Ceddin deden, neslin facebook!

Evet, "Bu mesajı ülkemizin laik ve demokratik bütünlüğü için tanıdığınız herkese yollayın" çağrısıyla sonlanan "vatanperver" e-posta'lar yazarak ve bunları forward ederek bizi kurtarmaya soyunanlara şimdi bir de "milliyetçi facebook cengaverleri" olarak tanımlayabileceğimiz güruh eklendi.
Haber: YAVUZ TÜMER / Arşivi

Evet, "Bu mesajı ülkemizin laik ve demokratik bütünlüğü için tanıdığınız herkese yollayın" çağrısıyla sonlanan "vatanperver" e-posta'lar yazarak ve bunları forward ederek bizi kurtarmaya soyunanlara şimdi bir de "milliyetçi facebook cengaverleri" olarak tanımlayabileceğimiz güruh eklendi. Eee malum nesil facebook nesli olunca memleketteki yükselen milliyetçilik trendinin eğlenceli mi eğlenceli, lumpen mi lumpen, sanal mı sanal, kanlı mı canlı tezahürlerini ve eylemlerini, facebook isimli popüler "tanışmaca" ve "eski arkadaşları bulmaca" sitesinde de görmeye nail olduk en nihayetinde. Mesela 1915 olayları üzerine yazılmış bütün o tuğla gibi kitapları yalayıp yuttuğundan elbette hiçbir şüphe duymadığımız bu "e-cengaverler", "The Biggest Lie Ever Told: Armenian Genocide", yani "Söylenmiş En Büyük Yalan: Ermeni Soykırımı" isimli gruba üye oluyor, soykırımın olduğunu iddia edenlerin toplandığı grupların mesaj kutularını ve bir konunun tartışılmasından başka her amaca hizmet eden, bu bağlamda ironik bir isme sahip olduğunu düşündüğüm "discussion board"larını yani "tartışma duvarları"nı ana avrat İngilizce küfürlerle bezedikleri sığ argümanlarıyla doldurarak sanal ortamda "düşman"a karşı bir nevi milli bir zafere imza atıyorlar. Ya da mesela PKK sempatizanı birilerinin facebook'da bir PKK grubu kurduğunu tespit eden anlı şanlı "cengaver"lerimiz, bu grubun kapatılması için milli bir seferberlik başlatarak, site yetkililerini mesaj yağmuruna tutuyorlar. Peki bunların hepsi neden? Çünkü bu bir savaş ve savaşta vatan savunması mevcut bütün zeminler üstünde yürütülmeli! Kendilerine biçtikleri böyle garip ve kaygı verici bir "savaşçı" rolü var. Zaten onlara cengaver demem de boşuna değil, zira Farsça'da cenk (savaş) ve avorden (getirmek) fiillerinin birleşmesiyle oluşan, savaşçı anlamına gelen bir kelime cengaver. Kısacası, son birkaç haftada ülkenin doğusunda meydana gelen acı verici terör olaylarıyla birlikte toplum olarak artık iyice içine çekildiğimiz bu vahim savaş psikolojisinin kaygı uyandıran yansımaları, şu zamanların popüler eğlencesi facebook isimli internet sitesinde de ziyadesiyle karşımıza çıkıyor.
Savaş stratejistleri
Evet, savaş psikolojisi denilen şeyden bahsediyorum, toplum olarak savaş psikolojisine itilmemizden... Medya Hakkari'de 12 Türk askerinin şehit olduğu haberi ajanslara düştüğünden beri bir savaş moduna girdi ki, geçen Pazar akşamı bir ara bizim evin televizyonu ekranda kopartılan bu şiddetli milliyetçilik fırtınası yüzünden orta yerinden çatlayacak ya da tüpü yanacak filan zannettim. (Ama sonra bu cefakâr televizyonun, Türkiye'de özel televizyonlar yaygınlaştığından beri daha ne medyatik ve görsel facialar atlattığını hatırlayıp rahatladım...) Bizim evin "ekran"ı bir anda savaşı bir "sanat" olarak gören emekli generallerin savaş stratejisi önerileriyle, Mehmetçiğin dağları top atışlarıyla dövdüğü, pusu kurup makinalı tüfeğinin şarjörünü patır patır boşalttığı, dağlara operasyonlar düzenlediği görüntülerle ve öyle kanal logosunun kenarına ufak tefek filan değil, direk ekranın neredeyse orta yerine yerleştirilmiş kocaman ay yıldızlı bayraklarla doluverdi. Bundan aldıkları gaz ile, alt gelir düzeyinden gelen, modifiye yerli marka araba kullanıcıları ile "parayı vurmuş", pahalı marka kocaman jipleri tercih eden "ağır abiler" üç hilalin ve bozkurt başının sınıf birleştirici ve lümpenleştirici çatısı altında el ele verip sokaklara döküldüler ve ağızlarından köpüklü salyalar fışkırtarak haykırmak suretiyle içlerindeki "milliyetçi cevheri" bir güzel boşaltıp bu ülkeye ne kadar "faydalı evlatlar" olduklarını gösterdiler.
Peki bunlar olurken, üniversite diplomalı, İngilizcesi olan, güvenli evlerindeki ADSL bağlantıları sayesinde internet denilen sözümona "mucize"ye oldukça aşina, orta/üst sınıfa mensup, "daha medeni" olan milliyetçilerimiz ne yaptılar? Onlar da, facebook'daki "Vatan Bölünmez" uygulamasını yarattıkları facebook profillerine ekleyerek ya da kendi düşüncelerine katılmayanların "ecellerinin geldiğini, onların Azrail'i olacaklarını" "wall"larına yani, "duvar"larına yazarak ya da profil fotoğraflarını Türk bayrağına çevirerek "mücadeleye" katkıda bulundular veya en azından öyle zannedip sevindirik oldular. Bunların sonunda da, Ertem Eğilmez'in meşhur Namuslu filmindeki mutemed Ali Rıza edasıyla güzel bir "Oooohh!!!" çekmişlerdir herhalde, e rahatladılar ne de olsa...
Ey gözünü sevdiğimin televizyonu ve interneti, sen nelere kadirsin! Haydi soydaşlarım, zaman milletçe zırhlarımızı kuşanıp sanal âlemi var gücümüzle titretme zamanıdır! 1... 2... 3... Ya Allah, ya bismillah! Ceddin deden, neslin facebook!..

YAVUZ TÜMER: Bilkent Üni., iletişim ve tasarım