9. gezegen

Yılın altı ayı yolları kapalı olan Bahçesaray, Van'a mı bağlı? Hayır. Türkiye'ye mi bağlı? Yine hayır. Bahçesaray hiçbir yere bağlı değil. Çünkü kendi başına, birçok anlamda bağımsız. Onun için ismine "9. Gezegen" demişler.
Haber: AYDIN ORAK / Arşivi

Yılın altı ayı yolları kapalı olan Bahçesaray, Van'a mı bağlı? Hayır. Türkiye'ye mi bağlı? Yine hayır. Bahçesaray hiçbir yere bağlı değil. Çünkü kendi başına, birçok anlamda bağımsız. Onun için ismine "9. Gezegen" demişler.
Van'dan Bahçesaray'a geçiş kolay değil, kışın ise ancak yaya gidilebilir. O da karlı dağları aşabilirseniz tabii. Yazın son günlerini yaşadığımız şu günlerde, Bahçesaray'a doğru yolculuğumuz sırasında dağın eteklerinde Göçerlerin çadırlarını, sürülerini toplayıp, sonbaharın gelişiyle köylerine dönmelerine tanık olduk. Göçerler bahar aylarında yaylalara çıkar, çadırlarını kurar, yılın yarısını buralarda geçirirler. Dağın eteklerindeki göçerlerin radyo frekansları Erivan Radyosu'na ayarlı olduğu için, Kürtçe türküler dağda yankılanıyor.
Bahçesaray'a Müküs de denir, fakat ilçe sakinleri Kürtçe ismiyle Mıks der. Önceleri Hakkâri'ye bağlı olan ilçe, daha sonra Siirt'e, şimdi ise Van'a bağlı. Bahçesaraylıların özel merakları arasında satranç büyük yer tutuyor. Her ev ve kahvede muhakkak bir tane satranç takımı var. Çocukların hemen tümü satranç oyununu biliyor. Ve deniliyor ki Bahçesaraylılar zeki olurmuş. Zeki olmalarının nedeni ise satranç! Burada 1915'e kadar Ermeniler de yaşamış. İlçede hâlâ yıkık, harap Ermeni kiliseleri mevcut.
Yollar altı ay kapalı
Yazın en sıcağında bile Bahçesaray yollarında ve dağ eteklerinde kara rastlarsınız. İklim yazın serin, kışın karlı olmasına rağmen hava çok soğuk olmaz diyor Bahçesaraylılar. Bir önceki kıştan kalan kar, buz olmuş ve yeni kışa hazırlanmak için damla damla aşağılara süzülüyor. Ama kışın kar yağdığı zaman da metrelerce yükseliyor ve ilçenin dünyayla bağlantısı kesiliyor. Eski zamanlarda, yani yolların olmadığı dönemlerde, hastalar Van'a götürülürken günlerce yollarda kalındığı olurmuş. İlçede kliniklerin yapılması bu durumu biraz değiştirmişe benziyor.
Van'ın en güzel ilçesi olan Bahçesaray doğal güzellikleriyle insanın içini açıyor. Büyükçe bir mağaranın içinden çıkan suyun ne kadar soğuk, tadının ne kadar güzel olduğunu ilçeye gelenler bilir. Bu su bir dere olup Fırat'a karışıyor. Büyük Çay denen dere, ilçe halkı ve turistlerin de gözde mekânı. Haftasonları kimi piknik için, kimi de suyundan içmek için geliyor. Derenin kenarında bir cevherle karşılaştık, bir âşık. Sanki Allah tüm Vanlıları dengbêj (ozan) yaratmış. Hepsinin de sesi o kadar güzel ki... Mağaranın ağzında iki genç kardeşe rastladık, bizi kırmadılar, eli kulağa atıp başladılar Kürtçe uzun havaya.
Kürt şairin 600 yıllık mezarı
Bahçesaray'ın en gözde ama en ihmal edilmiş yerlerinden biri de ünlü Kürt şairi Feqiyê Teyran'ın mezarı. 600 yıl önce yaşayan şairin mezarı ve harabe camisi Verezüz Köyü'nde. Ayrıca Feqiyê Teyran'ın mezarı çevresinde bulunan ağaçlar da 'kutsal' sayılıyor ve kim bilir ne zamandır varlar. Söz konusu yer belki yüzlerce yıllık ağaç kütükleri ile adeta doğal açıkhava müzesini andırırken, köy sakinleri mezarlığa anıt yapılmadığından yakınıyor. Çünkü mezarın izi neredeyse belli olmayacak bir durumda. Feqiyê Teyran, kelime manasıyla "kuşların hocası" 1590 yılında, o tarihte Hakkâri'ye bağlı Milks (Bahçesaray) köyünde doğmuş. Bir Kürt emirinin oğlu olan Teyran emirlik yapmayı bir kenara bırakarak hayatını efsanevi bir kuşu görmeye adamış. Yıllarca Mezopotamya'da efsanevi kuşu bulmak için, ayak basmadık yer, ziyaret etmedik köy, sorulmadık dengbêj bırakmamış.
Bahçesaray denince Mahmut Han'ı anmadan geçmemek lazım. Kürt hareketi önderi olan Mahmut Han 19. yy'da Osmanlı'ya karşı çıkmış, Mıks beylerinden Eyüp Han ailesindendir. Osmanlı Devleti Mahmut Han'ın tüm çocuklarını sürgün etmiş. Şu an ise tüm ailesi ve torunları Gevaş'ın Arpêt köyünde yaşıyorlar.