Ekim filmleri şahane

Post-punk ilahı Ian Curtis'in hayatını aktaran Control/Kontrol, bu sene Cannes'da Altın Palmiye kazanan 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün, David Cronenberg'in son icraatı Eastern Promises/Sessiz Tanık...

Post-punk ilahı Ian Curtis'in hayatını aktaran Control/Kontrol, bu sene Cannes'da Altın Palmiye kazanan 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün, David Cronenberg'in son icraatı Eastern Promises/Sessiz Tanık... Filmekimi kapıda, dolayısıyla namı çok önceden duyulan filmler de. Yukarıdakiler sadece bir cümleye sığdırabildiklerimiz. Yoksa 19-25 Ekim'de Emek Sineması'nda devam edecek Filmekimi, bu sene içinden en cazibelisini seçmenin zor olduğu bir seçki sunuyor.
Ama en fazla merak edilen sıralamasında muhtemelen Persepolis başa güreşir. Marjane Satrapi'nin aynı adlı grafik romanından Vincent Porannaud ile beraber sinemaya uyarladığı Persepolis, bir animasyon için hayli sıradışı bir konuyu işliyor: İran İslam Devrimi'ni... Fransa'nın en iyi yabancı film Oscar aday adayı gösterdiği, Cannes jüri ödülü sahibi, haliyle İran yönetiminin pek sıcak bakmadığı Persepolis'in seslendirme kadrosu da esaslı. Catherine Deneuve ve kızı Chiara Mastroianni, baş dublajcılar.
Cannes'ın ödüllendirdiklerine devam edersek bu seneki Altın Palmiye'nin sahibi Romanya filmi 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün'ün özel yerini teslim etmemiz gerekir. Film, Çavuşesku rejiminin son yıllarını yasadışı kürtaj yaptırmaya çalışan Gabita ile ona yardım eden arkadaşı Otilia'nın hikâyesi ekseninde aktarıyor.
Kaykay, rock ve 19. yüzyıldan sert bir esinti
Cannes Film Festivali 60. yıl özel ödülünün sahibi, son Gus Van Sant filmi Paranoid Park'ın konusu itibarıyla kaykaycıları Emek sinemasına toplaması muhtemel. Hikâye, bluğ çağındaki kaykaycı Alex'in kazara bir güvenlik görevlisini öldürmesi üzerine. Tam kendine göre bir hikâyeyle Filmekimi'nde yer alan bir başka yönetmen de Catherine Breillat. Cinselliğin kuytusuna meraklı Breillat, 19. yüzyıl Fransa'sından Jules-Armadee Barbey d'Aruevilly'nin romanını Un vieille maitresse/Metres'i uyarlıyor. David Cronenberg de Sessiz Tanık'ında adeti olduğu üzere kahramanlarının karanlık yönlerini didik didik ediyor. Viggo Mortensen, Londra'nın en belalı suç organizasyonlarından birinin başındaki Nikolai rolünde. Naomi Watts da yolu onunla kesişen talihsiz ebeyi canlandırıyor.
Julie Taymor, Frida ve Titus'tan tanıdık gösterişli, gözalıcı tarzını her şeyi Beatles'a ayarlı müzikali Across the Universe'de uyguluyor. Across the Universe'ün sadece ismi değil, karakterleri bile Beatles şarkılarından geliyor. 1960'larda geçen filmde liman işçisi Jude, Liverpool'dan New York'a babasını aramaya gidiyor ve burada tanıştığı Lucy'ye (Lucy in the Sky with Diamonds) âşık oluyor. Müzik bu seneki Filmekimi'nin temellerinden. Depeche Mode'un Personal Jesus'ı, Nirvana'nın Heart Shaped Box'ı gibi itibarlı kliplerin yönetmeni, fotoğrafçı Anton Corbijn, Ian Curtis biyografisi Kontrol'la bu damarın öne çıkanlarından. Punk'ın altın çağının birinci elden tanıklarından, belgecilerinden Julien Temple da, akımın en esaslılarından biri üzerine belgeseliyle, Joe Strummer: Gelecek Daha Yazılmadı ile programda. Irina Palm'ın başrolündeki Marianne Faithful, Filmekimi'ndeki bir diğer müzisyen ama bu filmde oyunculuğu ön planda. John Travolta'nın orta yaşlı bir banliyö kadınını canlandırdığı, fırlamalık yönünden umut vaat eden, John Waters kaynaklı müzikal Hairspray, Filmekimi'nin bir diğer yıldızı.
Ama gerçekten gözde belirlemenin zor olduğu bir seçki bu seneki. Yoksa Emilio Estevez'in bol yıldızlı Bobby'si, François Girard'ın Keira Knightley'li dönem filmi İpek, son Emir Kusturica filmi Zavet/Bana Söz Ver, Kim Ki Duk'un Nefes'i, Julie Delpy'nin yönetmenliği de üstlendiği Paris'te 2 Gün de meraklılarının iştahını kabartacak filmlerden bazıları.