Ara seçim ve erken genel seçim

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 78. maddesinin 3. ve 4. fıkraları, TBMM ara seçimlerini düzenliyor. Maddenin söz konusu fıkralarına göre, "TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır...
Haber: ALİ ÇOLAK / Arşivi
CAN DEMİR / Arşivi

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 78. maddesinin 3. ve 4. fıkraları, TBMM ara seçimlerini düzenliyor. Maddenin söz konusu fıkralarına göre, "TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden 30 ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tam sayısının yüzde 5'ini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz".
Bu maddenin açılımından şu sonuçları türetmek olanaklıdır:
1. Ara seçimler, kural olarak, genel seçimlerden iki buçuk yıl geçtikten sonra yapılır ve yeni genel seçimlere bir yıl kala ara seçim yapılamaz. Başka türlü söylemek gerekirse, ara seçimler dönemin iki buçuk yıldan sonraki bir buçuk yılı içinde yapılmak zorundadır. Ara seçimlerin yapılma dönemi süresi bir buçuk yıldır ve bu bir buçuk yıl, genel seçimlerden iki buçuk yıl geçtikten sonra başlar.
2. TBMM üye tamsayısının yüzde 5'inin boşalması halinde, iki buçuk yılı beklemeye gerek yoktur. Bu durumda süre koşulu aranmaksızın ara seçimleri yapılır.
3. Her seçim döneminde bir ara seçim yapılması anayasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi, sadece 78. maddeye değil, başka maddelere de aykırılık oluşturur.
Bu maddeden aşağıdaki sonuçlar türetilemez:
İlk olarak, ara seçimin bir seçim döneminde yapılmasının takdire bağlı olduğunu söylemek yanlıştır. Çünkü maddenin yüklemi "karar verilir" biçimindedir ve bu kip başka bir eylem yapılmasına ya da yapılmamasına olanak tanımaz. Cümle "karar verilebilir" biçiminde bitseydi, yasama organının bir takdirinden söz edilebilirdi.
İkinci olarak, ara seçimlerin yapılması için üye tam sayısının yüzde 5'inin boşalmasına gerek yoktur. Bir seçim döneminde tek bir üyelik boşalsa bile ara seçim yapmak zorunludur. Üye tam sayısının yüzde 5 boşalması hali, ara seçimin 30 ay geçtikten sonra yapılması zorunluluğunu ortadan kaldıran ve erkene alınmasını sağlayan bir durumdur. Dolayısıyla buradaki yüzde 5 boşalma olması koşulunu, ara seçim yapma koşulu haline getirmenin olanağı bulunmuyor.
Üçüncü olarak, bugüne kadar ara seçim yapılmamış olması ve bunun da anayasaya aykırılık oluşturmadığı biçimindeki bir iddia geçerli değildir. Çünkü bugüne kadar erken olmayan genel seçimlere bir yıl kalması durumuna rastlanmadı. TBMM genel seçimlere bir yıl kalmadan erken seçim kararı aldığı için ara seçim kararı alınmasına olanak kalmadı. Çünkü ara seçim kararı alınmasına henüz zaman varken erken seçim kararı alındı ve ara seçim gereksiz kılındı.
Anayasa'nın 78/3-4 maddesine aykırılık, Anayasa'nın, aynı zamanda aşağıdaki maddelerine de aykırılık anlamını taşır:
A. 67. madde: Anayasa'nın 78/3-4 maddesine aykırılık, "Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı"nı düzenleyen 67. maddesine de aykırılık anlamını taşır. 67. madde hükmüne göre, "Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir." Dolayısıyla seçim yapılması gerekirken yapılmamış olması, seçme ve seçilme hakkının kullanılmasını engeller. Ara seçim yapılmamış olmasının seçme ve seçilme hakkının kullanılmasını engellemesi ile genel seçim yapılmamış olmasının seçme ve seçilme hakkının kullanılmasını engellemesi arasında hiçbir fark yoktur.
B. 80 ve 78/son fıkra: Anayasanın "Milletin temsili" başlıklı 80. maddesine göre, TBMM üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil eder. Milletin uzun süre Anayasa'nın öngördüğü temsilcilerden daha az kişiyle temsil edilmesi, temsil ilkesini sakatlar. Nitekim anayasa koyucu üye tam sayısının yüzde 5'ten fazla boşalması halinde 30 aylık sürenin de geçmesini beklemeden ara seçim yapılmasını zorunlu kıldı. Maddeye 4777 sayılı kanunla eklenen fıkraya göre ise bir ilin ya da seçim çevresinin üyelerinin tümüyle boşalması halinde boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk pazar günü seçim yapılacağı öngörülerek TBMM'nin ayrı bir karar almasına bile yer bırakılmadı. Bu durumda maddenin kademeli bir yapıda olduğu sonucuna ulaşılabilir:
Denge
1. Milletvekilleri kural olarak bütün milleti temsil eder. Bu nedenle üyeliklerde boşalma olması halinde bu boşalmanın iki buçuk yıl sonra ve dört yıl dolmadan tamamlanması gerekir. Anayasa koyucu ülkenin sık sık seçim ortamında olmasını da temsilde eksiklik olmasını da uygun görmedi ve ancak iki buçuk yıl geçtikten sonra ara seçim yapılmasına olanak tanıdı ve ara seçimi her dönemde bir kezle sınırladı. Anayasa koyucu ülkenin sık seçimlere gitmesinin önünü kapatırken, temsilci sayısındaki sürekli olacak bir azalışa da izin vermedi ve bu ikisi arasında matematiksel bir denge kurdu. Dolayısıyla yasama organının anayasa koyucunun bu amacına aykırı olarak ara seçim yapmaması, 80. maddeye aykırılık oluşturur.
2. Anayasa koyucu üye tam sayısında boşalmanın yüzde 5'in altında kaldığı durumlarda yukarıdaki dengeyi kurdu. Ancak boşalmanın yüzde 5'i bulduğu hallerde bunun temsilde önemli sakatlıklar doğuracağını düşünerek, erken de olsa seçime gidilmesini ve üç ay içinde seçim yapılmasını zorunlu kıldı.
3. Anayasanın 78. maddesinin yukarıda sözü edilen son fıkrasına göre, "bir ilin veya seçim çevresinin, TBMM'de üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk pazar günü ara seçim yapılır." Bu durumda TBMM'nin ara seçim kararı bile almasına gerek yoktur; bu koşulun gerçekleşmesi kendiliğinden ara seçim kararı alındığı sonucunu doğurur.
C. 109 ve 110. maddeler: Anayasanın 109 ve 110. maddeleri hükümetin kuruluşunu ve güvenoyunu düzenliyor. Parlamenter sistemlerde genel kural olarak yürütmenin sorumsuz kanadı olan cumhurbaşkanı, parlamentoda en çok üyeye sahip olan siyasal partinin genel başkanına hükümeti kurma görevi veriyor ve çoğunluğa sahip siyasal parti güvenoyunu almada güçlükle karşılaşmıyor. 109 ve 110. maddeler de parlamenter sistemin bu genel kuralına göre işletiliyor. Ancak özellikle koalisyon dönemlerinde bu kuralın işletilmesi o kadar kolay olmuyor. Bu durumda cumhurbaşkanı, koalisyonu kimin kurabileceğini de gözeterek güvenoyu alabilecek bir oluşumu görevlendirme yoluna gidiyor. Çünkü kurulan hükümetin göreve devam edebilmesi için güvenoyu alması zorunluluktur. Görev sırasında da çoğunluğunu kaybeden bir hükümetin güvensizlik oyuyla düşürülmesi olanaklıdır. İşte TBMM üyeliklerinde boşalma olması, özellikle koalisyon dönemlerinde ya da en çok oy alan partinin bariz bir sandalye üstünlüğünün olmadığı durumlarda, siyasal iktidarın el değiştirmesiyle sonuçlanabilir. Ara seçim yapılmaması ise siyasal gücünü fiilen ve hukuken kaybetmiş hükümetin, anayasaya aykırılık nedeniyle iktidarda kalabilmesine yol açabilecektir.
D. 95. madde: Anayasanın 95. maddesine göre, "İçtüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir." Ara seçim yapılmaması, boş olan üyeliklerin de meclis çalışmalarına katılmada etki sahibi olduğu sonucunu doğurur ve belli partilerin güçlerinin üstünde temsiline yol açar.
E. Madde 1, 2 ve 4: Anayasanın 1. maddesine göre, "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir." Anayasanın 2. maddesine göre, "Türkiye Cumhuriyeti,... demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir." Anayasanın 4. maddesine göre ise, devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu şeklindeki hüküm ile 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Anayasanın tanımladığı demokratik cumhuriyet kavramını ortadan kaldıran seçimler mutlaka genel seçimler olmak zorunda değildir. Anayasanın öngördüğü ve zorunlu kıldığı herhangi bir seçimin yapılmamış olması demokratik cumhuriyeti ortadan kaldıracaktır.
Erken seçim
2 Kasım 2002 seçimleri üzerinden 4 yıl geçti ve Meclis 5. yasama yılına girdi. Anayasanın 78. maddesindeki "Genel seçimlere bir yıl kala ara seçim yapılamaz" hükmü nedeniyle artık ara seçim yapılması olanağı kalmadı. Dolayısıyla bu aykırılığın ortadan kaldırılmasının yolu kalmadı. Ancak devamının önlenmesinin bir yolu vardır ki, bu da parlamentonun erken genel seçim kararını almasıdır. Ara seçimden kaçınarak Anayasa'ya aykırı davranılması durumunda ne yapılabileceğine ilişkin açık bir hükmün Anayasa'da yer almadığını ileri sürmenin, benzer bir düzenlemenin genel seçimler için de olmadığı gözönüne alınırsa geçerli bir yanı yoktur. Ara seçimlerin yapılmaması genel seçimlere kadar Anayasa'nın yukarıda sayılan maddelerine fiilen ve sürekli olarak aykırılık oluşturulması sonucunu doğuruyor. Bu sorunun tespiti durumunda uygulamanın sürdürülmesi ise Anayasa'nın bir anlamda ihlali sayılabilir. Dolayısıyla, TBMM'nin bir an önce erken seçim kararı alması zorunlu hale geldi.
ALİ ÇOLAK: Mülkiyeliler Birliği Gen. Başk.
CAN DEMİR: Dr.