleşik nüfus var yani düşünmeden sallanan Prag örneği gibi değil.Her şeyimiz yüzeysel,taklitçiliğimiz bile...Hayret bi'şiy...

Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 14:50
Seks yapmak istemeyen eşinden Excel'le intikam aldı

Yanlış Yapmış.

Elaleme rezil etmeye çalışmakla yanlış yapmış.Temel-safinaz fıkrasını bilmiyor anlaşılan,yoksa bu yöntemi denerdi.Bir gün Temel-safinaz çifti yakın köyde düğüne davet edilirler.Yürüme mesafesi olduğundan "hem biraz da orman havası alırız" diyerek yaya giderler.Ormandan geçerken önlerine bir ayı çıkar.Temel'e birpençe sallar ve uzaktaki kayanın üzerine fırlatır.Sonra Safinaz'ın üstüne yüklenip altına alıverir.Safinaz can havliyle feryada başlar "Ula Temeeeeel! Yetiş da! Namus elden cidiy,daha ne duriysin?". Kayanın üzerindeki perişan temel duruma bir bakar,gözü yemez,oturup bir sigara yakar ve seslenir "Ne mi duruyrim? Ya sen ne duriysin? Hadi dese ne bana deduklerini ona da,desene (başıim ağriy,uykum var,bugün çok yoruldum),hadi de de cörelim bakalum.".

Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 14:17
Konyaaltı'nda dondan sonra köpek de yasak

Bu Ne Tutarsızlık?

Aaa,çok ama çok ayıp...Hayvan haklarına buz gibi saygısızlık...Sen hayvanı evine kadar sok,sokaklara bile pislet ve pisliğini poşetle almayıp ortada bırak isyan edenlere de "hayvan düşmanı" yaftalaması yap.Sonra yazgelsin,plajlarda müşteri memnuniyetsizliği ve para kaybetme olasılığı söz konusu oluversin,git güzelim hayvancıkların serinlemelerine yasak koy.Olacak şeymi canıım? Bu ne tutarsızlık? Neyse,şimdi bu yeni uygulamanın da adını koyuverin gari...Sokaklardaki pislikten şikayet edenlere "hayvan düşmanı" adını koydunuz ya hani?

Radikal Kullanıcı Avatarı
25/7/2014 - 14:05
Bir yoga müridinin itirafları

Başka Bir Yaşanmış Örnek.

Kuzey Kıbrıs'n Dip karpazlar bölgesinde yani adanın o sivri burnunda,bir otelde kongredeyiz.Yurt dışından gelip konuşmacı olan,babası da eski bir doktor olan bir tıp doktorunun konferansını dinliyorum.Konu "tıpta hipnoz" ...Kolesistektomi(safra kesesi ameliyatı) nin hipnozla yapılışını slaydlar ve video çekim ile göstererek anlatıyor.Hasta ne ameliyatta ve ne de daha sonra hiç ağrı ve acı duymamış.Çok ilginçti.Anestezi yok.Ağrı kesici yok.Bu ilaçların yan etkisi de,maliyet problemi de yok,üstelik bir anestezi uzmanına dahi pek gerek yok.Çok hoşuma gitti.Konferans bitti ve sorulara geçildi.Sürekli önlerde oturan ve salonun değişik yönlerine dağılmış olan dinleyicilerden sorular alınıp yanıtlanıyordu.Parmak kaldırmaktan kolum ağrıdı.Benim durumumda olanlar umudunu yitirip salondan çıktılar ama ben inat ettim ve dinleyiciler dağıldıktan sonra konuşmacının yanına gittim "ben sorumu soramadım,müsadeniz var mı?" dedim,sağolsun kabul etti ve ben de "Bunca yararlı bir yöntem olan hipnoz,anlattığınıza ve verdiğiniz örneklere göre yarım asırdır tıpta denendiği halde,neden rutine girmeyi başaramadı sizce?" diye sordum.Son derece kısa ve yüzeysel yanıtlarla geçiştiriverdi ve hiç tatmin olmadım ama israr da etmedim,teşekkür edip ayrılırken bir gariplik de gözümden kaçmadı.Salon boşaldığı halde,önlerde oturup da sorular soran ve kolayca sorularına yanıt alabilenlerin hemen hepsi,orada etrafındaydı ve bekliyorlardı,sanki bir grup havası vardı.