Cem'in Türkçe masalları

Yngwie Malmsteen ve Queensryche taklidi yapıyor dediler. Türk rock camiasında "özenti" gitarist şeklinde ithamlarda bulundular. Fakat sanılanın aksine, günün popüler rock gruplarını taklit etmekteyken bir gün Sebastian Bach'ın...
Haber: BEYAZIT ÖZPEYNİRCİ / Arşivi

Yngwie Malmsteen ve Queensryche taklidi yapıyor dediler. Türk rock camiasında "özenti" gitarist şeklinde ithamlarda bulundular. Fakat sanılanın aksine, günün popüler rock gruplarını taklit etmekteyken bir gün Sebastian Bach'ın 'Air'ini dinledi ve bu andan itibaren müzikal görüşü ve üretkenliği farklı alanda gelişti. Artık Bach onun kahramanı oldu ve klasik müzik, onun hayatında çok önemli bir yer kazandı.
Cem Köksal'dan bahsediyoruz. Müziğe ilkokul çağında mandolinle başlayan Köksal, şu an günümüz Türkiye'sinin en iyi gitar virtüözlerinden. 2003 yılında Just Set Me Free albümünü piyasaya süren gitarist, ünlü sanatçı Joe Lynn Turner'la gerçekleştirdiği projesiyle de 2006'ya damgasını vurmuştu. Sanatçı, ilk Türkçe albümü olan Siyah Beyaz Masallar ile yeniden karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. 10 şarkıdan oluşan albümde, gitarda Cem Köksal, davulda Alpay Şalt, bassgitarda Çağatay Ateş, klavyede Koray Alarslan, vokalde Şanay Lambaoğlu yer alıyor. Çıkış parçası olan Masal için klip çekildi. Albümle ilgili merak ettiklerimizi Cem Köksal'a sorduk.
İnternet sitenizde çıkış tarihi olarak 6 Nisan demişsiniz ama şu anda bu tarihle ilgili bir gecikme söz konusu, sorunlar mı yaşadınız?
Sorunlar demeyelim de bazı aksaklıklar yaşadık. 6 Nisan tarihini önceki albümüm Set Me Free'nin çıkış tarihi olduğu için seçmiştik. Özellikle işin bir bölümünün Almanya'da halledilmesinden dolayı bazı aksaklıklar çıktı ama çok büyük bir sorun çıktığını söyleyemem zaten ortada çok da uzun bir gecikme yok.
Genel olarak kadın sesinin metal müzikte pek yeri yokmuş gibi bir düşünce var, özellikle Murat İlkan gibi bir isim ile çalıştıktan sonra böyle bir tercih büyük cesaret gerektiriyor gibi.
Her şeyden önce şunu belirtmek isterim, yeni albüm bir heavy metal albümü değil. Kadın vokalle ilgili ise, bu müziği ne için yaptığınızla ilgili bir olay. Ben müziği kendim için yapıyorum, bunun cesaretle bir ilgisi yok, beğenen beğenir, beğenmeyen beğenmez. Kafamda hiçbir zaman "kaç satarım, bunu beğenirler mi" gibi bir düşünce olmadı. Eğer olsaydı zaten Set Me Free gibi bir albüm ortaya çıkmazdı. Zaten böyle bir düşünceye sahipseniz başka bir şey olursunuz. Ama bu duruşu da korumanın kolay bir şey olmadığını belirteyim. Özellikle ikinci albümünüzde çok daha zor bir şey. Çünkü artık bazı kaygılarım var, müzikten başka bir iş yapmıyorum ama gene de bu albümde ekip olarak kendi istediğimiz müziği yaptık. Fakat aynı suda da iki kez yıkanılmaz. Bunun için yeni albüm de Set Me Free'den oldukça farklı. Zaten aynı şeyi tekrarlama gibi bir düşüncem yok. Ayrıca Şenay'ın da Türkiye'nin en önemli kadın vokallerinden biri olacağına inanıyorum. Çok kuvvetli bir sesi, çok da iyi bir eğitimi var.
Yeni albümünüzü öncekinden ayıran diğer bir özellik de şarkıların tamamının Türkçe sözlü olması. Bu değişiklik neden?
Önemli bir sebebi yok, genel olarak değişik bir şeyler yapmak istedik ve çok da güzel Türkçe sözler yazdık. Bu konuyla ilgili garip bir durum da var. Yapımcılar "bizim millet İngilizce şarkıdan anlamaz" diye düşünüyorlar ama biz çok beğenildiğimiz için iki kez SoundWave'e (Coca Cola'nın etkinlik serisi) çağırılıp Türkiye'nin birçok yerinde konserler veriyoruz ve performanslarımızın hepsi de gayet başarılı ve coşkulu geçiyor. Repertuarımızın hemen hemen hepsini de İngilizce şarkılar oluşturuyor.
Albümün yapım aşamasından biraz bahseder misiniz ?
Çok yorulduğum bir dönemde akustik parçalar besteledim, zaman içerisinde bu besteler yenileri ile harmanlandı ve sound'ları da değişti. Üç günlüğüne Çağatay Ateş ve Alpay Şalt'la Bursa Akçakese'ye gittik. Şarkılar son halini orada aldı. Sonra Koray da onları bir güzel süsledi. Tamamen ekip çalışması bir albüm oldu.
Albümün her şeyiyle siz ilgileniyorsunuz. Prodüksiyonundan klibine kadar her çalışmanın altında Cem Köksal ismi var, bu durum çok zor değil mi?
Çok zor elbette. Şu an albümle uğraşıyoruz, kayıtlarını ben yapıyorum, çalıyorum, yani kafamın içinde o kadar çok şey dönüyor ki, davul tonundan şarkının nakaratına, sözlerden kayıda kadar her şey kafamı meşgul ediyor. DVD'nin montajını bile ben yapmıştım. Şimdi kendi klibimi de çektim. Şu günlerde de onun 3D animasyonları ve montajı ile uğraşıyorum, gerçekten akıl işi değil bu durum. Ama en azından bir dönem daha böyle olması gerekiyor. Bu durumdan memnun da değilim onu da belirteyim. İnsanlar her şeyde adımın geçmesini istediğimi düşünüyorlar ama bu durumu doğuran başta finansal güç olmak üzere hiçbir sorunu kimse düşünmüyor. "Hadi DVD çekelim", "tamam çekelim", "Var mı bir 30, 40 bin doların?" Benim yok, ne yapalım? Becerebildiğim kadarıyla kendim çekerim. Ben gerçekten bir şey üretmeye çalışıyorum ve bunun şimdilik tek yolu bu.

BEYAZIT ÖZPEYNİRCİ: Bilgi Genç Haber Ajansı