Duvarların ötesi

Duvarların ötesi
Duvarların ötesi

Dodan, Zelemele, Jan Arslan. (soldan sağa)

Kürtçe müzik yeni albümlerle şahlanıyor. Jan Arslan'ın 'Evinperwer'i, Dodan'ın 'Şabun'u ve Zelemele'nin 'Desu Ra Doy'm'u son örnekler
Haber: NAİM DİLMENER - naimdilmener@gmail.com / Arşivi

Sony’nin, yalnızca Kürtçe albümler yayınlamak üzere kurduğu Pelrecords’un faaliyetleri sürüyor. Kürtçe müziğin bilirkişilerinden Ayhan Evci’nin danışmanlığını yaptığı bu firma, açılışı karma bir albüm olan ‘Xewnazad’ ile yapmıştı. Almanya ’da yaşayan ve başta Ciwan Haco ve Nilüfer Akbal olmak üzere çok sayıda Kürt sanatçı ve müzisyenle çalışan Evci bu ilk albümü, “Bundan sonra yapacaklarının bir habercisi” olarak tanımlamıştı.
Hamburg’taki tam ve tekmil bir stüdyoda, Alman dahil onlarca milletten müzisyenle çalışmalar, deneyler yapan Evci, şu sıralar ilk karma albümün devamı olacak ikinci bir albüm üzerinde çalışıyor. Bu çalışmalar sürüyorken de, Pelrecords ve Evci ekibi ilk albümün kadrosunda yer alan isimlerden Jan Arslan’ın ‘Evinperwer’ adlı albümünü yayınladı.
Kürtçe müziğin, yasakların kalkması (en azından gevşemesi) üzerine, bambaşka bir havaya girdiğine şüphe yok. Yıllar yılı aynı ya da benzer şarkıların söylendiği bu dilde, artık farklı denemeler yapılıyor, farklı sound’lar oluşturuluyor. Jan Arslan da bu yenilikçi grubun içinden bir isim. Söylediği şarkıları (çoğunlukla) kendisi yazan Arslan’ın ‘Evinperwer’ine hakim hava rock. Kimi zaman Ciwan Haco, kimi zaman ise (dili farklı da olsa) Rachid Taha sularında gezinen Arslan’ın asıl başarısı, mütekamil bir ilk albüme imza atmış olması. Aralarında, daha önce de Nilüfer Akbal tarafından seslendirilmiş ‘Kime Ez’in de bulunduğu demo kayıtları Ayhan Evci’ye dinlettikten sonra Almanya’ya giden ve albümün kayıtlarını orada tamamlayan Arslan’ın, kalıcı olacağı kesin. Hem iyi şarkı yazıp hem de iyi seslendiren çok az insan çıkabiliyor artık. Çıkanın kıymetini bilmek gerek. 

Dodan’ın projesi
Kürt(çe) müziğine yeni kapılar aralamak isteyenlerden biri de Dodan. Bir zaman evvel Dodan Project adıyla ‘Be Naw’ adlı bir albüm yayınlamış bu genç şarkıcı, Okan Bayülgen’in programlarından birine konuk olduktan sonra herkesin merakını celbetmiş, herkes birden peşine düşmüştü. İstanbul’da, başta Haymatlos olmak üzere çok sayıda yerde sahneye çıkan Dodan’ı bir kere dahi seyredebilenler, sıradışı bir yorumcu ve müzisyenle karşı karşıya olduklarını gördüler. Sahnedeyken, şarkılarını söylerken, kelimenin tam anlamıyla kendinden geçen Dodan’ın halet-i ruhiyesi, sahneden salona her seferinde taşıyor ve anında herkesi etkisi altına alıyor. Arada söylediği bir iki Türkçe şarkı türkü dışında repertuarının tamamı Kürtçe olan Dodan, kalplere sızabilmek için ille de aynı dili konuşmak (ya da tek dilli olmak) gerekmediğinin ispatı. 

Sınırlar/bariyerler
Dodan’ın yeni albümü ‘Şabun’da, Okan Bayülgen’in programında seslendirdiği ‘Neçe’ adlı şarkı da mevcut. Bu ve diğer şarkıların her biri, Dodan’ın türlü yerlerden beslenmiş benzersiz sound’unun işaret fişekleri. Öte yandan, ağırlıklı olarak cazdan beslenen Dodan için, aslında isimlerin, etiketlerin en ufak bir önemi yok gibi. Onun iddia ettiği asıl şey, başarılabilecekse eğer, “ses” ile her türlü oyunun oynanabileceği. Bu yönüyle (hem ruh hem de vokal tekniği anlamında) Klaus Nomi’nin çağdaş bir benzeri olduğunu söylemek de mümkün.
Bir başka yenilikçi müzisyen olan Zelemele ise, Kürtçe müzik alanında bir “klasik” olarak kabul ediliyor. Kürt müziğinin geleneksel köklerinden beslenen ama çağın gerektirdiği yeni formlara da direnmeyen, hatta direnmek ne demek, özellikle bunun peşinde olan Zelemele’nin (asıl adı Mehmet Ali Güler) yeni albümü ‘Desu Ra Doy’m’, bir yandan Kürt müziğinin temel direklerinden Mehmed Arif Cizrawi ve benzerlerinin izinden gidiyor, bir yandan da ait olduğu kuşağın diğer genç isimleri gibi heyecanlı, yenilikçi, hatta yer yer deneysel. Diyarbakır ve civarında her albümü kapışılan, sahneye çıktığı her mekan tıklım tıklım doldurulan Zelemele’yi, ülkenin büyük bir kısmı henüz tanımıyor olabilir. Ama bunun geçici bir durum olduğuna şüphe yok. Hepimizin yolu, bu hakiki müzisyenin şarkılarıyla, eninde sonunda bir şekilde kesişecektir.
Kürtçe müzik şahlanıyor. O da, tıpkı ait olduğu halk gibi, kıstırılmaya çalışıldığı yerde durmadı. Sınırları, bariyerleri paramparça etti. Şimdi de (geçici olmadığının bilinciyle) özgürlüğün tadını çıkarıyor.
Jan Arslan/ Evinperwer/ Sony/Pelrecords
Dodan/ Şabun/ Huner
Zelemele/ Desu Ra Doy’m/ Anadolu