@ismailsaymaz

'Arşivimizde bulunmamaktadır'

'Arşivimizde bulunmamaktadır'
'Arşivimizde bulunmamaktadır'
Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan ve Berkin Elvan. Gezi olaylarında hayatını kaybedenlerin davaları ne durumda dersiniz?
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

Mehmet Ayvalıtaş: İstanbul ’da 2 Haziran 2013’te Anadolu Yakası’ndaki Mustafa Kemal Mahallesi halkı Gezi Parkı gösterisine destek için Ataşehir’deki E-5 otoyolunu kesmek istedi. Akşam saat 21.30 sularında otoyolun bir yönünü kesenler arasında, 20 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş ile kuzeni Seyit Kartal da vardı. Yolun kesilmesi üzerine, trafikte seyreden otomobiller ani şekilde durdu. Mehmet Görkem Demirbaş adlı şüpheli, Cengiz Aktaş’ın kullandığı öndeki araca çarptı. Aktaş da Mehmet Ayvalıtaş ve Seyit Kartal’ı ezdi. Ayvalıtaş hayatını kaybederken, Kartal yaralandı. İki şüpheli ‘taksirle cinayet ve yaralama’ ile suçlandı. Dava açıldıktan sonra dosyaya, “Yok” denilen MOBESE kayıtları girdi. Kazadan bir gün sonra Örnek Mahallesi Şehit Hayrettin Yıldırım Polis Merkezi’nin “Olay yerine ait MOBESE kaydı yoktur” dediği görüntülerin sonradan bulunduğu, bulunduktan sonra savcılıkla ile mahkeme arasında kaybedildiği anlaşıldı. Görüntüler izlendiğinde, bir şüpheli aracın da olduğu ortaya çıktı. Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bir sonraki duruşması, 22 Eylül’e bırakıldı. Bu yargılama sürerken annesi Fadime Ayvalıtaş hayatını kaybetti.
Abdullah Cömert: Hatay Antakya’da 3 Haziran 2014’te polis panzerinden atılan gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu, 22 yaşındaki Abdullah Cömert hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu raporunda Cömert’in ölümünün “Gaz fişeğinin kafaya isabet etmesi sonucu oluşan kafatası kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu” ifade edildi. Polis Ahmet Kuş hakkında ‘olası kastla öldürme’ suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşma, 4 Temmuz 2014’te görülecek.
Ethem Sarısülük: Ankara Güvenpark’ta 1 Haziran’daki eylemlerde, polis Ahmet Şahbaz’ın açtığı ateş sonucu başından vurularak yaralanan 28 yaşındaki Ethem Sarüsülük, 16 Haziran’da hayata veda etti. Polis Şahbaz hakkında, ‘meşru savunmada sınırın aşılması suretiyle öldürmek’ten beş yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Şaibeli sağlık raporları aldığı anlaşılan Şahbaz’ın ateş ettikten sonra arkadaşlarının arasına dönüp “Silah çektim, sıktım üç tane” dediği kayıtlara girdi. Şaibeli sağlık raporları aldığı ileri sürülen Şahbaz, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 24 Eylül 2013’te görülen ilk duruşmaya bir peruk ve bir gözlükle katıldı. Ardından güvenlik gerekçesiyle Şanlıurfa’ya tayin edildi. Tutuksuz yargılanan Şahbaz, 26 Mayıs 2014’te görülen duruşmaya yüzlerce jandarma görevlisi arasına girdi. Bu arada, Sarısülük’ün iki kardeşi hakkında ilk duruşmada polise mukavemet ettikleri savıyla 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Çorum’da yaşayan şizofreni hastası Muzaffer Sarısülük de oğlunun ölümünü kendince protesto amacıyla bir trafonun altında ateş yakıp diş polikliniğinin kapısına “Maddi Tıp şeytandır” yazdığı için ‘kamu malına zarar’ iddiasıyla ve 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle iki dava açıldı. Baba Sarısülük’ün ‘yüksek güvenlikli akıl hastanesine yatırılması’na karar verildi.
Ali İsmail Korkmaz: Eskişehir’de, 2 Haziran’da polisin müdahalesinden kaçan 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, kaçtığı Sanayi Sokak’ta polisler ve siviller tarafından dövüldü. 40 gün boyunca yoğun bakımda tutulan üniversiteli Korkmaz, 10 Temmuz 2013’te hayatını kaybetti. Korkmaz’ın dövüldüğü noktaya bakan bir fırına ait güvenlik kamerasının tümüyle, bir otele ait kameranın da kısmen görüntülerinin silindiği ortaya çıktı. Jandarma tarafından görüntüler incelendiğinde, Korkmaz’ın dövülme anına ulaşıldı. Buna göre Korkmaz’ın, görüntüleri silen dört fırıncı tarafından çelme takılarak düşürüldüğü, polis Mevlüt Saldoğan ve arkadaşı Yalçın Akbulut’un da katılmasıyla üniversitelinin tekmelerle dövüldüğü ortaya çıktı. Bunun üzerine polis Saldoğan ve dört sivil tutuklanarak cezaevine kondu. Ardından Saldoğan’a ‘kasten adam öldürmek’ iddiasıyla, dört sivil ve üç polise de ‘cinayete yardım’ suçlamasıyla dava açıldı. Dava güvenlik gerekçesiyle Eskişehir’den Kayseri’ye nakledildi. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dinlenen Semih Berkay Yapıcı adlı tanık, şüphelileri tek tek teşhis etti. Bir sonraki duruşma, 12 Temmuz’a bırakıldı.
Ahmet Atakan: Hatay’da, ODTÜ arazisinden geçecek yolda ağaç söküleceği gerekçesi, ‘Savaşa Hayır’ yürüyüşü nedeniyle 10 Eylül 2013’te eylem yapan grupta bulunan Ahmet Atakan, iddiaya göre çatıdan düşerek hayatını kaybetti. Ahmet Atakan’ın ağabeyi Süleyman Atakan tarafından verilen bilgiye göre, kardeşinin ölümünden sonra aile altı polis hakkında 17 Şubat 2014’te kasten adam öldürme iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Evrak soruşturma izni için Hatay Valiliği’ne gönderildi. Valilik, ‘suç unsuru bulunmadığı’ gerekçesiyle polislerin soruşturulmasına izin verilmedi.
Berkin Elvan: Gezi Parkı’na 16 Haziran 2013’te yapılan müdahale sırasında Okmeydanı’nda çıkan gösterilerde, 15 yaşındaki Berkin Elvan başına isabet eden biber gazıyla ağır yaralandı. 269 gün hayatta kalma mücadele veren Elvan, 10 Mart 2014’te hayatını kaybetti. Elvan’la ilgili soruşturma kapsamında sorulan ve aylar önce “Arşivimizde bulunmamaktadır” denilen kamera görüntüleri, o gün Okmeydanı’nda görev yapan bir TOMA’dan çıktı. TOMA’ya ait kamera kaydı dosyaya girdi. Bu görüntülerin, Elvan’ın vurulmasından yaklaşık altı saat sonrasına ait görüntüleri içerdiği kaydedildi. Ancak görüntüleri inceleyen bağımsız bilirkişiler, görüntülerde Berkin Elvan’ın vurulduğu anın da bulunduğunu bildirdi. Halen şüpheli polislerin belirlenmesine çalışılıyor.