Deli, aptal, çocuk ve bilge

Haberleri önceden gelmişti. Björk, yeni albümünde dahi prodüktör Timbaland'la, Nelly Furtado ve Justin Timberlake'e yaptığı işlerle şöhretini iyice artırmış müzisyenle çalışıyordu. Sadece o da değil.

Haberleri önceden gelmişti. Björk, yeni albümünde dahi prodüktör Timbaland'la, Nelly Furtado ve Justin Timberlake'e yaptığı işlerle şöhretini iyice artırmış müzisyenle çalışıyordu. Sadece o da değil. Antony and the Johnsons'dan Antony Hegarty'nin de konuk olduğu son Björk albümü nihayet yarın yurtdışında piyasaya çıkıyor, Mayıs ortasında da Türkiye'ye gelmesi bekleniyor. Biz de fırsattan istifade The New York Times'ın Björk'le son albümü ve Timbaland'la işbirliği üzerine yaptığı söyleşiyi aktarıyoruz.
"İnternette Timbaland'la beraber bir hiphop albümü yaptığımı okudum" diyor Björk, kıkırdayarak. Kesik vuruşlarıyla son dönemin en iyi hiphop işlerinden bazılarını çıkaran prodüktör Timbaland, Björk'e yeni albümü Volta'da üç şarkıda eşlik etti. Ama Björk hâlâ Björk. Volta da bir hiphop albümü değil.
41 yaşındaki Björk, Volta'yı "tekno vodoo", "pagan", "tribal" ve "dışadönük" diye tanımlıyor. Bu laflar, programlanmış ritimleri, free caz davullarını, karanlık nefesli düzenlemelerini, Afrika müziğini, Çin udunu ve Björk'ün uçucu sesini biraraya getiren albümü tanımlamakta yetersiz. Bilgisayarla canlının, kişiselle küreselin 21. yüzyıla ait bir karışımı. Björk, albümün manifestosu olarak nitelendirdiği şarkısı Wanderlust'ta "Bu sert huzursuzluk beni özgürleştiriyor" diyor. "Bilinmezlik etrafımı sardığında kendimi evimde hissediyorum".
Bu kadar naif, bu kadar ayrıntılı
Volta, Björk'ün önceki albümlerine, tamamen vokale dayalı Medulla'ya ve ruhani arp melodileriyle, yaylılarla dolu Vespertine'e nazaran daha dünyevi. Albüm, herhangi bildik bir formatı hedeflemiyor. Björk'ün şarkıları, seyahat, tutku, doğa, özgüven, annelik, din ve bir intihar bombacısı hakkında. Bu albümde "dürtülerine göre" hareket etmeye karar verdiğini söylüyor ve kendi kendine risk alıp almadığını sorduğunu aktarıyor: "Dürtülerime göre mi hareket ediyorum yoksa aslında bilinçaltımda her anımı planlıyor muyum?"
Björk, grubu Sugarcubes'la uluslarası şöhrete kavuşmadan önce ülkesi İzlanda'da çocuk şarkılarından punk'a kadar her şeyi söyledi. Sesini nasıl kullanmak istediğinin kararını daha baştan vermişti: "Aynı zamanda üzgün, eğlenceli, insani, deli, aptal, çocukça ve bilge olmak istediğimin gayet bilincindeydim. Çünkü bence herkes öyle". Başka hiçbir şarkı yazarı, bu kadar naif ve içgüdüsel olup böyle ayrıntılı yapılar kuramaz. Ve çok az müzisyen, onun avangardla popu biraraya getirdiği karışıma ulaşabilir.
Björk, pop dendi mi şüpheye kapılıyor ve şarkılarını, turne sponsorlarınınkiler dışında hiçbir reklamcıya satmıyor. "Dünyanın fatihi ya da yeryüzündeki en ünlü insan olmak istemiyorum" diyor. Ama geniş bir izleyici kitlesine ulaşmanın değerini de teslim ediyor. "Gidip de 'Ben sadece insanların üstüne boş boş konuşacağı bu şatafatlı şeyleri üreteceğim' demek, işin kolayına kaçmak olurdu" diyor. "Zamanın ruhuna, ortak bilince ya da her neyse işte ona temas ettiğiniz bir yerin varlığına inanıyorum".
Cesur olmanın vakti geldi
Medulla ve Vespertine'in büyük bir kısmını evinde, şimde dört yaşındaki kızına bakarken kaydeden müzisyen "Bir bebeğim vardı ve işimi emzirme saatlerine göre düzenliyordum. Bu da benim kendi dünyam, evrenimdi" diyor. Müzisyen yeni albümünü ise yaşamını sürdürdüğü üç kentte New York, Londra ve Rejkjavik'te kaydetti, San Francisco'ya, Malta'ya, Mali'ye, Tunus'a gitti. Röportaj sırasında da şarkılarının mutfak arkası hallerini bir konuğa dinletmek için can atıyordu.
Bu versiyonlardaki ritim, Timbaland'a, Björk'ün Joga şarkısının sample'larını kullanmış eski hayranına ait. "Stüdyoya Timbaland'la beraber hiç hazırlık yapmadan girdim. Genelde daha önceden şarkıyı yazmış olurdum, konuğa da yapacak çok az şey kalırdı. Ama bu sefer biraz zorluk istedim. Bir gün boyunca doğaçlama çalıştık, o ne yaptıysa onun üzerine şarkı söyledim."
Timbaland vuruşları, Earth Intruders, Hope ve Timbaland şarkılarına en benzeyeni Innocence'ta kullanıldı. Kayıttan sonra Timbaland, diğer albümlerin prodüksiyonuna yoğunlaşıp Justin Timberlake ve Nelly Furtado'yla turneye çıktı ve Björk'ü şarkıları düzenlemesi için yalnız bıraktı. "Görünen o ki hiçbir zaman yaptıklarını tamamlamaları için başkalarına bırakmıyor. Yani aslında bana güvendi".
Şarkıların hikâyeleri
Björk, hamile bir intihar bombacısının hikâyesini aktaran Hope için Mali'ye gidip arpa benzer bir müzik aletinin, koranın üstadı Toumani Diabete'yle görüşmüş. Diğer şarkıların da kendi hikâyeleri var. Antony and the Johnsons'ın depresif sesli vokalisti Antony Hegarty'yle bir Fyodor Tyutchev şiirinden bestelenen düeti, The Dull Flame of Desire'ı seslendirmek için Jamaika'ya gitti.
Volta'daki bazı sözler, dolaylı yollardan politika, feminizm ve din meselelerine gönderme yapıyor. Declare Independence'da, 1980'lerden gelmişe benzeyen, vurucu, rave'imsi, distorte edilmiş vuruşların eşliğinde "Kendi para birimini kullanmaya başla/Kendi pulunu yap/Dilini koru" diye bağırıyor. Tıpkı eskiden İzlanda gibi hâlâ Danimarka sömürgesi olan Grönland ve Faroe Adaları'nı düşündüğünü söylüyor. "Ama aynı zamanda bunları sadece bir insana söylemenin de müthiş olacağını düşündüm" diyor. "O kadar aşırı ki!"
Çocuklarına da şarkı söylüyor. Artık 20 yaşına basan oğlu Sindri'ye söylediği My Juvenile'da ona davranışından dolayı kendini azarlıyor. "Belki seni çok erken, çok genç özgür bıraktım". Antony de telkin edici bir sesle "Niyet kötü değildi" diye şarkı söylüyor. I See Who You Are'da tatlı tatlı kızına sesleniyor, onun tüm hayatını ve ötesini düşlüyor: "İkimiz de ceset olduktan sonra".

Jon Pareles'in The New York Times'daki röportajından kısaltılarak çevrildi.