Bayan sizsiniz, biz kadınız

Bayan sizsiniz, biz kadınız
Bayan sizsiniz, biz kadınız
Bize "bayan" kelimesinin iyi niyetli bir "kibarlık" sebebi ile kullanıldığı, bunun fazla büyütülmemesi gerektiği söylendi. Oysa bu özrü kabahatinden büyük bir cevap
Haber: ASLIHAN AKATLI / Arşivi
AYŞE AKALIN / Arşivi

Bu başımıza gelen basit bir algıda seçicilik durumu mu? Aklımızı taktığımız bir konu acaba devamlı olarak dikkatimizi çeker mi oldu? Yoksa aslında söz konusu olan bir artış mı? Salt biz ona takmadık da, o her yerden bizim karşımıza mı çıkar oldu?
Önce meseleyi açıklayalım: “Kadın” kelimesinin geçeceği her durumda onun yerine “bayan” kelimesinin tercih edilir olması. Siz bugüne kadar bu konuya bizim kadar takmamışlardan iseniz de bugünden sonra biraz dikkat etmeye başlarsanız, emin olun meselenin içine girmekte fazla zorlanmayacaksınız. Çünkü örnekler gerçekten de muhtelif: Eşinden bahsederken “ev bayanı” diyen erkek, başvuru formlarında cinsiyet hanesine baktığınızda karşınıza çıkan “erkek-bayan” ifadesi, giyim mağazalarında erkek reyonlarının karşılığı olan “bayan reyonları”, matematik sorularında çıkan erkek-bayan problemleri, başlığı “şu bayanlara bakın” olarak gönderilen e-postalar, “kadın şoför bayan polise çarptı” haber manşetleri, doktor muayenesi sırasında “bebek bayan mı?” diye soran anneler, kaç çocuğu olduğunu sorusuna “iki, bir erkek, bir bayan” diye cevap veren babalar, “bu türkü ne anlatıyor?” diye sorulduğunda “bir bayan üzerine” açıklamasında bulunanlar, “dünya bayanlar gününüz kutlu olsun” ya da “bütün bayanların kadınlar gününü kutlarım” temennilerini iletenler, “ben bütün bayanları seviyorum, sonuçta benim annem de bayan” diye açıklama yapanlar, erotik shoplarda satışa sunulan “şişme bayanlar” ve daha neler neler...
Yukarıda bahsi geçen durumlar, ya bizim kendi gözlemlerimize dayanıyor ya da yaptığımız gazete taramasında rastladığımız yazılara. Ve sizi bilemeyiz ama biz bu işten gerçekten çok baydık! Bugün geldiğimiz noktada “bayan”ın kullanımı dil içinde neredeyse tamamen normalleşti, algı radarlarını çoktan aştı, geçti. Biz kendi çevremizde buna karşı çıktık, eşimiz dostumuzu düzeltmekten geri durmadık. Ama karşılığında beklemediğimiz bir tepki aldık. Bize bayan kelimesinin iyi niyetli bir “kibarlık” sebebi ile kullanıldığı, bunun fazla büyütülmemesi gerektiği söylendi. Oysa bu özrü kabahatinden büyük bir cevap. Çünkü burada bize aslen “kadın” demenin ayıp olduğu söylenmiş oluyor ki, mesele de zaten asıl burada. Ve görünen o ki, biz bu süreci seyretmeye devam ettiğimiz sürece, bu kadın olmayı ayıplama hali koletif olarak ve fütursuzca devam edecek. 

Nesi ayıp ki?
Sonuçta bizim gördüğümüz, bu işin içinden tek başımıza çıkamayacağımız. O yüzden sizden bir ricada bulunmak istiyoruz. Lütfen kadınlığımızı daha fazla kaybetmememiz konusunda bize yardımcı olun. Diliniz sürçüp yanlışlıkla bayan demeyin, diyenleri düzeltin, “bazıları kendilerine kadın denmesinden hoşlanmayabilir” diyecekleri sorgulayın, “kadın olmanın, kadın denmenin nesi, niye ayıp olabilir ki!” diye siz de karşılık verin, ısrar edin, pes etmeyin, vazgeçmeyin, susmayın. Bu itirazları çay sohbetlerinizde, okuldaki derslerinizde, bayram ziyaretlerinizde, vapur yolculuklarınızda, iş toplantılarınızda tekrar tekrar dile getirin. İlk basımı 1987’de yapılan Duygu Asena’nın ünlü romanı Kadının Adı Yok’un son baskısının Bayanın Adı Var olarak yapılacağı bir hale gelmeyelim. Biz kadınlar o dönemden beri çok şeyin değişmesini talep ettik. Kimisini elde ettik, kimisini edemedik ama derdimizi anlatmaktan da hiç vazgeçmedik. Ve bunlar adına yaptığımız şey aslında hep kadınlığımızın ta kendisiydi. Oysa şimdi onca yıldır pek çok şeyin değişmesi adına talep ettiğimiz en temel şey, ismimiz, göz göre göre elimizden gidiyor. Sahip olmaktan gurur duyduğumuz kadınlığımız onun bunun dilinde “adını söylemeye utanacağımız o şey” türü ne idüğü belirsiz bazı kodlamalara heba olup gidiyor.
Lütfen bu meseleyi bizimle beraber ciddiye alın. 8 Mart “Dünya Bayanlar Günü”, ev kadınları “ev bayanları”, doğmamış bebekler “bayan bebek”ler olmasın. Lütfen devamlı hatırlayalım ki, “Asıl Bayan Sizsiniz, Biz Kadınız!”
“Bayan Değil Kadın” kampanyası ve metinleri için bakınız:
www.bayandegilkadin.com