Beyaz tebeşirle yazılan umutsuz öyküler

PJ Harvey'in son albümü White Chalk ile ilgili allmusic.com'daki yazı "Sessiz olanlar en ürküncüdür" diye başlıyor. Doğru bir tanımlama. Özellikle söz konusu PJ Harvey gibi karanlığı, insanın gözünü alan sahte ışıklara tercih eden birisi olduğunda.
Haber: MERT EMCAN / Arşivi

PJ Harvey'in son albümü White Chalk ile ilgili allmusic.com'daki yazı "Sessiz olanlar en ürküncüdür" diye başlıyor. Doğru bir tanımlama. Özellikle söz konusu PJ Harvey gibi karanlığı, insanın gözünü alan sahte ışıklara tercih eden birisi olduğunda. Zaten albüm kapağına baktığınızda da bu fark ediliyor hemen. Karanlık bir fonun önünde Viktorya dönemini andıran bir elbiseyle, makyajsız, mutsuz, ürkütücü bir şekilde vesikalık fotoğraf çektirmek için oturan PJ, bu zamanlardan ziyade kendini hâlâ geçmişte sanan bir hayaleti resmediyor sanki. Umudu silinmiş, zamansızlığa mahkûm olmuş birisini.
Oysa bu görüntü bizim ilk tanıdığımız ve yeteneğini taçlandırdığı Stories From The City, Stories From The Sea dönemine kadar süren PJ Harvey görüntüsüyle tezat oluşturuyor. Zamane popüler müziğinin en sert, kızgın ve cinsel kimliğini en fazla ön plana çıkaran kadınıyken Uh-Huh Her albümüyle birlikte daha farklı bir şeyin peşinde artık Harvey. Daha doğrusu bazı şeyler artık eskisi kadar önemli değil onun hayatında. Hâlâ kızgın, hâlâ sert ama o kendini ifade etmek için artık Patti Smith'in doğal mirasçısı rolüne, psikopata sarmış arızalı kadın görüntüsüne ihtiyaç duymuyor. Bu sertliği, kızgınlığı, öfkeyi daha doğrusu içindekini dışavurmak için başka mecraların da olduğunu iyice kanıksamış durumda. Aslında albümün açılış parçası, The Devil her şeyi gayet basit bir şekilde özetliyor: "Bir zamanlar neşelendiren şeyler, artık, anlamını yitirmiş gözüküyor".
Albümün en önemli özelliği elbette PJ'in elinden gitarı bırakması. Ayakta durmak yerine oturarak korku hikâyelerini anlatmayı yeğleyen Harvey, yarım saatlik albümde sadece piyanonun sessiz ama bir o kadar da ürkünç vuruşlarıyla Nicole Kidman'ın rol aldığı The Others/Diğerleri filminin atmosferini yaratıyor yeniden. Dear Darkness'ta olabildiğince basit, bir fısıltı edasıyla tınlayan piyanonun üzerinden "Sevgili karanlık, gelip üzerimi örter misin yeniden" derken bu temayı gayet net aktarıyor. Olabildiğince klostrofobik, asosyal, içine kapanık ve mutsuz bir albüm White Chalk. When Under Ether sakil ve insanı korkutacak bir sakinlikle bir kürtaj hikâyesi anlatırken (ki bu aynı zamanda albümün çıkış parçası, ne kadar da PJ'vari bir hareket!), albüme adını veren White Chalk kahramanımızı bu dipsiz melankolinin kökenine, yani doğup büyüdüğü Dorset tepelerine götürüyor. Albümün en güzel şarkılarından biri olan Silence'da "Kendimi ailemden kurtardım, işimden, kendimden, kendimden ve bir başıma kaldım" derken başka bir hayat özleminden dem vururken, bu yarım saatlik albümün en uzun şarkısı To Talk To You'da büyükannesine olan özlemini dile getiriyor. Before Departure'da herkese ve her şeye veda ederken, albümün son şarkısı The Mountain'da umutsuzluğunu "Dağın kenarındayım, hiçbir şey hissetmiyorum. Çünkü kalbimde, her ağaç yıkılmış durumda" diyerek son bir kez daha ifşa ediyor.
Piyanosu ve belki de albümün minimalist yapısını biraz olsun çeşitlendirmek adına bugüne kadar duymadığımız bir zenginlik ve çeşitlilikle ortaya koyduğu vokal tekniğiyle ondan hiç alışık olmadığımız bir albüm sunuyor Polly Jean. Çünkü ilk defa bir bütün olarak isyanını bağırış çağırışlarla değil, sessizce, tutumlu bir şekilde, bir başkasının yaşam alanına girmeden ve yapayalnız bir şekilde yapıyor. Ve bu hüzün insana başka koyuyor. Çünkü en azından bir erkek olarak şunu fark ediyorsunuz: Mutlak yalnızlığın bir kadın için nasıl bir şey olduğunu. When Under Ether'ın hikâyesi midenize taş gibi otururken, Talk To You'da gerçek özlemlere, gerçek ihtiyaçlara tanık oluyorsunuz. İnsanın ayağını yerden kesen değil bilakis bütün ağırlığıyla bedeninizi yere vuran bir albüm bu. Ve bu yalan koşuşturmalarla, sahte hikâyelerle, sanal ilişkilerle geçen şu hayatımızda bir an durup kendimize bakabilmek için böyle bir şeye çok ihtiyacımız var.
White Chalk/PJ Harvey/Topkapı Müzik