Dördün 2.'si

Fantastik aile ikinci kez huzurlarda. Marvel'in popüler çizgi kahramanları, Fantastik Dörtlü'yü, iki yıl sonra yine Tim Story yönetiminde perdeye getiren 4: Rising of The Silver Surfer/Fantastik 4: Gümüş Sörfçü'nün Yükselişi bu hafta gösterime girdi.
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

Fantastik aile ikinci kez huzurlarda. Marvel'in popüler çizgi kahramanları, Fantastik Dörtlü'yü, iki yıl sonra yine Tim Story yönetiminde perdeye getiren 4: Rising of The Silver Surfer/Fantastik 4: Gümüş Sörfçü'nün Yükselişi bu hafta gösterime girdi. Ekip, lastik adam Reed Richards (Ioan Gruffudd), taştan dev Ben Grimm (Michael Chiklis), görünmez kadın Sue Storm (Jessica Alba) ve istediği zaman alev alabilen kardeşi meşale adam Johnny Storm'dan (Chris Evans) müteşekkil. Dörtlünün ilk film Fantastic Four/Fantastik Dörtlü'de edindikleri bu güçler, haliyle aralarındaki ilişkiyi de dönüştürüyor. Dolayısıyla bir taraftan kötücül güçlerle çarpışıyor, bir taraftan da aile içi dinamiklere halel getirmemeye çalışıyorlar. Biz de fırsat bildik, ikinci Fantastik Dörtlü macerasının gösterime girmesi şerefine, seride Storm kardeşleri canlandırarak kariyerlerine ivme kazandıran iki yıldız adayını mercek altına alalım dedik. İkisi de muhtelif 'en seksiler' listelerinin gediklisi, Jessica Alba ile Chris Evans'ın kariyer dökümü aşağıda.
Jessica Alba
Klişelerin en keyiflilerinden biri de yan rollerdeki tanınmamış oyuncuların, filmin, oyunun vs. sakatlanan ya da başına benzeri bir şey gelen yıldızının yerini alması. imdb sitesindeki kısa biyografisine göre Jessica Alba, bu klişeyi gerçek hayata taşımış. İlk filmi Camp Nowhere'in başrol oyuncusu aniden ayrılınca, saçı onunkiyle aynı renk olduğu için sinemaya en tepeden başlama imkanına kavuşmuş. Ama 1981 doğumlu oyuncu, asıl şöhreti biraralar bizde de gösterilen TV dizisi Flipper'ın 1990'lardaki ikinci versiyonuna borçlu. Zaten televizyonun, Alba'nın kariyerindeki yeri bayağı sağlam. En esaslı dizisi ise James Cameron'ın yapımcısı olduğu Dark Angel. Alba, karanlık gelecekte genetik araştırmaların yapıldığı laboratuvardan kaçan mükemmel insanı canlandırdığı Dark Angel sonrası haliyle çizgi roman uyarlamalarının ve bilimkurgu filmlerinin radarına girdi. Malum Jessica Alba ismine aşinalığımızda Frank Miller'ın grafik romanından uyarlanan Sin City/Günah Şehri'nin ve bu yazıya vesile olan Fantastik Dörtlü serisinin payı büyük. Bir tarafta Günah Şehri'nin kırılgan, naif Nancy'si, diğer tarafta Fantastik Dörtlü'nün tuttuğunu kopartan cevval süper kahramanı Sue Storm. Ama Alba'nın filmografisinde bu iki kutup arasından farklı tonlar da mevcut. Örneğin Never Been Kissed/Gerçek Öpücük'te liseli bir amigoyu canlandırarak sırasını savdı. (Zira Jessica Alba fiziğinde bir aktrise amigo rolü verilmesi kaçınılmaz) Honey'de sokaklardan yetişme bir hiphop dansçısını canlandırdı. Avantür Into the Blue/Maviliklere Doğru'nun esas kızıydı.
Ancak anlaşılan Alba, şimdiye kadarki rollerinden pek memnun değil. Beş yaşından beri oyunculuğu kafasına koyup yoluna sabırla devam eden aktris, 2005'te yaptığı bir röportajda artık önerilen roller konusunda daha seçici olacağını söylemiş. Tabii ki korkusu, filmlerin seksi kadın kontenjanına kısılıp kalmak. Ama Türkiye'de gösterime girmeyen bağımsız komedi The Ten/On'da da tam da kaçındığı tarzda bir karakteri, aklı bir karış havadaki Liz'i canlandırıyor. Aslında sinemada seks sembollüğünü de, esaslı karakterleri de birarada götüren hatırı sayılır örnek olduğuna göre Jessica Alba'nın işi o kadar da zor değil. Hem de sofu Katolik anne babasını gücendirmemek için kontratlarına soyunmama şartı koymasına rağmen seks sembolleri arasına girme başarısını gösterdiğini hesaba katarsak...
Chris Evans
Süper kahramanları bir sitcom ortamında biraraya getirme amacındaki ilk Fantastik Dörtlü, bunu biraz olsun başarabildiyse Chris Evans'a çok şey borçlu. Çünkü, 1981 doğumlu Evans, bu dev bütçeli çizgi roman uyarlamasının düzlüğe çıkmasını sağlayan en büyük unsurlardandı. Evans, grubun alaycı ve hovarda karakteri Johnny Storm rolünde o kadar başarılıydı ki insan, yakışıklılığını da hesaba katarak oyuncunun, gerçek hayatındaki kişiliğini süper kahramanlık sosuyla perdeye taşıdığını düşünebilirdi. Sonra Danny Boyle'un Sunshine/Gün Işığı geldi. Uluslararası bir kadroyla kotarılan bu dingin bilimkurguda ekibin Amerikalı ayağı olarak bambaşka bir karakterde seyirci karşısına çıktı. Dışadönük, hiperaktif Johnny Storm'la, Gün Işığı'nda canlandırdığı ketum ve asabi astronot Mace arasında fersah fersah mesafe var. Bu farklılık da oyuncunun önceki işlerine, nereden geldiğine bakmayı farz kılıyor.
Chris Evans, pek alışılmadık bir yoldan şöhrete adım atmış; bir kasting ajansında staj yaparak. Tabii ki onun öncesinde lisesinin prodüksiyonlarında övgü toplamışlığı, tiyatro eğitimi almışlığı ve mücadele içindeki çoğu aktör adayı gibi izbe New York apartmanlarında oturmuşluğu var. Ama ilk rollerini, bu staj sırasında kurduğu arkadaşlıklara borçlu. Çeşitli dizilerden sonra sinemaya, gençlik komedilerini alaya alan komedi Not Another Teen Comedy'yle geçti. Sonrasında yine bir gençlik hikâyesi, Perfect Score/Mükemmel Sonuç var. Bir aralar sık sık Digiturk'te gösterilen bu filmde de SAT (Amerikan üniversite giriş sınavı) sorularını çalmaya çalışan gençlerden birisiydi. Yine Digiturk'te sık sık gösterilen ve Kim Basinger'ın karşısında oynadığı Cellular/Ölüm Hattı, aktörün oyunculuğuyla eleştirmenlerin dikkatini çektiği yapım. Bu arada rol aldığı bağımsız film, The Orphan King/Yetim Kral, daha önce pek kendisine önerilmeyen tarzda bir karakteri, 17 yaşında bir torbacıyı canlandırmasına vesile olduğu için, kendi deyimiyle oyunculuk kaslarını çalıştırmasına fırsat verdi. Fantastik Dörtlü ivmesinin devamını London'la getirdi. Eski kız arkadaşı London'la konuşacak cesareti toplamak için almadık uyuşturucu, içmedik içki bırakmadığı yapımın oyuncu için bir önemi daha var. Rol arkadaşı, ertesi sene ayrılacağı Jessica Biel'di.
Gün Işığı ve Fantastik 4: Gümüş Sörfçü'nün Yükselişi ile artık yıldızcıklar arasından iyice sıyrılan Chris Evans'ın ajandası epey dolu. Mükemmel Sonuç'taki rol arkadaşı Scarlett Johansson'la tekrar biraraya geldiği Nanny Diaries/Dadı Günlükleri, halihazırda tamamladığı son film. James Ellroy'dan uyarlama The Night Watchman/Gece Nöbetçisi, bol yıldız oyunculu bir Tennessee Williams uyarlaması, aktörün dahil olduğu projelerden birkaçı. Yani Chris Evans, "Hani şu Fantastik Dörtlü'nün yakışıklı olanı" diye hatırlanma tehlikesini çoktan atlattı. Şimdi merak edilen, üç favori yönetmeni Paul Thomas Anderson, Spike Lee ve Wes Anderson'la yollarının kesişip kesişmeyeceği.