Aşağılanmak değil, muhatap alınmak

Irak Kürt Bölgesi ya da Irak Kürdistanı. Irak'ın bu coğrafi parçası Türkiye'nin siyasi olarak tanımadığı, görmek istemediği ancak dünyaca kabul edilen bir gerçeklik. Bölgesel Kürt Yönetimi'nin Başkanı Beyaz Saray'da Bush tarafından ağırlanıyor.
Haber: METE ÇUBUKÇU / Arşivi

Erbil;

Irak Kürt Bölgesi ya da Irak Kürdistanı. Irak'ın bu coğrafi parçası Türkiye'nin siyasi olarak tanımadığı, görmek istemediği ancak dünyaca kabul edilen bir gerçeklik. Bölgesel Kürt Yönetimi'nin Başkanı Beyaz Saray'da Bush tarafından ağırlanıyor. Irak'a her gelen başbakan, bakan geçerken bir de Erbil'e uğruyor. Anayasal olarak Federal Kürt yönetimi Irak için bir sakınca oluşturmuyor, her gün onlarca uçak Erbil ve Süleymaniye'yi dünyaya bağlıyor, bölgede 300'e yakın Türk firması iş yapıyor, 10 bine yakın işçi çalışıyor. Üstelik Kürt bölgesinde siyaseten herhangi bir şey yapmanın yolu Bağdat kadar Erbil'den geçiyor.
Türkiye tüm bunları bilmesine rağmen durumu kabullenmiyor ya da kabullenemiyor, Irak Kürt bölgesindeki yapıyı yok sayıyor. Oysa Türkiye, 1991'den bu yana bu bölgeyle her düzeyde ilişki kuran, iletişim kapılarını açık tutan, en azından Iraklı Kürtleri bilen, tanıyan bir ülkeydi. Hatta şimdi adı çokça edilen sınır ötesi operasyona Kürt peşmergelerle Türk ordusu birlikte katılmış, peşmergeler PKK ile savaşta 3 bin kayıp vermişlerdi.
2003'teki Amerikan işgali dönüm noktası oldu. Türkiye bu bölgeyi tanımaz oldu. Gerçi Irak'ın federal yönetimlerden oluşmasını dahi kabul etmeyeceğini söyleyen Türkiye daha sonra "ona" da razı oldu. Tıpkı kırmızı çizgilerde olduğu gibi şu anda itiraz ettiği birtakım konuları da yakında kabul etmesi kimseyi şaşırtmamalı.
Savaşmaktan yorgun düşenler
Mezopotamya'nın insanlığa mirası, yorgun ve yaşlı Erbil Kalesi tıpkı bölgenin tümü gibi restorasyondan geçiyor. Binlerce yıldır birçok savaş görmüş halklar yorgun düşse de Erbil Kalesi gibi ayakta kalmışlar; Türkler, Kürtler, Araplar ve onlardan öncekiler. Düşmanlıklar zaman zaman körüklense de birlikte yaşamaya çalışıyorlar. Irak Kürt bölgesindeki yeni trend yükselen devasa bayraklar; hani şu direği metrelerce yüksek olan. Bu bayraklar, sanki bölgede yükselen yeni milliyetçiliğin en somut göstergesi. Bölgesel Kürt bayraklarının yanında ise nadiren 1960'ların başında Baas yönetimi öncesi General Kasım döneminden kalma eski Irak bayrağı göze çarpıyor.
Iraklı Kürtler kendilerinin bir varlık olarak kabul edilmelerini istiyorlar. Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, Türkiye'yi ikna etmek için ne yapması gerektiğini soruyor bize: "Türkiye benden bir şeyler istiyor ama bizi tanımıyor. Olumlu yaklaşımlarımız görmezden geliniyor" diye devam ediyor. Bölgesel yönetim Başbakanı Neçirvan Barzani'ye göreyse "Bir bölgenin lideri sürekli olarak aşağılanmaya çalışılırsa bu tepki yaratır ve hiçbir şeye katısı olmaz". Türkiye medyasında "esas düşman" olarak gösterilen Mesut Barzani sonuç olarak Irak Kürt bölgesinin Başkanı ve bu durum Irak tarafından da kabul edilmiş. Bölgedeki yetkililer ve sokaktaki insanlar sürekli olarak aşağılanmaktan rahatsız.
Özellikle politikacıların, gazetecilerin Iraklı Kürtlere yönelik söyleminden dertli herkes. Sağcıların, milliyetçilerin ürettiği nefret ve düşmanlık yaklaşımının Kürt bölgesinde karşıtını oluşturduğunu tahmin etmek zor değil. Düşünün, hemen her gün liderinize hakaret ediliyor, aşağılanıyor. Bu, o lideri sevmeyenlerde bile savunma mekanizması oluşturur. Erbil'de de aynısı geçerli. Kürt yönetiminin sorunları başa çıkılabilecek gibi değil, ekonomik sorundan antidemokratik uygulamalara kadar onlarca rahatsızlık noktası var. Ancak Türkiye'nin tehditleri tüm olanları unutturmuş ve herkesi biraraya getirmiş durumda. Farklı teoriler buralarda da geçerli. Birçok kişi Türkiye'nin PKK'yı bahane gösterip Kürt bölgesindeki gelişmeleri hatta Kürt bölgesinin varlığını hedeflediğini düşünüyor. Bu yılın sonunda Irak Anayasası'nın 140. maddesi gereği Kerkük'te referandum yapılması gerekiyor. Referandumda petrol zengini Kerkük'ün hangi bölgeye bağlanacağı belirlenecek. Kürtlerin kente nüfus yığdığı ise sır değil, yani sonuç şimdiden belli gibi. "Türkiye sınır ötesi operasyon ile referandumu ötelemek, herkesi başka konuyla meşgul etmek istiyor" diyenler var. Türkiye'nin Kürt bölgesinden rahatsız olduğu biliniyor ama sınır ötesi operasyonu sadece Kerkük referandumunu ötelemek ve Kürt bölgesinin varlığına yönelmek için kullanması pek mantıklı görünmüyor. Gerçi bazı asker ve bürokratlara kalsa, bu bölgedekileri bir kaşık suda boğmak gerekiyor.
Talabani ile Barzani'nin farkı
Peki bölgede PKK yok mu? Tabii ki var. Silahlıları dağlarda, silahsızları kentlerde. Bir kısmı ise normal hayata dalmış, evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış. Kürt yönetimi ise PKK sorununu hem çözemiyor hem de çözmüyor. Kimine göre peşmergenin artık eski savaşma gücü yok. Hepsi yaşlandı ve dağlardan indikten sonra normal hayata alıştılar, tekrar dağlara dönmeleri çok zor. Zaten yeteri kadar sorunu olan bölgenin bir de PKK ile uğraşacak gücü yok. Ama bunlar tali sorunlar. Zira Amerika'nın "evet" demediği herhangi bir konuya Kürt bölgesinin yalnız başına girişmesi çok zor. Amerika'nın Irak'ta hâlâ çok işi olduğu, hâlâ başının belada olduğu düşünülecek olursa Kürt yönetiminin doğrudan PKK ile savaşmak için harekete geçmesi mantıklı görünmüyor. Üstelik Amerikalılar için bir tatil, dinlenme beldesi olan, sokaklarında rahatça dolaştıkları, lüks otellerde içkilerini yudumladıkları, geceleri bile sokaklara çıkabildikleri Kürt bölgesinde rahatlarını kaçırmak istemiyorlar. Onlar Iraklı Kürtleri, Iraklı Kürtler onları seviyor. Kontrol noktalarında bile İngiliz ya da Amerikalıysanız işiniz kolay. "Hello" ile karşılanıp "bye" ile uğurlanıyorsunuz. Türkiye'denseniz sorun olabiliyor. Ancak bazen kontrol noktalarında "Kak Mesut" ile yapılan röportaj sonrası birlikte çektiğimiz fotoğraf bazı kapıları açabiliyor.
Tüm bunların ötesinde bölgede PKK ile uğraşılmak istenmemesinin en önemli nedeni ise Mesut Barzani'nin kendini tarifi. Kürdistan Yurtseverler Birliği Başkanı ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, pragmatik bir siyasetçi, konjonktüre göre tavır alabiliyor. Kürdistan Demokratik Partisi lideri Mesut Barzani ise babası Molla Mustafa Barzani'den kalan tüm Kürtlerin lideri olma 'hayal'ini taşıyor. Bu yüzden daha sert, daha katı, sözünü daha tartmadan söylüyor. Yükselen milliyetçiliğin temsilcisi. Mam Celal Kürt kimliğine rağmen yarı yarıya Irak'ı temsil ederken, Kak Mesut Kürt bölgesini temsil ediyor. Zaten, Bağdat yönetimiyle ilgili hiçbir hırsı olmaması da bundan kaynaklanıyor. Mesut Barzani Bağdat'ta kendi kadroları ile temsil edilirken (Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari), ona Bölgesel Kürt Yönetimi'nin başkanlığı yetiyor. Kürt bölgesinde Irak bayrağının dalgalanmasının yasaklanmasını isteyen de o. Birkaç yıl öncesine göre Kürt Yönetimi bölgesinde de artık Irak bayrağı yok.
'Sizinle komşuyuz'
Ancak, tüm bunlara rağmen bağımsız bir Kürt devletinin "hayal"den öteye gitmeyeceği düşünülüyor. Kiminle konuşsanız "Türkiye'deki paranoya Kürt bölgesinde bir hayal olarak" görülüyor. "Gerçekleşmesi zor, zamansız ve mantıksız" diyerek daha ileri gidenler de var. Bölgesel yönetimin Başbakanı Neçirvan Barzani yerel ve postmodern izler taşıyan ofisinde ısrarla sonsuza kadar komşu kalacağımızdan söz ederek "hakların kalıcılığından" söz ediyor: "Kürt halkı Türkiye'yi 1988'deki enfal ve 1991'deki göçten iyi duygularla hatırlıyor. Ama öyle şeyler yazılıp çiziliyor ki buradaki insanlar inanamıyor. Bizler Türkiye'nin düşmanı değiliz".
Iraklı Kürtlerin tarihi güvendikleri ülkelerin ihaneti ile dolu. 1970'te otonomi kazanmak üzereyken İran Şahı Şattül Arap'ın karşılığında Kürtlere desteğini kesmişti. 1991'de ise ABD Kürtleri ayaklandırıp ardından yalnız bıraktı. Ancak bu kez böyle bir duruma düşeceklerini düşünmüyorlar. ABD kadar İran'ın da önemli bir aktör olarak bölgede söz sahibi olduğunun farkındalar. Türkiye ise, eğer ilişkiler düzelirse dayanacakları en önemli ülke, çünkü Türkiye vatandaşları ile akrabalıkları var. Ortadoğu'nun kaygan ve kaypak zemininde yarından emin olmak zor görünse de Kürtler geçmişin tecrübelerine dayanarak Irak içinde federal bir bölge olarak kalmak istiyorlar. Ama aşağılanarak değil, muhatap alınarak.

METE ÇUBUKÇU: NTV