Düşünsel el bombaları

Günümüzde üyeleri müzik yapmaya devam ettiği halde birarada çalmayan grupların en etkililerinden biridir Faith No More. Aynı aileden doğan Mr. Bungle ve bu ikisinden esinlenerek 90'lara damgasını vuran Rage Against The Machine de...
Haber: DOĞU YÜCEL / Arşivi

Günümüzde üyeleri müzik yapmaya devam ettiği halde birarada çalmayan grupların en etkililerinden biridir Faith No More. Aynı aileden doğan Mr. Bungle ve bu ikisinden esinlenerek 90'lara damgasını vuran Rage Against The Machine de, hayalet halleriyle günümüz sert rock müzisyenlerini etkilemeye devam eden gruplardır. Müzik türleri ve anlayışları arasındaki farkları tabu kabul etmektense onları birbirinin içine katıp farklı tınılar elde etmeye çalışan bu gruplar sayesinde, fanatikliğin diğer türlere nazaran daha koyu olduğu rock müzikteki kalıplar kırıldı ve ortaya tanımlanması pek kolay olmayan gruplar çıktı. Incubus da bunlardan biri. Red Hot Chili Peppers, Primus'un denediği funk rock biçimlerini, Deftones, Korn gibi daha agresif çalgıcıların icatlarını ve Pearl Jam, Alice in Chains gibi grunge devlerinin haleti ruhiyesini taşıyan Incubus ilk çıktığından bu yana ilginçliğini korumayı başardı. Başta biraz zorlamayla da olsa numetal akımında kendine yer bulan Güney California'lı topluluk, müzisyenlerinin kişisel becerilerinin ve entelektüel duruşlarının fark edilmesiyle beraber zamanla alternatif rock, art rock ve progresif rock dinleyicilerinin de ilgisini çekti. Tanımlanmaları hiçbir zaman kolay olmadı ama duyar duymaz da "Incubus" doğru yanıtını rahatlıkla verebileceğiniz kendine has bir tını yaratmayı başardılar.
Incubus'taki müzisyenlerin enstrümanlarındaki ustalıkları dikkat çekici olabilir ama onların müziğinin esas büyüsü aralarındaki müthiş kimyadan doğuyor. Grubun kökenlerinin, vokalist Brandon Boyd, davulcu Jose Pasillas ve gitarist Mike Einziger'in ilkokulda başlayan dostluklarına dayandığını düşünürsek bu kimyaya şaşırmamak gerek. Yanlarına basçı Alex Katunich'i -sahne ismi Dirk Lance- alan grup, ortaokul yıllarında garajlarda çalarak bir rock grubunun klişe başlangıç hikâyesine start verdi. Bizim buralarda öğretmenler "müzikte para yok oğlum, at kapağı işletmeye oku, hobini de bir yandan yürütürsün" diye telkinde bulunurken onların ortaokuldaki matematik öğretmeni, menajerleri gibi davranıp öğrencilerine konserler ayarladı. Yeraltı piyasasına sundukları EP'leri Enjoy Incubus ve konser performansları ile dikkat çeken grup, funk ağırlıklı ilk albümü Fungus Amongus ile umut vaat eden topluluklar listelerine demir atmaya başladı. İkinci albümleri S.C.I.E.N.C.E. ise Incubus üyelerinin rock-metal öğelerini laboratuvara soktukları bir deney gibiydi. Elektronik tuhaflıklar, sample'lar, bilimkurgu komplo teorileri ile örülmüş şarkı sözleri, aniden ortaya çıkan azdırıcı gitar rifleri, Mike Patton'a öykünen delişmen vokaller ve garip ölçü değişiklikleri ile formülize edebileceğimiz bu deney, önceleri kafa karıştırsa da kısa süre içinde çok sevildi, sadece kendi zamanına değil, sert müziğin geleceğine de ışık tuttu. Ayakları daha yere basan Make Yourself ise 'Stellar', 'Drive' ve 'Pardon Me' gibi gerçek anlamıyla vurucu olan ilk hit'lere evsahipliği yaptı. 2001'de 'Are You In', 'Wish You Were Here' gibi tanınmış şarkılara sahip Mourning View, 2004'te ise en politik albümleri A Crow Left of Murder çıktı. Albümün ismi de, albümde öne çıkan 'Megalomaniac' ve 'Talk Shows On Mute' da Bush/Blair koalisyonunu hedef alan cesur hareketlerdi. MTV, prime time'da yer verdiği 'Megalomaniac'ın Bush karşıtı olduğunu öğrenir öğrenmez klibi gece geç saatte yayınlamaya başladı. Kariyerlerinin başından itibaren dünya meselelerine kafa yordukları belli olan ama o zamana kadar gizli kapaklı şarkı sözleri ile idare eden Incubus artık başkanına "Hey megalomanyak, sen İsa değilsin, kahrolası Elvis değilsin, ellerini yıka kendi pisliğinden, sen bir yanıt değilsin" diyordu. Bir müzisyen hem Amerikalı, hem politik hem de popülerse orada kafa karıştırıcı bir durum mutlaka meydana gelir. Fakat Incubus, aynı zamanda kendi çizdiği resimlerle süslü şiir kitaplarıyla da bilinen Brandon Boyd'un usta kalemi ile hiç faça vermemeyi başardı. American Idiot isimli albümünde sözüm ona Amerika karşıtlığı yapan Green Day'in 'Wake Me Up When September Ends' ile, muhalif grup System of A Down'ın ise 'Lonely Day' klibiyle yaptığı gibi "Bak biz eleştiriyoruz ama aynı zamanda duygularınıza da böyle hitap ediyoruz" gibi ajitasyon numaralarına sığınmadılar. İnternette kurdukları yardım ve "dünyamızdan haberdar olalım" sitesi www.makeyourselffoundation.org ile küresel ısınmadan sağlık sorunlarına kadar birçok konuda yardım kuruluşu için bağış topluyorlar.
Hızlı düşüş
Evet, çok ünlü rock yıldızları hepsi ama MTV'in Cribs programında evleriyle caka satmaktansa kazandıklarının bir kısmını bu kuruluşa bağışlamayı tercih ediyorlar. Gelelim son albümleri Light Grenades'e. Çıktığı hafta başka büyük bir albümün olmamasından da faydalanarak Billboard'a 1 numaradan giren albüm, ikinci hafta 37 numaraya düşerek Billboard tarihinin en sıkı düşüşünü yaşadı. Fakat bu düşüş elbette ki albümün muhteşem olmadığı anlamına gelmiyor! Bana kalırsa şu ana kadar denedikleri her şeyi mükemmel bir şekilde biraraya getiren, kendi deyimleriyle "13 farklı grubun 13 farklı şarkısı" kıvamındaki Light Grenades'in kapağında Green Day'in American Idiot'ındakini çağrıştıran bir el bombası var. Ama Brandon Boyd bu benzerliği reddediyor ve aradaki farkı "Bizimki yıkıcı etkisi olmayan, fikirlerle beslenen ve patlama aşamasında fikirleriyle ortalığı aydınlatan yapıcı bir bomba. Şunun hayalini kurdum, dünyanın çeşitli yerindeki öğrenciler molotof kokteyleri atarak eylemde bulunuyorlar. Sonra cesur bir öğrenci tek başına polis hattına doğru koşup taş veya molotof kokteyli yerine sorunun kaynağına doğru ışık saçarak ve insanları bilinçlendirerek patlayan fikirler atıyor. Silahlanmayı farklı bir şekilde tanımlaması hoşuma gitti" diyerek çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Incubus 8 Mart Perşembe günü BJK Akatlar Arena'da el bombaları nı değil özgün fikirleriyle yarattıkları şarkılarını patlatacak. O gün sadece yıllarca onları bekleyen hayranlarının değil, onlardan esinlenerek müzik yapmaya başlayan "ön gruplarımız" Dorian ve Gabriel'in de hayalleri gerçek olacak. Gelirken düşünsel el bombalarınızı getirmeyi unutmayın!
www.mutepromotions.com
Tel: 0212-216 62 00