Başın öne eğilmesin

Rahmi Saltuk'un 1973'te İsveç'te yayınlanan Pir Sultan Abdal ile 1978'de buralarda yayınlanan Dosttan Dosta... albümlerinden oluşturulmuş Dosttan Dosta Türkülerin Dili adlı diski, meraklısını yine geçmişe götürecek, "Ahh o eski günler..." dedirtecek gibi.
Haber: NAİM DİLMENER / Arşivi

Rahmi Saltuk'un 1973'te İsveç'te yayınlanan Pir Sultan Abdal ile 1978'de buralarda yayınlanan Dosttan Dosta... albümlerinden oluşturulmuş Dosttan Dosta Türkülerin Dili adlı diski, meraklısını yine geçmişe götürecek, "Ahh o eski günler..." dedirtecek gibi. İsveç'te yayınlanan albüm Pir Sultan Abdal'ın dizelerinden oluşuyordu. O "Yasak-masak, asarız-keseriz..." günlerinde çoğu meraklısı bu albüme hiç ulaşamamış, korkusuz üç beş kişinin kaydetmeyi başardığı kopya kasetler de, alçak sesle, kapalı kapıların ardında dinlenebilmişti. Şansa-kadere (ya da ülkeye) bakın ki, aynı şeyler diğer albümde de tekerrür etmiş ve Saltuk gibi bir dostun, dostları için seslendirdiği türkülere de yeterince kulak verilememişti. Tuhaf günlerdi o günler, o günleri yaşayan herkesin bildiği ve hatırladığı gibi. "Hatırlamak" artık çok sık işimizin düştüğü bir sözcük ya da fiil değil, artık hatırlamıyoruz, hatırlamak istemiyoruz. Çağımız 'unutmak' üzerine kurulu gibi. Unutacak ve önünüzdeki 'maça' (ya da darbeye) bakacaksınız. Eh, 70 ve 80'lerde de böyleydik böyle olmasına ya, sarılacak dostlarımız, sığınacak limanlarımız vardı ve bu dost ile limanların en namlısı da Rahmi Saltuk adını taşıyanıydı. Ona sığınıp ya da kulak verdiğimizde her şey daha anlaşılır, katlanılır olurdu. "Başın öne eğilmesin..." derdi mesela (ve herkesten farklı, çok farklı derdi bunu), yegâne mücadelemiz de bunu sağlamaya, bunu hayata geçirmeye yönelik olurdu. 'Kel'in görünmesi için 'takke'nin düşmesini beklemeye gerek olmadığını söylerdi Saltuk. "Kral hem kel hem de çıplak!" derdi ve biz dinleyicileri, takipçileri de biler de biler, sivriltir de sivriltirdik kendimizi. Her yeni güne umut ve direnme gücü ile başlayabilmenin ilacıdır Rahmi Saltuk ve seslendirdiği tüm türküler, şarkılar. Öyleydi zaten, hâlâ da öyle. Dosttan Dosta...'ya bir an olsun kulak veren herkes bunu yeniden görebilecek.
Saltuk'un (ruhen) izinden giden Selçuk Küpçük'ün Artık Kuşlarını Uçur albümü de benzer etkiyi yapıyor. Tamamı Küpçük'e ait bestelerden oluşan albüm, yetersiz stüdyolarda yapılmış kayıtlardan dolayı günümüzde yapılmış, kaydedilmiş gibi durmuyor. Küpçük'ün vokal performansı da bir parça (çok değil, birazcık) defolu. Ama ne gam! Zaten ucu çok eskilere dayanan şeylerden söz ediyor müzisyenimiz ve yetersizlikler anlatılanları gölgeleyemiyor.
Barışın sesi, 'umut'un aynası, 'yarın'ın aydınlık yüzü Çar Newa'nın son albümü Ziz de, bu grubun peşine takılıp gitmişleri memnun edecek, memnun etmek ne demek, havalara uçuracak cinsten. 'Yarın' üzerine söz alanların büyük bir kısmının aksine, Çar Newa söyledikleri ve anlattıklarının yanında, müziği de kollayanlardan, müziğe meze-çerez muamelesi yapmayanlardan. Hem daha önceki albümlerinde hem de Rojin'le yaptıkları Weylo adlı şarkıda, Kürtçe yapılan müziğin ille de 'marş' ya da 'türkü' formunda olması gerekmediğini ve bu dilde yapılacak müziğin de her türlü yenilik ve değişime açık olması gerektiğini söylemiş Serhat Karakaş ve arkadaşları. Müzik müziktir, bir başına da ayaktadır. Onu o ya da bu forma kelepçelemek, sırtında taşıyamayacağı, taşımak bir yana altında kalacağı yükler yüklememek gerek. Çar Newa böyle düşünenlerden, üstelik böyle yaptığında 'mesele'yi de kulak arkası etmiyor. Çar Newa, tek kelime Kürtçe bilmiyor olanların da kulaklarına hayatın gizlerini fısıldayabilir; denemesi (neredeyse) bedava.
Acil demokrasi
Günümüzün (moral ve umut verici, hayranlık uyandırıcı) rock patlamasına sebep olanların başında gelen Nejat Yavaşoğulları'nın (ve Sina Koloğlu ve Burak Güven ve Deniz Demiröz ve Berke Özgümüş'ün) Bulutsuzluk Özlemi, (Aylin Aslım, Mor Ve Ötesi, Redd, Şebnem Ferah, Zuhal Olcay ve Duman gibi dostlarının da katıldığı) Bulutsuzluk 20 Yaşında adlı albüm ve DVD'leri ile, "Acil Demokrasi" taleplerini bir kere daha (ve hep yaptıkları gibi, yüksek sesle) yineliyorlar. Onlara bakarak kendimizi değiştirdiğimiz, onları dinleyerek kendimize çekidüzen verdiğimiz gruplardandır Bulutsuzluk Özlemi. Yıllarca "Olağanüstü haller, geçiş dönemleri, sıkıyönetimler... şimdi sırası değiller... Acil demokrasi! Acil! Acil!" dedi, hâlâ diyor. Muhtemelen daha çok söylemek durumunda kalacaklar, onlarla birlikte biz de. Grubun 'hastalık' için koyduğu 'teşhis' doğruydu, başından beri doğruydu. Gelin görün ki, 'tedavi' hep aksadı, hep aksatıldı. Ya da bu hastalığın tedavisi, yapısı gereği böyle uzun sürüyordu ve gün gelecek, her şey Yavaşoğulları ve arkadaşlarının düşlediği gibi 'mutlu son'a bağlanabilecekti. Grubun canlı performansı da dudak uçuklatıcı cinsten; cayır cayır-gümbür gümbür. Saltuk-Yavaşoğulları ile birlikte, aynı yazıda sözünün edilmesi kimilerine şaşırtıcı gelebilir ama değil: Cem Köksal'ın asıl niyeti de, yukarda sözü edilen isimler gibi. Ama mücadeleyi 'söz' ile değil, 'gitar'ı ile yürütüyor. Ülkenin en önde gelen gitar virtüozlerinden biri olan Cem Köksal, enstrümanını (tabiri caizse demeliyiz, çünkü bir kısım okur bu 'tabir'den nem kapabilir) 'bir silah gibi' hızlı çekiyor, çok sıkı saydırıyor. Saltuk ve benzerlerinin sözlerle, dizelerle verdiği yaşama tutunma, yarına uzanma gücü ya da azmini, gitarıyla veriyor Köksal.
Biz bu şarkıları çok sevdik, seviyoruz. Bir kısmına ise taptık; dün de bugün de. Bizi bu 'ses'ler oyaladı, bu şarkılar sayesinde bugünlere gelebildik. Hiç tasalanmayın Rahmi Ağabey ve Selçuk ve Serhat ve Nejat ve Cem Kardeşler; şarkılarınızdan güç alanlar, ne olursa olsun başını öne eğmemek gerektiğini çok iyi biliyor. "Rutubet'i kütürdetmek" gerek; hatta yok etmek, yerini güneş ışığı ile doldurmak, etrafımızı havalandırmak gerek. Bunları sizden öğrendik. Sizden feyz aldık, daha da alacağız.
Bulursanız kaçırmayın
Rahmi Saltuk'un başta "Dosttan Dosta Türkülerin Dili" (Saltuk Plak) olmak üzere tüm albümleri, çıktığında VCD ve DVD'leri
Selçuk Küpçük'ün "Artık Kuşlarını Uçur" (Çınar Müzik) albümü
Çar Newa'nın başta "Ziz" (Mir Produktion/Kom Müzik) olmak üzere tüm albümleri
Rojin'in başta "Weylo" olmak üzere bütün şarkıları
Kızılırmak ve Grup Yorum'un her şeyi
Bulutsuzluk Özlemi'nin başta "Bulutsuzluk Özlemi Box-Set" (DMC) ve "Bulutsuzluk 20 Yaşında" (DMC) olmak üzere her ama her(rr) ama her(rrr) şeyi
Başta "Live!!" (Balet) CD ve DVD'si olmak üzere, Cem Köksal'ın 'gitar'ının karıştığı her şey
Keşke olsa
Rahmi Saltuk ve İlkay Akkaya'dan bir düet
Çar Newa ve Rojin'den (tek bir şarkı değil) tam bir albüm
Bulutsuzluk Özlemi'nden Cem Köksal'lı bir albüm