Cezaevi ziyaretleri

Cezaevi ziyaretleri
Cezaevi ziyaretleri

Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner in ve diğer komutanların Hasdal ziyareti tartışma yarattı.

Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner, resmi aracıyla ve yanına kuvvet komutanlarını da alarak Hasdal Askeri Cezaevi'ne gitti ama...
Haber: BASKIN ORAN / Arşivi

15.02.97 günü RP’li Adalet Bakanı Şevket Kazan, özel aracıyla Ankara Merkez Cezaevi’ne gitti. Orada, “Kudüs Gecesi” tertiplemekten tutuklu Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ı ziyaret etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, RP’ye kapatma davası açtı. Bu ziyaret “laikliğe aykırılık” kanıtlarından birini oluşturdu. Parti 16.01.98’de kapatıldı, Şevket Kazan’ın milletvekilliği düşürüldü ve beş yıl siyaset yapması yasaklandı. Bu, İslamcı bir bakanın bu türden tek olayı olarak tarihe geçti.
18.02.11’de Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner, resmi aracıyla ve yanına kuvvet komutanlarını da alarak Hasdal Askeri Cezaevi’ne gitti. Orada, Balyoz davasından yani darbe yapmaktan tutuklu muvazzaf askerleri 3,5 saat ziyaret etti. Bu, TSK komutanlarının bu türden ilk olayı değildi. 

Ziyaret askerin geleneği
KKK Lojistik Komutanlığı’nda görevli Yarbay Mustafa Dönmez, Sapanca’da görevli iken, Ergenekon davasından tutuklu Doç. Emin Gürses’i Kandıra Cezaevi’nde defalarca ziyaret etmişti. (Ek bilgi: Yarbay Dönmez, 07.01.09’da Sapanca’daki evinde yapılan aramada silah, mühimmat ve 22 adet el bombası bulunan subay. Ankara’daki evinde aynı tarihte yapılan aramada bir kroki ele geçirildi. Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı raporu “Krokinin Yarbay M. Dönmez eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır” diyordu. Bundan hareketle Zir Vadisi’nde 12.01.09 tarihinde yapılan kazıda TSK’ya ait mühimmat bulundu. Askeri mahkeme Dönmez’i “askerî malzemeyi gizlemek”ten dört yıla çarptırdı ve TSK’dan ihraç etti. Askeri Yargıtay, bu kararı “usule aykırılık ve eksik soruşturma”dan bozdu. Askeri mahkeme direndi. Dosya, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’na gitti. Kurul, direnme kararını bozdu ve olay başa döndü – Milliyet 21.02.11).
03.09.08’de Kocaeli Garnizon Komutanı Korg. Galip Mendi, Kandıra Cezaevi’ne gitmişti. Orada, “hükümeti devirmek için halkı silahlı isyana teşvik”ten tutuklu E. Org. Şener Eruygur ile E. Org. Hurşit Tolon’u ziyaret etmişti. 03.09.08 tarihli ve BA - 40/08 no’lu Genelkurmay basın açıklamasında “Bu ziyaret, TSK adına gerçekleştirilmiştir. Bilindiği üzere, dün olduğu gibi bugün de TSK’nın yargıya olan saygısı ve güveni tamdır” denilmişti.
Gazetecilerin soruları üzerine CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, bu ziyaretin yargıya müdahale anlamına gelmediğini, bunun beşeri, insani ve hukuki bir ilişki olduğunu söylemişti. 

“İnsani boyut”
Yine güncele dönelim. Ana akım medya Şevket Kazan olayını hiç hatırlamadı. Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila, Balyoz sanıklarını ziyaret konusunda şunları yazdı: “Bu ziyarete… yargıyı etkilemek veya siyaset yapmak gibi bir anlam vermek, insani, mesleki ve sosyal boyutu yok saymak zorlama olur. Komutanların birlikte gitmeleri ise ziyaretin kurumsal yönüyle ilgilidir. Tutuklular arasında her kuvvetten subay bulunduğu düşünülürse, TSK’nın bir bütün olarak bir moral ziyareti yaptığı açıktır” (Milliyet, 20.02.11).
Ama şöyle yazan da görüldü: “Eğer Hasdal Cezaevi’nde yatan generaller ‘zimmete para geçirmek’ suçundan sanık olsalardı, Genelkurmay Başkanı bütün Kuvvet Komutanlarıyla birlikte onları ziyarete gider miydi? Gitmezdi. Çünkü ‘zimmete para geçirme’ yüz kızartıcı bir suç ve ‘suçları’ henüz sabit olmasa da böyle bir suçun sanıklarıyla kendi aralarında bir ilişki kurulmasını istemezdi. Peki, Genelkurmay Başkanı, ‘darbe sanıklarını’ niye ziyaret etti? [Çünkü] Generaller, ‘darbe hazırlamayı’ yüz kızartıcı bir suç olarak görmüyorlar. Kendi halkının verdiği silahı halkına çevirerek darbe yapmanın alçakça bir iş olduğunu kabul etmiyorlar” (A. Altan, Taraf, 20.02.11). 

Sonuç ve yorum ?
Sonuç da yok, yorum da. Sadece ‘insani’ ziyaretlerin ve ilgili yorumların fotoğrafını çekip sıraladım, o kadar. Çünkü, korkarım. TCK md. 277 ve 288’den ürkerim. Birincisi “yargı görevi yapana baskı yapmak, etki yapmaya teşebbüs etmek”le ilgili, ederi iki-dört yıl hapis. İkincisi “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs”le ilgili, ederi 6 aydan 3 yıla hapis.
Ama, diyeceksiniz, iki önceki Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, 09.11.05’teki Şemdinli bomba olayının sanığı astsubay için derhal “Tanırım, iyi çocuktur” demişti, hiçbir şey olmamıştı. Hatta, olmalı diyen savcı meslekten atılmıştı.
Bir önceki Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, K. Albay Dursun Çiçek imzalı olduğu Şubat 2010’da Jandarma Kriminal tarafından tespit edilecek belge için 23.06.09’da “Kağıt parçası”, Poyrazköy kazısında çıkarılan LAW silahları için de “boru” demişti. 3. Ordu Komutanı olduğu dönemde defalarca çağrılmasına rağmen Ergenekon kapsamında ifade vermeye gitmeyen, 1 numaralı sanık olduğu Erzincan Ergenekon davasının hiçbir duruşmasına katılmayan Org. Saldıray Berk için de 21.03.10’da “Suçsuzdur” hükmünü vermişti. Hiçbir şey olmamıştı. Doğrudur. Olmamıştı. Bana, size olabilir.