scorecardresearch.com

Çerkes soykırımı ve Soçi Kış Olimpiyatları

Çerkes soykırımı ve Soçi Kış Olimpiyatları

Çerkesler her 21 Mayıs ta sürgün edilmelerini anıyor.

Çerkeslerin 148 yıl önce soykırıma uğradığı Çerkesya'nın başkenti Soçi, modern Rus çarlarının onayı ve Dünya Olimpiyat Komitesi'nin akıl almaz aymazlığıyla, 2014 Kış Olimpiyatları'na ev sahibi ilan ediliverdi
Haber: YAŞAR GÜVEN / Arşivi
YALÇIN KARADAŞ / Arşivi

Bundan 148 yıl önce, karınca belli Çerkes gençleri, çocukları, kadınları ve erkekleri ve yaşlıları, gümüş eğerli güzel atlarıyla Kbaada yaylasının yeşil çayırlarını kanlarıyla sularken, kutsal topraklarının gün gelip barış ve kardeşliği temsil eden olimpiyat oyunları için merkez yapılacağını hayal edebilirler miydi? Üstelik kan rengine dönüşen yeşil çayırın, adeta tarihe tanıklık etsin diye bizzat Rus devleti tarafından Krasnaya Polyana/Kızıl Çayırlık olarak ismi değiştirilmişken…
Asırlar boyu en çok kendi halkına zulmeden Rus çarlarının 19. yüzyılın son çeyreğinde emperyal dünyada kendilerine sağlam bir yer açmak için yerli halklarını katlettiği, kalanları Osmanlı’ya sürgün ettiği Çerkesya’nın başkenti Soçi, modern Rus çarlarının onayı, Dünya Olimpiyat Komitesi’nin akıl almaz aymazlığı ve muhtemelen bilemediğimiz ilişkiler sonucu, 2014 Kış Olimpiyatları’na ev sahibi ilan ediliverdi. Rus çarlarının sadece orada yaşayan insanları değil, misliyle bitki ve hayvan çeşitliliğini de düşüncesizce katlettikleri topraklara, tam da Çerkeslerin yok oluşa sürüklenişinin 150. yıldönümünde, Putin yönetimi oligarklarının ve yerli-yabancı işbirlikçilerinin desteğiyle Kafkasya’nın kadim halkı Çerkesleri yok sayarak, eskiden savaş makinalarını yolladıkları topraklara bu kez de iş makinaları ile saldırıya geçtiler. Tarih ve doğa hızlı bir şekilde katledilmeye başlandı. Anlaşılan o ki, Çerkesya’yı Çerkeslerden tamamen arındırdıklarını, kalanları baskıyla sindirdiklerini düşünenler, dünyamızın en önemli ekolojik bölgelerinden biri olan Kafkas dağlarındaki bitki ve hayvan yaşamını kökten silme kararı almışlar. Olimpiyat bölgesinin UNESCO’nun ‘koruma alanı’ ilan ettiği bir yerde olması, suç ortaklığının alabildiğine genişlediğinin bir göstergesi değil mi? Dünyanın ekolojik olarak gelmiş olduğu hazin durumu bilen hangi aklı başında insan, buna tepkisiz kalabilir ki! 

Çerkes sporcular ne hisseder?
Mafyatik Rusya devlet düzeni iktidarlarının unuttuğu şey, Çerkeslerin özellikle diyasporadaki artan etkileri ve gençliğinin kararlılığı idi. Her tür manipülasyona karşın doğa, insanlık ve dünya kültürü adına bu halklara destek verecek vicdanlar da vardı. Barışçı ancak kararlı eylemlerle Dünya Çerkesleri ve onların dostları her 21 Mayıs günü, Rusya Federasyonu temsilciliklerinin bulunduğu pek çok ülkede, başta en büyük nüfusu barındıran Türkiye ve İstanbul ’da olmak üzere gerçekleri haykırıyor. May 21 ve No Sochi 2014 örgütlenmeleri, dünya kamuoyuna ve insanlığa sesleniyor. Belli ki, bu ses daha da yükselecek ve 2014’e kadar alanını daha da genişletecek.
1864 yılının 21 Mayıs’ında biten, özellikle son yüz yılında şiddetlenen Kafkas-Rus Savaşı sırasında yapılan, kayıtlara geçmiş katliamlar, modern dünyanın en büyük sürgün ve soykırımlarından biri olarak tanımlanıyor. Dünya Çerkesleri tarafından yapılan eylemler, Kafkasya’nın tarih boyunca en büyük nüfusu olan Çerkes halkın yüzde 90’ını topraklarından süren ve kalan yüzde 10’u sürekli aşağılayan bir sisteme karşı koymanın uluslararası boyutudur. İşin içine bitki ve hayvan katliamları da katılınca duyarlı tüm insanlığın haberdar edilmesi ayrıca zorunlu hale geliyor.
Daha da ironik olan katledilen yerli halkın bakiyeleri ve Kafkasyalı akrabalarının Rusya Federasyonu Olimpiyat ve Dünya şampiyonalarında büyük başarılara imza atanlar olmaları. En küçük Kafkas halkı bile koca devletlerle boy ölçüşecek Dünya ve Olimpiyat şampiyonları yetiştirme konusunda ünlü. Bu şampiyonlar atalarını katleden, Soçi gerçeğini inkâr eden bir devletin bayrağını göndere yükseltmekten bıkmış usanmış olmalı. Hele hele atalarının kanlarıyla sulanmış ve adı Krasnaya Polyana - Kızıl Çayırlık olarak değiştirilmiş, Çerkeslerce kutsal Kbaada yaylasında yapılacak olimpiyatlarda bu sporcuların ve duyarlı takım arkadaşlarının psikolojisini düşünmek bile ayrı bir trajedi. 

Çerkesler ne istiyor?
Tarihi boyunca yerleşik halkı olduğu Kafkasya’da her sığınana kucak açan Çerkesler, 148 yıldır dünyanın 50 ülkesindeki diyaspora yaşamlarından yoruldular. Yaşadıkları soykırım ve sürgünün, Rusya Federasyonu ve dünya kamuoyu nezdinde tanınmasını talep ediyor ve Çarlığın mirasçısı Rusya Federasyonu’ndan özür bekliyorlar.
Tüm Avrupa ve özellikle ülkemizi, ellerindeki sonsuz enerji kaynaklarını kullanarak gizliden tehdit eden bir antidemokratik ülkeden bahsediyoruz. Nüfusunun önemli bir kesimi açlık çekerken, küçük bir azınlığın dünyanın en zenginlerinin başında geldiği bir ülkeden bahsediyoruz. Sınıfsal çıkarlarını korumak adına Rus ırkçılığını körükleyen, 20 yy. sonunda bile Çeçenya’da 50 bini çocuk 450 bin insanı dünyanın gözü önünde katleden, ülkeyi haritadan silen, yargısız infazları günlük yaşamın içine sokanların yönettiği Rusya’dan bahsediyoruz. Bu çağda bile bu ilkellikleri yapabilen, yönetimi iki kişinin arasında istedikleri gibi değiştiren ve demokrasinin abecesi okunmayan bir ülkeden söz ediyoruz.
Çerkesler yaşadıklarına ve şu anda yaşadıklarına karşın “nefret değil adalet” diyor.
Çerkesler, hem en büyük diyaspora nüfusu olarak yaşadıkları, kuruluşunda diğer halklar gibi kan ve emekleri olan Türkiye Cumhuriyeti hem de Rusya Federasyonu üyesi anavatanları Kafkasya’da eşit, özgür ve yalanlardan arınmış tarihleriyle barış içinde, olmazsa olmaz demokrasi içinde, ataları gibi doğayla ve tüm halklarla barışık yaşamak istiyorlar.
Soçi 2014 tartışmasının Rusya ve Kafkas halklarının yeni ve temiz bir sayfa açmaları için fırsat oluşturması en büyük dileğimizdir. 

YAŞAR GÜVEN: Gemi İnşa ve Mak. Müh. 
YALÇIN KARADAŞ: Mimar

http://www.radikal.com.tr/108867410886740

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.