Çocukları 'kullanmak'...

Geçen haftalarda niçin davet edildiğimi anlamadığım ama telefonla verilen bilgilerden piyasa sürülecek bir "gıda"yla ilgili olduğunu öğrendiğim bir toplantıya biraz da meraktan katıldım.
Haber: ŞÜKRÜ HATUN / Arşivi

Geçen haftalarda niçin davet edildiğimi anlamadığım ama telefonla verilen bilgilerden piyasa sürülecek bir "gıda"yla ilgili olduğunu öğrendiğim bir toplantıya biraz da meraktan katıldım. Toplantı tahmin edileceği gibi lüks bir otelde yapılıyordu ve toplantı öncesindeki kokteylde içlerinde beslenme uzmanı, çocuk hekimi, çocuk ruh sağlığı uzmanı da olan birçok arkadaşımı gördüm. Toplantı bir firma tarafından bugünlerde "Aklın gıdası" sloganı ile piyasaya verilen bir ürünle ilgiliydi; programda yabancı bir konuşmacı, Sunay Akın ve Flamenko gösterisi vardı. Orda olmaktan biraz huzursuzdum ama herkes gibi bir masaya oturup dinlemeye başladım. Yabancı konuşmacı ve firma yetkilileri çocuklarda zihinsel gelişimin önemi ve zihinsel gelişim ile mikro besin öğeleri arasındaki ilişki üzerinde durdu, son yılların "popüler" besin ögesi Omega-3 yağ asitlerine vurgu yaparak kendi laboratuvarlarında geliştirilen özel bir formülü içeren yeni bir "gıda"yı "aklın gıdası" sloganıyla piyasaya süreceklerini anlattı. Tam böyle söylemeseler de hem konuşmalar hem de konuşmaların arkasından gösterilen reklam fragmanından bu ürünü tüketen çocukların daha zeki olacağı ima ediliyordu ve bu mesaj parmağını heyecanla en yukarılara kaldıran cin gibi bir çocuk resmiyle güçlendiriliyordu. Yani aslında anne ve babalara ama aynı zamanda çocuklara resimdeki çocuk gibi olunması isteniyorsa "aklın gıdası"nı tüketmeleri öneriliyordu.
Buraya kadar, çocuk bedenlerini tüketim aygıtı gibi gören, yani yalnızca ABD'de 4 milyar dolar civarındaki reklam bütçelerinin yüzde 97'sini sağlıklı olmayan ürünlerin "promosyonu" için harcayan ve böylece çocuklardaki şişmanlık sorunundan doğrudan sorumlu tutulan besin endüstrisinin çok bilinen bir tutumu ile karşı karşıyayız. Yeni olan ise bu kez anne ve babaların "zeki çocuk" özleminin "kullanılması". Ben de işin doğrusu toplantının bu aşamasına kadar söylenenler konusunda yalnızca birkaç söz söylemeyi, normal beslenen bir çocuğun reklamı yapılan üründeki besin öğelerini zaten alacağını, bu nedenle bu ürünü yemesinin ve sözü edilen mikro besin öğelerini tüketmenin ek bir yararı olmayacağını, bu ürünün "zeka geliştici" mucizemsi ve gizemli bir ürün olarak tanıtılmasının sakıncalı olduğunu belirtmeyi planlıyordum. Ama gösterilen reklam fragmanının sonunda "Pediatri Birliği aklın gıdasını öneriyor" anlamında bir vurgulama ile karşılaşınca, yani sanki çocuk hekimleri de bu ürünü öneriyor izlenimi verilmeye çalışılınca başka bir şeyle karşı karşıya olduğumuzu düşündüm ve sakin kalmaya çalışarak ayağa kalkıp bazı sorular sordum. Sonra da salonda bulunan firma yetkilisine düşüncelerimi açık bir şekilde söyledim. Firma yetkilisi belirttiğim sakıncaları dikkate alacaklarını söyledi. Ama şimdi bu ürün piyasaya çıktı ve TV ve gazete reklamlarında aynı tutumun sürdürüldüğünü görüyorum. Bu nedenle ben de o toplantıda sorduğum soruları ve verilen bazı cevapları sizlerle paylaşmak ve bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Sorular...
Bu reklam kampanyasında içerik güçlendirici olarak adı geçen "Pediatri Birliği"ne kaç tane çocuk hekimi üyedir? Yani bu dernek ülkemizdeki 3,500 dolayındaki çocuk hekiminin yüzde kaçını temsil ediyor? Bu soruya cevap olarak salonda bulunan "Pediatri Birliği Derneği"nin genel sekreteri 15 civarında çocuk hekiminin derneklerine üye olduğunu söyledi. Amerikan Çocuk Hekimleri Akademisi gibi herkesin saygısını kazanmış bir kuruluş Aralık 2006'da yayımladığı raporda 8 yaşın (bazı görüşlere göre 12 yaşın) altındaki çocukların reklamlara karşı savunmasız olduğunu, yani reklamlarda verilen bilgileri "gerçekler" olarak algıladıklarını, başta besin endüstrisi olmak üzere alkol ve sigara şirketlerinin çocukları hedef alan ve çocukların aklını çelen onlarca "hile" içeren devasa reklam kampanyaları yürüttüklerini, bu nedenle de çocuk hekimlerinin çocukları reklamların zararlı etkilerinden korumak için aktif çaba göstermeleri gerektiğini önemle belirtirken, ülkemizde adında "pediatri" (çocuk hekimliği) olan bir derneğin tamamen ticari bir ürünün reklam kampanyasında "güven" unsuru olarak kullanılması etik olarak çok büyük sakıncalar taşımıyor mu? Hem adı geçen reklamın içeriği hem de bu reklamda yer alan "Pediatri Birliği Derneği" çocukluk kavramını ve çocukları "kullanmış" olmuyor mu? Ve son olarak, bu dernek ilgili reklamda isminin yer alması için, aldıysa, ne kadar ekonomik yardım aldı?
Bir çağrı...
'Şişir Beni' belgeseli ve 'Hamburger Cumhuriyeti' kitaplarından sonra, uluslararası besin endüstrisinin çocukluğu ve çocukları kâr amacıyla "kullandıklarını" çok iyi biliyoruz. Bence yazıda anlatılmaya çalışan reklam kampanyası da bu açıdan önemli sakıncalar içeriyor ve daha önemlisi bir derneğin ismi kullanılarak/kullandırılarak çocuk hekimleri de zan altında bırakılıyor. 17 yıllık çocuk hekimi ve öğrenci/asistan yetiştiren bir öğretim üyesi olarak kendisi de çocuk hekimi olan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'dan olaya el koymasını diliyor ve ilgili kurumların bu yazıyı bir başvuru olarak kabul etmelerini istirham ediyorum.

ŞÜKRÜ HATUN: Prof. Dr., Kocaeli Üni.