Afrika'nın sesi

2006'nın Kasım ve Aralık aylarında yağan şiddetli yağmurlar neticesinde oluşan sel felaketi, dünyanın en fakir ülkelerinden Etiyopya'yı çok sarstı.
Haber: ZAFER KANTAR / Arşivi

2006'nın Kasım ve Aralık aylarında yağan şiddetli yağmurlar neticesinde oluşan sel felaketi, dünyanın en fakir ülkelerinden Etiyopya'yı çok sarstı. 600 kişi öldü ve yaklaşık 365 bin kişi yerlerinden oldu. Zaten yoksulluk, kuraklık ve AIDS gibi bulaşıcı hastalıklarla uğraşan çoğu Afrika ülkesi gibi Etiyopyada bu selden sonra uzun bir süre kendini toparlayamadı ve başta çocuklar olmak üzere halk açlıkla yüz yüze kaldı. Merkezi Roma'da bulunan Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) kolları sıvadı ve yardım ulaştırmak için bölgeye hareket etti. Uzman doktorlar eşliğindeki ekibe biz de katılarak yardım kampanyasını yerinde görmek istedik. Somali sınırına yakın güneydoğu Etiyopya'nın doğu İmi, Kalafo ve Mustahil bölgelerindeki 200 bin kişiye, MI-8 helikopterleri ile yaklaşık 1,350 ton yiyecek ve ilaç dağıtıldı. Bütün bu olumsuzluklara rağmen hâlâ okumaya çalışan küçük çocuklar ve öğretmeye çalışan okul personeline yapılan yardımlar, orada olan tüm Batılı görevlilerin gözyaşları içinde kalmasına ve hafızalarımızdan hiçbir zaman silinmeyecek gözlemlerde bulunmamıza neden oldu.
Her çocuğa bir kap yiyecek
Bütün dünyadan yapılan yardımların WFP'de toplanarak, bir kısmının Etiyopya'nın bu bölgesine dağıtılmasından her çocuğun okuldaki bir öğününe düşen pay sadece bir kap pilav, lapa veya makarna oluyor. Hemen hemen her ailenin çocuğu okumak, öğrenmek için can atıyor. Ülkesinin ve ailesinin o kadar yoksulluğuna rağmen giyinip, kuşanıp süslenerek her sabah heyecanla okullarının yollarını tutuyorlar. Özel olarak okullar için yapılan bu yiyecek dağıtım kampanyası, WFP'nin en önem verdiği vicdani kampanyalardan biri.
75 milyon nüfuslu ülkenin yaklaşık onda biri yani 7 milyonu ülkenin çeşitli bölgelerinde açlıkla boğuşuyor. 2006 yılında Etiyopya hükümeti BM ile ortaklaşa 145 milyon dolarlık 340 bin ton yiyecek yardımını sadece 3 milyon aç insana ulaştırabilmiş. Sadece Etiyopya olsa neyse. Bu kara kıtanın diğer ülkelerinde de benzer sahneler karşımıza çıkıyor. Sadece Mozambik'teki günlük yiyeceğe muhtaç çocuk talebelerin sayısı 510 bin. 2006 yılı itibarı ile de BM, Mozambik'e toplam 2.8 milyon ton yiyecek yardımı yapabilmiş. Yine başka bir güney Afrika ülkesi Malawi'de de 489 ayrı okuldaki 500 bin talebeye tonlarca yiyecek yardımı ulaşıyor. Yaklaşık 10 yıl boyunca savaş yaşamış batı Afrika ülkesi Sierra Leone, hâlâ yardımlarla ayakta durabiliyor. WFP yetkililerinin verdikleri bilgilere göre uzakdoğudaki bazı ülkelerde de durum farklı değilmiş.
Tüm bunlar bizim şahit olduklarımız. Bir de göremediğimiz, bilmediğimiz onlarca ülke ve milyonlarca sevimli çocuk ve insanın tonlarca daha yiyecek ve ilaca ihtiyaçları var. Doğal olarak bu talihsiz dev kıtaya ve geleceğine yapılacak yardımların tek kaynağı gelişmiş Batılı ülkeler. Ancak WFP yetkilisi Jonathan Dumont'un bize söyledikleri oldukça çarpıcı: "Yapılan tüm kampanyalara (Live Aid konserleri gibi) rağmen UNWFP çatısı altında toplanan tüm yardımlar işte Afrika'daki bir çocuğun bir öğün yemeğine ancak bu kadar yansıyor. Size bir örnek vereyim: Sadece 6 milyon nüfuslu İsviçre halkının bir günde tükettiği et miktarı, Afrika'daki 100 milyon aç insanın bir aylık ihtiyacına eşit. Dolayısıyla zengin ülkelerin yardım olanakları yaptıkları yardımdan milyonlarca kat yüksek. Dünya turizm, ekonomi, petrol savaşları, seçim vb. gibi güncel olaylarla uğraşırken, öteki taraftan yerkürenin dörtte biri olan Afrika'nın geleceği işte sadece okullarda çektiğiniz bu fotoğraflarda görülüyor".