Bu müzikalin hayaleti de var!

Battı batıyor bir tiyatro, ileride yapacağı oyunlar için tiyatroyu ayakta tutmak için konserler yapan ve konserlere "diva"lar bulmak için debelenen beş parasız tiyatro patronu Gaston. Gelip giden birbirinden çatlak ve...
Haber: NAZAN ÖZCAN / Arşivi

Battı batıyor bir tiyatro, ileride yapacağı oyunlar için tiyatroyu ayakta tutmak için konserler yapan ve konserlere "diva"lar bulmak için debelenen beş parasız tiyatro patronu Gaston. Gelip giden birbirinden çatlak ve acayip "diva"lar. Konserlerde bir türlü başrol alamayan yetenekli soprano Pristine ve bariton Bubby. Veeee 300 yıl önce öldüğü halde (ki kendisi ısrarla 200 yıl diyor) bir türlü "opera"sını terk etmeye niyetli olmayan ve bu "tuhaf" insanların burada ne yapmak istediğini bir türlü anlayamamış bir Hayalet. Onu öldüğüne ve artık hayalet olduğuna ikna etmeye çalışmaktan fenalıklar geçiren giydiricisi Eleanor. Bu tuhaf karakterlerin biraraya gelişi de Müzikaldeki Hayalet. Yani Tiyatro Kedi'nin bu sezondaki yeni müzikali.
Aslında oyunun orijinalinin adı Kıt Bütçeli Operadaki Hayalet. Yazarları Dave Reiser ve Jack Sharkey. Yönetmen Hakan Altıner bu oyunu absürd ve komik bir müzikal olarak yapmaya karar verdiğinde Türk seyircisi için birtakım eksiklikler görmüş ve bu durumda işe İpek Kadılar Altıner el atmış. Kadılar lafı alıyor: "Yazarla oyunu operalarla dalga geçmek için yapmış ve onların tekstinde gelen karakterleri öldüren bir erkek hayalet var. Ama Türk seyircisi operaya yabancı olduğu ve sözleri de bilmediği için, o sözleri deforme ettiğimizde anlaşılır bir şey çıkarmak mümkün değildi. Onun için de metni müzikale çevirdik. Seyircinin beğeneceği müzikal şarkıları seçtik, içine özgün parçalar yazdık. Bir de biz öldüren bir hayalet istemedik, onun yerine bir tatlı, biraz şuursuz, son derece sempatik bir hayalet yaptık." Bu laftan sonra tabii ki Hayalet Deniz Türkali atlıyor: "Rolü bu yüzden kabul ettim ya..." Yani müzikal epey serbest bir uyarlama olmuş. Müzikalin bazı parçaları çok bilinenlerden, Fame, Mama Mia gibi. Bazıları da Cenk Taşkan'ın yepyeni şarkıları. Yönetmen devam ediyor: "Daha yazım aşamasında tanık olduğum ve fikir paylaştığım için en içime sinen ve rahat rejilerden biriydi. Absürd ve uçuk bir yorum bu. Kendi içinde tiyatro mantığını koruduk, nitekim dekorda da Barış Dinçel aynı mantıkla hareket etti. Her şey reel gözüküyor ama yeri geldiği zaman inanılmaz absürd bir görüntü var. Yani seyirciyi hem tiyatronun atmosferine sokmak ve ortamı paylaşmak istiyoruz hem de bir yandan şimdi özellikle absürd dramanın gereği olan duyduktan sonra biraz siniri bozulup nasıl yani demesini ve gülmeyi sağlayan ögeler var". Yani vodvil, fars kalıplarından kaçınılmış, daha çağdaş bir komedi müzikal yaratılmış.
Şuursuz hayalet
Bir saat boyunca durmadan hoplayan zıplayan, şarkı söyleyen ve dans eden oyunculara geçiyoruz. Atılgan Gümüş Gaston olarak "Hem mali hem de kültürel sorun yaşayan tiyatronun sahibini oynuyorum. Amacı ileride tiyatro yapmak ama yapabilmek için de paraya ihtiyacı var" diyor ve sözü Demet Tuncer'e geçiriyor: "Beş farklı divayı oynuyorum. Bir de arkada görseniz beni! Biri ayakkabımı çıkartırken biri elbisemi çekiştiriyor. Çünkü çok kılık değiştirmem gerekiyor. Bayağı kilo verdim yani!" diyor ve Kadılar ekliyor: "Önümüzde eriyor kızcağız!" Hemen hayalete geçiyoruz. Deniz Türkali, "Benim Hayalet'le ortak noktam şuursuz olmak. Tiyatrocuysak mahallenin tabii ki delisiyiz ama bu delilik bizi çok mutlu ediyor. Seyirciyle karşı karşıya olmanın mutluluğu, ne sinemada ne televizyonda var. Tiyatro zor ve ciddi bir iş ama bir o kadar da komik. Bakarsanız koca koca insanlar çıkıp abuk subuk bir şeyler yapıyor." Ama hiçbiri işi kotarmakta zorluk çekmiyor. Atılgan Gümüş, "Benim için en keyifli iş müzikalde oynamak" diyor. Konservatuvarda okurken, oyunculukla ilgili her şeyi yapabilmek için bale bölümünün derslerine bile girmiş, sapık damgasını yemeyi bile göze alarak. Ama şimdi tadını çıkarıyor. Demet Tuncer ise Amerika'da müzikal eğitimi aldığı için, içinde oyunculuk, dans, şarkı olan müzikalin kesinlikle her şeyden daha fazla tatmin edici olduğunu söylüyor. Yani bir nevi dondurma üzeri çikolata, hatta hatta bir tutam da antep fıstığı var. Gene de durumdan hafif şikayetçi olan biri var; Deniz Türkali: "Beni dans ettirmediler, şarkı söylüyorum ama. Hepsinden nefret ediyorum o yüzden!" Siz hayaletsiniz hanımefendi, öcünüzü pek güzel alırsınız!
Müzikaldeki Hayalet, 8, 9, 10, 15, 16 ve 17 Kasım'da Profilo Kültür Merkezi'nde.
Tel: 0212- 216 93 14