Fabrikadan Aya İrini'ye

Avusturya'nın başkenti Viyana'ya üç saat mesafedeki Treibach beldesinde bir fabrika. Hepsi birbirinden şık ya da dövmeli blue jeansli yüzlerce kişi ayakta ve dakikalardır alkışlıyor.
Haber: TUĞRUL ERYILMAZ / Arşivi

Viyana
Avusturya'nın başkenti Viyana'ya üç saat mesafedeki Treibach beldesinde bir fabrika. Hepsi birbirinden şık ya da dövmeli blue jeansli yüzlerce kişi ayakta ve dakikalardır alkışlıyor. Çevresi makinalarla dolu koca salonun ortasında kurulan sahnede Christina Pluhar ve arkadaşları, üçüncü bislerini yapıyorlar. İkinci biste hepimize olmadık bir Napoliten parçaya vokal yaptırmayı becermişlerdi.
Avrupa karması
Sözünü ettiğim grubun adı L'Arpeggiata, 2000 yılında kurulmuş. Yılda 50-60 konser veriyorlar ve şimdiye dek dört albüm yayınladılar. Katalan, Avusturyalı, İtalyan, Portekizli gibi uluslardan oluşan sanatçılar JTI Türkiye sponsorluğunda Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'nde lavta, barok gitar lute, klavsen dinletecekler. Vurmalı çalgılar, viyolonsel de cabası. Ve tabii Akdeniz ve Güney Amerika'nın geleneksel dans şarkılarının olmazsa olmazı "basso ostinato". İki de sopranoları var: Lucilla Galeazzi ve Nuria Rial. Soprano Lucilla Galeazzi'nin konservatuar eğitimi yok ama inanılmaz coşkusu ve çarpıcı ses rengiyle, bırakın bizi, Avusturyalıları bile yerlerinde oynatmayı beceriyor. Bir tür Napoli'den yetişme "fırlama" Sezen Aksu. Treibach'ta Nuria Rial yoktu ama İstanbul'da olacak. Grubun ve projenin beyni Christina Pluhar özellikle vurmalıları çalanların İstanbul'a gelmek konusunda müthiş heyecanlı olduklarını anlatıyor. Burada da epey üstad olduğunu duymuşlar. L'Arpeggiata, Türk müziği hakkında çok fazla olmasa da bilgi sahibi. Zaten Yönetmen Pluhar'ın müzik araştırmaları tamamen arşive dayalı olduğu için (kendisi koservatuarlı ve de Sanatta Mükemmellik Diploması sahibi) bu da fazla sürpriz değil.
L'Arpeggiata'nın saçayağını çalgıların doğaçlaması, geleneksel müzikten kaynaklanan farklı bir şan anlayışı ve tabii ki gösteri oluşturuyor. Ağırlık Fransız, İtalyan ve Napoliten, İspanyol ama Amerikan folk ve Güney Amerika halk müziği de unutulmamış. Caz bile. Anlatması çok kolay bir grup değil ama dinlemesi gerçekten çok keyif verici.
Dans da var
Şimdiye dek yalnızca müzikten yani seslerden ve enstrümanlardan söz ettik. L'Arpeggiata'nın inanılmaz bir başka kozu daha var: Anna Dego. Anna Dego L'Arpeggiata'nın dansçısı. Biz Türkiye'den giden konuklar onu bir balerin olarak izledi. Tanrım ne kadar doğaçlama ve modern dans ediyordu... Gençlik yıllarını azıcık geride bırakmış hafif nevrotik görünüşlü müthiş bir kadın. Akşam bizlerle keyifli bir sohbet yapan Christina Pluhar'dan Dego'nun klasik eğitim almış bir balerin değil, "tiyatro dansçısı" olduğunu öğreniyoruz. Aya İrini'ye gidecekleri de büyüleyeceğine adımız gibi eminiz.
Bir de İKSV yetkililerine küçük bir öneri. Treibach konserinde L'Arpeggiata'nın yanında Britanya'dan King's Singers adlı beş kişilik bir erkek vokal grubu vardı. Müthiştiler. Eminim Türk izleyiciler her telden çalan bu adamları dinlemekten müthiş zevk alır.
L'Arpeggiata konseri hakkında fazla ayrıntı yazmak doğru olmayabilir çünkü hem müzik hem de kısmen de olsa grubun kimileri değişebiliyor. Sürprizlerle dolular. Kesin olan, klasik, Napoliten, folk "füzyon"u yapan grubun Christina Pluhar, Lucilla Galeazzi, Nuria Rial ve de Anna Dego ve Rönesans çalgıları tam takım İstanbul'da olacak. Avusturyalılardan eksiğimiz ne, bakarsınız bizi de bir iki "tarantella"ya eşlik ettirir Lucilla Galeazzi...
Konserden önce grubu dinlemek isteyenler A.K. Müzik'ten çıkan La Tarantella albümüne kulak versinler.
(L'Arpeggita, 12 Haziran, saat 20.00, Aya İrini'de)